Şener Üşümezsoy'dan yeni deprem açıklaması! O bölgeye dikkat çekti...
Prof Dr. Şener Üşümezsoy'dan yeni bir deprem açıklaması geldi. Üşümezsoy aktif faylar hakkında açıklama yaparak olası depremin beklendiği o fayı açıkladı.
Ülkemizde son yaşanan depremlerin ardından Türkiye’deki aktif faylar yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, son değerlendirmesinde bir faya dikkat çekti. Üşümezsoy meydana gelebilecek depremin büyüklüğünü de açıkladı.
Ülkemizde meydana gelen çeşitli büyüklükteki depremler Türkiye’nin farklı bölgelerindeki aktif faylara ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Depremin ardından özellikle Şanlıurfa ve çevresindeki fayların durumu konuşulurken, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un daha önce yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi.
Üşümezsoy, son değerlendirmesinde dikkatleri Denizli ve çevresine çevirdi. Ünlü jeolog, Pamukkale Fayı üzerinde yaşanabilecek olası bir depremin büyüklüğünün 6,5 ile 7 arasında olabileceğini savundu.
Son depremlerden sonra Bozova Fayı da bölgedeki sismik hareketlilik açısından yeniden tartışılmaya başlandı. Üşümezsoy, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaptığı değerlendirmelerde Atatürk Barajı’nın güneyindeki fay sistemlerine dikkat çekmişti.
Bu bölgelerde meydana gelen stres değişimlerinin çevredeki faylar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmişti. Bozova Fayı’nın yaklaşık 55 kilometrelik bir uzanıma sahip olduğu ve sağ yanal doğrultu atımlı aktif bir fay niteliği taşıdığı belirtiliyor. Şanlıurfa’daki son deprem ise bölgedeki fayların yeniden mercek altına alınmasına neden oldu.
Üşümezsoy’un son açıklamasında öne çıkan başlık ise Pamukkale Fayı oldu. Denizli ve çevresindeki fay sistemlerini değerlendiren Üşümezsoy, Pamukkale Fayı’nın önemli bir deprem potansiyeli taşıdığını belirtti. Üşümezsoy’un değerlendirmesine göre fayın üretebileceği olası bir depremin büyüklüğü 6,5 ile 7 arasında olabilir.
Bu değerlendirmede Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli çevresindeki fay hatlarına dikkat çekildi. Bölgenin aktif tektonik yapısı nedeniyle geçmişte de çok sayıda sismik hareketlilik yaşandığı hatırlatıldı.
Pamukkale ve çevresinin geçmişte önemli depremler yaşadığını belirten Üşümezsoy, özellikle Laodikeia ve çevresindeki tarihsel sismik hareketliliğe işaret etti.
Bölgedeki sıcak su kaynaklarının da yer altındaki fay sistemleriyle bağlantılı olduğunu ifade eden Üşümezsoy, bu nedenle Denizli ve çevresindeki tektonik yapının bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini savundu.
Tarihsel deprem kayıtlarının, bölgenin geçmişte önemli sarsıntılar yaşadığını ortaya koyduğunu belirten Üşümezsoy, bu verilerin günümüzdeki fay değerlendirmelerinde de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Üşümezsoy, geçmiş yıllarda yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin farklı bölgelerindeki faylara ilişkin değerlendirmeleriyle de gündeme gelmişti. Sivrice, Acıpayam ve Yedisu çevresindeki fayları değerlendiren Üşümezsoy, İzmir’deki Sisam depremi öncesinde Sisam Fayı hakkında da açıklamalarda bulunduğunu hatırlattı.
Bunun yanı sıra Silivri-Kumburgaz hattı ile Simav-Sındırgı çevresindeki fay sistemleri de Üşümezsoy’un önceki değerlendirmelerinde yer aldı. Türkiye, aktif fayların bulunduğu bir ülke olması nedeniyle deprem tehlikesinin yüksek olduğu bölgelerden biri olarak öne çıkıyor.
Ancak herhangi bir fayın ne zaman deprem üreteceğini kesin biçimde önceden söylemek mümkün değil. Bu nedenle fayların geçmişteki hareketleri, bölgesel tektonik yapı, yerel zemin koşulları ve güncel sismik hareketlilik birlikte değerlendiriliyor. Pamukkale Fayı'na ilişkin 6,5-7 büyüklüğündeki deprem değerlendirmesi de Üşümezsoy’un bilimsel görüşü olarak ele alınıyor.
Şanlıurfa’daki son deprem sonrasında başlayan tartışmaların önümüzdeki dönemde Türkiye’nin farklı bölgelerindeki aktif fayların yeniden gündeme gelmesine yol açması bekleniyor.