Silivri'den Bülent Tezcan'a: Gözaltı kararı verilen yakınlarınıza söyleyin gelsin

CHP PM eski Üyesi Baki Aydöner, Silivri Cezaevi’nden YENİ PARTİ Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’a seslendi

Silivri'den Bülent Tezcan'a: Gözaltı kararı verilen yakınlarınıza söyleyin gelsin

CHP’nin ‘değişimci’ isimlerinden tutuklu Baki Aydöner, YENİ Parti’nin (YEP) kurucularından Bülent Tezcan’a çıkıştı:

''Kayıtsız Kalamayacağım Bir Konu! 24.Dönemden bu yana Aydın Milletvekili seçilen, yaklaşık 16 yıldır TBMM’de, Adalet ve Anayasa Komisyonu başta olmak üzere görev yapmış Parlamento Üyesine; Belediyelere yapılan şafak operasyonlarını ve gözaltı kararlarını bir hukukçu olarak doğru bulmadığınızı belirterek, “Telefonla çağrıldığında davete kim icabet etmedi?” sözleriyle bu usulleri sert biçimde eleştirdiniz.

Çocukların hâlâ yurt dışında

Uyguladığı yöntemler nedeniyle de dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nı, yani şimdiki Adalet Bakanı'nı, çeşitli ithamlarla eleştirerek TBMM’de yemin törenini gerçekleştirmemesi için de çaba sarf ettiniz. Yeni yasama döneminde Adalet Bakanı Mecliste konuşması sırasında, “EYYY Aydın Milletvekili, aylardır soruşturma yöntemlerine ve şahsıma yönelik eleştirilerde bulundun. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Kuşadası Belediyesi soruşturması kapsamında Ağustos ayının ilk günlerinde hakkında gözaltı kararı bulunan çocukların hâlâ yurt dışında. Oysa her vatandaş soruşturulabilir, yargılanabilir diyordun?

Öyleyse neden gelip yargı mercileri önünde hesap vermiyorlar, hakkında gözaltı kararına uymayan bir kişinin, telefonla yapılacak davete uyacağını nasıl ileri sürebilirsin?” diye sorarsa ne cevap vereceksiniz? “Yurt dışına daha önce planladıkları programları nedeniyle çıktılar.” açıklamasının somut dayanaklarını göremiyoruz.

Bu operasyonlar siyasi, kendini üzme.” demiştiniz

Silivri'ye beni ziyarete geldiğinizde, “Bu dönemler böyle, önemli kişiler bedel öder, sabırlı olun, tarih sizi altın harflerle yazacak. Bu operasyonlar siyasi, kendini üzme.” demiştiniz. Benim bakış açım öyle değil çünkü kendimden eminim, kimseden haksız kazanç edinmedim. Şahsıma görüşte ifade ettiğiniz iç açıcı, cesaret verici, umutlandırıcı, sabır artırıcı, kulağa hoş gelen cümlelerin tümünü hakkında gözaltı kararı verilen çocuklarınıza hızlıca iletmeniz ve gereğini yapmaları için size buradan sesleniyorum.

Evime dahi uğramadan Vatan Emniyet’e giderek teslim oldum

Deniz Göktaş da ( dini değerler üzerinden yaptığı esprileri tasvip etmesem de) yurt dışındaydı, programını yarıda kesip saatler içinde geldi. Canım kardeşim BULUT, 1 yılı aşkın süredir tutuklu, ameliyat olması gerektiği halde 70 kişilik bir koğuşta süreci bekliyor. Ben ise gözaltı kararını öğrendiğimde Ankara’dan Düzce’ye, mitinge doğru yoldaydım. 5-6 saat içinde, evime dahi uğramadan Vatan Emniyet’e giderek teslim oldum.

Hakkında gözaltı kararı verilen yakınlarınıza söyleyin gelsin

Yapılan şafak operasyonlarını, gözaltı kararlarını, hatta tutuklu yargılamaları ben de doğru bulmuyorum. Kardeşim BULUT ve ben 1 yıl boyunca iddianamenin yolunu gözledik, Yüce Mahkemenin huzurunda ifademizi verdik, beklemeye devam ediyoruz. Biz bunları söyleriz, söylemeye de hakkımız var. Çünkü bir telefon kadar Devletimizin yargı organlarına ve tüm kurumlarına yakınız, hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yok. Aziz milletimiz yıllarca size oy verdi. Önerim, hakkında gözaltı kararı verilen yakınlarınıza söyleyin gelsin. Gelsin ki bu uygulamaların son bulması için tarihte yer edinmiş TV’lerdeki söylemleriniz eylem birlikteliğine erişsin.

Yargının vereceği kararı sabırla bekliyoruz

Yoksa Devletimizin aldığı kararları sadece biz saygıyla karşılarken siz üzerimizden siyaset yapmış olursunuz. Soruşturmalar kapsamında hakkında şüpheli sıfatıyla gözaltı kararı verilmiş olan (zorunlu sebepler, sağlık hariç) ve firari konumuna gelmiş kişilerin yakınlarına selam veren, mesafe koymayan, devlete hesap vermemeyi normal karşılayanlar benden uzak dursun. Doğru; kişilere, makamlara ve partilere göre değişmez. Doğrudan asla vazgeçmeyeceğim. Cezaevinde sabırla bekleyen, yargı organlarının almış olduğu kararlara uyan tüm tutuklulara ve ailelerine ise sonsuz sevgilerimi yolluyorum. Sanık sandalyesinde oturmak, tutuklu olarak aynı salonda yargılanmak bizim gibi sabıkası tertemiz iki kardeş, annemiz ve babamız için kuşkusuz çok ağır olsa da yargının vereceği kararı sabırla bekliyoruz. Yasalarımız çerçevesinde, usul ve esaslara uygun olarak yargı organlarımızca verilecek her karara saygım sonsuz, adalete olan güvenim tamdır. Her kararı doğru bulmak zorunda değiliz ancak hukuk devletinde yargı kararlarına uymak hepimizin sorumluluğudur.''