Özge Özpirinçci'den babasına duygusal mesaj
Ünlü oyuncu Özge Özpirinçci, 12 Ekim 2023'te ALS nedeniyle hayatını kaybeden babası Kadri Emrah Özpirinçci'yi üçüncü ölüm yıl dönümü dolayısıyla sosyal medyada andı. Kızı Mercan'ın dedesine duyduğu özlemi anlatan oyuncu, yaşadığı duygusal anları takipçileriyle paylaştı. Özpirinçci, babasına “Seni düşünmediğim bir günüm geçmiyor. İyi ki sendin baba” sözleriyle seslendi.
Melekler Korusun, Aşk Yeniden, Kadın, Sandık Kokusu, İlk ve Son gibi birçok başarılı projede yer alan Özge Özpirinçci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Ünlü isim son paylaşımında 3 yıl önce kaybettiği babasını andı.
3 SENE ÖNCE BABASINI KAYBETTİ
Özge Özpirinçci'nin ALS hastalığı ile mücadele eden babası Kadri Emrah Özpirinçci 12 Ekim 2023 yılında hayatını kaybetti.
"HOŞÇA KAL BABİŞKO"
Büyük bir yıkım yaşayan oyuncu babasına "Hoşça kal babişko. Merak edip de göremediğin her yerdesin artık… Seni çok seviyorum" sözleriyle veda etmişti.
"HASTALIK KAMUFLE ETTİ, BAŞKA RAHATSIZLIKLARLA KARIŞTIRILDI"
Ünlü oyuncu daha sonra yaptığı açıklamada babasının ALS mücadelesinin geç teşhis edildiğini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı: "2022 yazında başladı ilk semptomları. Uzun süre kamufle etti, başka rahatsızlıklarla karıştırdı. Hatta emin olup fıtık ameliyatı bile oldu."
FİLMDEKİ SAHNE AKLINA GELDİ
"Oysa bana bahsettiği her semptom tek bir şeyi işaret ediyordu. 2016 yılında "Acı Tatlı Ekşi" filminde oynadığım Duygu karakteri için ön hazırlık çalışmaları yaparken tanıştığım farklı seviyelerdeki ALS hastası olan insanlar ve senaryoda yer alan, sayfalarca konuştuğum ve hastalığın nasıl başladığını ve ilerleyeceğini anlattığım sahne aklıma geldi. Teşhis koymak için yapılan tetkikler ve tahliller yaşadığı şehir olan Bodrum'da yeterli olmayınca İstanbul'a gitmesi gerektiği söylendi."
"DURUMUNUN NE KADAR CİDDİ OLDUĞUNUN FARKINDA DEĞİLDİ"
"Bir hafta boyunca hastanede kaldı ve o süreçte de teşhis konamadı. Her ne kadar doktorlarına ALS değil mi bu? diye sorsam da net bir cevap alamadım. Daha sonra Halil Hoca ile yollarımız kesişti sevgili aile dostlarımız Şebnem Abla ve Veysel Abi sayesinde. Babam tabi hemen pazarlıklara girişti. 'İstanbul'da yaşamam, şunu yapmam, bunu yapmam.' Durumunun ne kadar ciddi olduğunun henüz farkında değildi. Ya da belki farkındaydı ama yine her zamanki gibi bir mucize yaratacaktı."
"BABAMI YATAĞA BAĞLI HAYAL EDEMİYORDUM"
"Babam yaşarken yeryüzüne bile sığmayıp olan vaktinin çoğunu farklı ülkelerde, denizin derinliklerinde geçirmeyi seven bir insan olduğu için onu yatağa bağlı bir şekilde ben bile hayal edemiyordum. Hastalık hepimizin düşündüğünden daha hızlı ilerledi. Bir taraftan yurtdışında araştırmaları süren ilaçlarla ilgili haberleri takip ederken bir taraftan da 'Ben bu şekilde çok yasamak istemiyorum' diyordu kararlılıkla. Yaz sonuna doğru cerrahi müdahalelerin gerekliliğinden İstanbul'a geldi. Ameliyatlarını oldu. Hastane süreci her ne kadar sancılı geçse de yanında Kazım Hemşire vardı ve onu çok sevdi."
"BİR UMUT OLSAYDI EMİNİM DAYANIRDI"
"ÇOK NADİR BİR HASTALIK"
"Hatırlar mısınız bundan seneler önce kafamızdan aşağıya buz dolu kovalardan su dökmüştük ALS hastalığına farkındalık yaratmak ve araştırmalar için bağış toplamak adına. İşte o araştırmalar her ne kadar devam etse de bu nadir bir hastalık ve tıp dünyası için henüz dipsiz bir kuyu... Çarşamba gecesi Mercan'ın odasında uyumadan önce son kudurmalarımızı yaparken Burak yanıma gelip 'Emrah Abi'yi hastaneye götürüyorlarmış. Hadi hazırlanıp çıkalım' dediğinde anlamıştım aslında."
"CANININ YANMADIĞINI, HUZURLU ŞEKİLDE GİTTİĞİNİ SÖYLEDİLER"
"Kazım bana canının hiç yanmadığını ve huzurlu bir şekilde gittiğini söyledi. Bunu duymak bana o an iyi gelen tek şeydi. İsyan etmiyorum gidişine ama azıcık daha onunla olmak isterdim tabi ki bencil bir yerden bunu demiş olsam da. Bu süreçte gördüm ki harika bir baba olmanın yanı sıra çok da iyi bir arkadaşmış. Bütün dostları onu sonsuza kadar yaşatacak anılarından bahsetti bana taziye konuşmalarında. Kimilerini zaten çok yakından tanıyorum. Daha ben annemin karnındayken tanımışlar beni. Cenaze sonrası anma töreni yaptık. Babam hayattayken gezmeyi, video ve fotoğraf çekmeyi çok severdi."
"YAŞAMAKTAN KEYİF ALMAYI ÖĞRETTİ"
"Bana yaşamaktan keyif almayı öğretti. Büyüdükçe onun babam olmasının yanı sıra bir insan olduğunu fark etmemi sağlayan hatalar yaptı. İyi ki de yaptı. Bugün olduğum kişinin inşasında çok büyük etkisi olan biri babam. Cenazesine katılan, beni bu zor günümde yalnız bırakmayan, taziyeleriyle üzüntümü hafifletmeye yardım eden herkese çok teşekkür ederim."
BABASININ 3. SENESİ
Özge Özpirinçci sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımda 3 sene önce kaybettiği babasını andı. Kızıyla yaşadığı bir anıdan ve babasına olan özleminden bahseden oyuncu, şu notu düştü: “'Ben öldükten sonra tek isteğim beni unutmamanız' demiştin. Mercan çok acayip dalıyor! Bu yaz dipten kabuk çıkardı durdu. Dalış teknesiyle çıktığınız zaman peşinize takıldığımda sürekli benim yaptığım gibi..."
"KEŞKE DEDEM YAŞIYOR OLSAYDI DEDİ"
"Bu yaz ona dedim ki “Emrah dede senin bu hallerini görse acayip hoşuna giderdi.” Yaz bitti İstanbul’a döndük. Hayallerimizden konuşurken köpekbalıklarıyla kafes dalışı yapmak istediğini söyledi (bir de paraşütle uçaktan atlamak istiyor ama babası asla izin vermiyor ikimize de) ben de onunla dalış yapamayacağımı söyledim. Bir an durdu ve dedi ki “Keşeki (evet keşeki) Emrah dedem yaşıyor olsaydı di mi anne?
"SENİ DÜŞÜNMEDİĞİM BİR GÜNÜM GEÇMİYOR"
"Onunla kafes dalışı yapardım o hiç korkmazdı zaten dalgıçmış ya...” Hem özlemden hem de mutluluktan birkaç damla yaş döküldü. Seni düşünmediğim bir günüm geçmiyor. İyi ki sendin baba."