BIST 12.936
DOLAR 44,50
EURO 51,49
ALTIN 6.618,60
HABER /  GÜNCEL

NATO'nun yeni karargahı için MSB'den açıklama! Personel Türk olacak

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), NATO içindeki etkinliğini artırmak amacıyla hayata geçirilen yeni karargâh yapılanmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada savunma ve caydırıcılık kapasitesini artırmak amacıyla kurulacak 2 kritik karargah hakkında bilgi verildi.

Abone ol

Milli Savunma Bakanlığı haftalık bilgilendirme toplantısında önemli açıklamalarda bulunuldu. Geçtiğimiz günlerde açıklanan NATO'nun Türkiye'de Çok Uluslu Kolordu Karargâhı kurma sürecinde olduğu ve Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında İstanbul'da Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağına ilişkin bilgilendirme yapıldı.

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye'nin NATO bünyesindeki faaliyetleri, Karadeniz stratejisi ve Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu Deniz Unsur Komutanlığı'na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

NATO'nun Türkiye'de Çok Uluslu Kolordu Karargâhı (MNC-TÜR) ve Birleşik Görev Kuvveti (CTF) Karadeniz (CTF-Black) kurma süreçleri devam etmektedir.

*CTF-Black karargâhının komutası ve ev sahipliği 2028 yılına kadar Türkiye tarafından üstlenilmiştir.
*Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvveti'nin Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) görevi Türkiye tarafından yürütülecektir.
*Türkiye'nin Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin korunması ve bölgesel sahiplik ilkesine dayanmaktadır.
*Asılsız iddialarla Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan açıklamalara karşı teknik incelemenin titizlikle yürütüldüğü ve suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

STRATEJİK VE BÖLGESEL PLANLAR HAZIRLANDI

1952 yılında NATO’ya üye olan Türkiye, İttifakın en büyük ikinci ordusuna sahiptir ve NATO komuta ve kuvvet yapısında önemli görev ve sorumluluklar üstlenmektedir.

NATO’nun Savunma ve Caydırıcılık Konsepti’ne uygun olarak 2020 yılından itibaren plan ile komuta kontrol sistemlerinde; tehdidi caydırmak ve savunmaya geçişi kolaylaştırmak, NATO topraklarına karşı icra edilecek bir saldırıya karşı savunmayı güçlendirmek maksadıyla değişikliğe gidilmiştir. Stratejik ve bölgesel planlar hazırlanmış ve bahse konu planları uygulayacak karargâhların tesis edilmesi öngörülmüştür.

Bu kapsamda; 2023 yılında Çokuluslu Kolordu Karargâh-Türkiye (MNC-TÜR) ve 2024 yılında Birleşik Görev Kuvveti (CTF) Karadeniz kurulması faaliyetlerine başlanmıştır.

ÇOK ULUSLU KOLORDU KARARGÂHI (MNC-TÜR)

NATO planlarında, bölgesel bir Türk Kolordu Karargâhı tarafından ülkemizin savunmasının NATO kuvvetleri ile koordinesi ve gerektiğinde görevlendirilecek olan kuvvetlerin emir ve komutasının yürütülmesi planlanmıştır. Bahse konu karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesi millî makamlar tarafından uygun görülerek MNC-TÜR kurulumu 2024 yılında NATO makamlarına bildirilmiştir. Karargâh kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup sadece çekirdek personel atamaları yapılmıştır ve çokuluslu karargâh statüsü henüz onaylanmamıştır.

BİRLEŞİK GÖREV KUVVETİ-KARADENİZ (CTF BLACK)

Deniz harekât alanında planların uygulanabilmesi için 2024 yılında beş adet (Atlantik, Kuzey Denizi, Baltık Denizi, Akdeniz ve Karadeniz) Birleşik Görev Kuvveti (CTF) kurulması planlanmıştır. Karadeniz’de kurulacak olan CTF-Black karargâhının komutası ve ev sahipliği bölgesel sahiplik ilkemiz gereğince 2028 yılına kadar ülkemiz tarafından üstlenilmiştir. 2028 yılını müteakip Karadeniz’e kıyıdaş müttefiklerin (Romanya ve Bulgaristan) yapacağı tekliflere istinaden bahse konu karargâha ev sahipliği ve komuta edecek ülke belirlenecektir. Karargâh kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup sadece çekirdek personel atamaları yapılmıştır.

''MONTRÖ'DEN TAVİZ SÖZ KONUSU DEĞİL'

Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi’nden taviz verilmesi söz konusu değildir. Bütün çalışmalar buna göre yapılmaktadır.
Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik güvenlik anlayışı; Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz, geçmişte olduğu gibi günümüzde de geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmemiştir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir. Karadeniz’de artan jeopolitik rekabet ve güvenlik risklerine rağmen ülkemiz, bölgedeki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir. Bu doğrultuda Türkiye, Karadeniz’in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya devam etmekte ve bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmektedir.

''ESAS ALINMASI HUSUSLARINDA MUTABAKATA VARILMIŞTIR''

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın anlaşmayla sona ermesi durumunda alınacak güvenlik düzenlemelerine yönelik planlamaların yürütüldüğü ve hâlihazırda 33 ülkenin katılma isteğini beyan ettiği “Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu”, NATO ile ilişkili olmayan çok uluslu bir girişimdir.
Bu girişim kapsamında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvvetinin (MNF-U), Fransa’da (Paris) çekirdek personel ile teşkil edilen operatif karargâh üzerinden yönetilmesi planlanmaktadır.

Bu kuvvetin Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) görevi güvenlik ve istikrarın korunması, bölgesel sahiplik ilkesinin sürdürülmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tesis edilen dengenin muhafazası amacıyla ülkemiz tarafından yürütülecektir.

Bu doğrultuda, 15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye’nin deniz boyutundaki planlama faaliyetlerine liderlik etmeyi sürdürmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ortaya koyduğu hukuki çerçevenin planlamalarda esas alınması hususlarında mutabakata varılmıştır.

Deniz Unsur Komutanlığı Karargâhı, 25 Ağustos 2025 tarihinden itibaren tamamı Türk personelden oluşan çekirdek kadro ile teşkil edilmiştir. Deniz Unsur Komutanlığına 14 ülke katkı beyanında bulunmuştur ancak deniz platformlarına yönelik katkılar sadece kıyıdaş ülkeler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacaktır

TÜRKİYE’NİN KARADENİZ’E YÖNELİK GÜVENLİK ANLAYIŞI VE NATO KARARGÂHLARI

Son dönemde bazı basın-yayın organları ile sosyal medya mecralarında; ülkemizin NATO’ya katkıları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz’de yürütülen faaliyetlere ilişkin hususlarda eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığı ve bazı kavramların karıştırıldığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle Bakanlığımız tarafından, kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesi esas alınmakta; bu kapsamda her hafta düzenli olarak basın bilgilendirme toplantısı icra edilmekte ve basın mensuplarının soruları cevaplandırılmaktadır. Savunma ve güvenlik konularında yapılan çalışmalar ilgili makamlarla koordineli olarak yürütülmekte, süreç tamamlandıktan sonra gerekli bilgiler millî güvenliğimizi zafiyete uğratmayacak şekilde kamuoyuyla şeffaf olarak paylaşılmaktadır.

Bu kapsamda; Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik temel stratejisi ve bu strateji çerçevesinde inisiyatif alarak kurduğumuz NATO ve NATO dışı çok uluslu Deniz Karargâhları ile Adana’da kurulum çalışmaları devam eden Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında bilgiler şu şekildedir.

DÜŞEN C-130 UÇAĞIMIZ İLE İLGİLİ ASILSIZ İDDİALARI

Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur.

Hiçbir somut veriye dayanmayan söz konusu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içermekte, yapılan resmî açıklamalar kasten çarpıtılmaktadır.

Özellikle Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili, şehit sayımızın dahi yanlış ifade edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli bir yaklaşımın ürünüdür.

Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhâl başlatılan teknik inceleme tüm boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir.
Hazırlanacak nihai rapor, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır.
Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal işlem başlatılmıştır.

Millî güvenliğimizi ilgilendiren konularda somut delillere dayanmayan mesnetsiz iddia ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif açıklama ve yorumlara itibar edilmemesi, yapılacak resmî açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır.