The New York Times yayınlandığı Türkiye analizinde, Ankara'nın artık Putin karşısında denge politikası izlemediği ve kendi ulusal çıkarlarını küresel ölçekte dikte ettiğini ileri sürdü.
Abone olABD merkezli The New York Times (NYT), Türkiye'nin son yıllarda küresel siyasette "süper güç" olarak yükselişini mercek altına alan bir analiz yayınlandı.
"ANKARA SINIRLARI AŞAN BİR DİPLOMASİ MİMARI"
Yapılan değerlendirmelerde, Ankara'nın attığı adımlarla uluslararası arenada nasıl çok boyutlu bir oyun kurucuya dönüştüğü ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin karşısında masadaki diplomatik elini ne kadar güçlendirdiği ileri sürüldü.
On yıl önce Suriye sahasındaki zorunluluklarla başlayan Türkiye-Rusya ilişkilerinin gelmiş olduğu noktaya dikkat çekilen analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın süreci başından itibaren nasıl titizlikle yönettiği açıklandı.
"ERDOĞAN ORTAKLIĞIN KOŞULLARINI KENDİ LEHİNE DEĞİŞTİRDİ"
Türkiye'nin geçmişte Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştirdiği başarılı askeri operasyonlarla bölgesel varlığını sağlamlaştırdığı hatırlatılan makalede, şu ifadelere yer verildi:

"İlk yıllarda dengeler farklı görünse de, Ukrayna'daki gelişmeler ve küresel siyasetin seyri kartların yeniden dağıtılmasına yol açtı. Batı tarafından izole edilen Putin, Batı'nın yaptırımlarına katılmayarak bağımsız ve güçlü bir duruş sergileyen Erdoğan'a giderek daha fazla güvenmeye başladı. Türkiye, küresel ticaretin, devasa yatırımların ve enerji akışlarının ana merkezi haline gelirken, Ankara masada elinde çok daha büyük kozlar olduğunu dünyaya gösterdi."
"SURİYE'DE YENİ HAKİMİYET TÜRKİYE'NİN"
2024'ün sonlarında Suriye'de yaşanan tarihi liderlik değişiminin ardından Moskova'nın bölgede ciddi bir gerileme yaşadığı belirtilen analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın izlediği aktif diplomasinin Şam'da yeni bir dönem başlattığı kaydedildi. NYT yazarı, Rusya'nın sahada ciddi tavizler vermek zorunda kaldığına değinerek şu tespitte bulundu:
"Ukrayna'da sıkışan Rusya, Suriye'deki büyük kırılmada hamle üretemedi. Moskova, sahada yıllarca karşı karşıya geldiği aktörlerle uzlaşma aramak ve Şam'ın yeni yönetimiyle bağ kurabilmek için hızla hareket etmek zorunda kaldı. İsyancıları başından beri destekleyen ve bölgede istikrarı savunan Türkiye ise bu tarihi dönüm noktasında Suriye üzerinde yeni bir hakimiyet kurdu."
"NATO'NUN KİLİT MÜTTEFİKİ OLARAK KARTLARI YENİDEN DAĞITIYOR"
Türkiye'nin elde ettiğibölgesel gücü, Batı ittifakı ve NATO içerisindeki konumunu pekiştirmek için muazzam bir fırsata dönüştürdüğü aktarılan haberde, Ankara'nın sadece kendi çıkarlarını korumakla kalmayıp, Ukrayna gibi müttefiklerine de Orta Doğu'da yeni kapılar açtığı ifade edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyoner hamleleriyle Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Suriye yönetimiyle stratejik ve askeri görüşmeler yapmasına zemin hazırladığına işaret edildi. Ayrıca Suriye Ordusu'nun on yıllardır süren hantal Sovyet tarzı etkiden kurtarılarak Türk savunma sanayisinin modern ve üstün standartlarıyla yeniden inşa edilme sürecine girildiğe vurgu yapıldı.
"ANKARA ARTIK DENGE KURMUYOR, KENDİ ÇIKARLARINI DAYATIYOR"
Türkiye'nin savunma sanayisinde ve siber teknolojilerde ulaştığı gücün, Körfez ülkelerinden Orta Doğu'nun geneline kadar yeni bir güvenlik mimarisi oluşturduğuna dikkat çekilerek şöyle denildi:
"Ankara'nın artık Moskova ile NATO arasında sıkışan bir denge politikası izlemediği, aksine Putin aleyhine net bir üstünlük kurduğu açıkça görülüyor. Rusya'nın bölgedeki gerilemesi, on yıl boyunca stratejik hamlelerini sabırla yürüten Türkiye'ye, kendi ulusal çıkarlarını küresel ölçekte tam bir özgürlükle gözetme ve dikte etme alanı kazandırdı."