Murat Ağırel'den Yılmaz Özdil'e dikkat çeken yanıt
Alman vatandaşların kendisine verdiği belgeleri, Sarıgül ailesiyle paylaşmakla suçlanan Murat Ağırel, Yılmaz Özdil'in "Yazmayacağın bilgiyi öğrenmeyeceksin. Öğrendiysen de o bagajdan kurtulmanın tek yolu var. Mutlaka ama mutlaka yazacaksın" sözlerine yanıt verdi. Ağırel, "Bazen bir haberi hazırlamak aylar hatta bir yıl sürer." dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiği, bu paranın yatırım sözleşmelerine uygun kullanılmadığı ve suç gelirlerine yasal görünüm kazandırıldığı iddialarına ilişkin soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında aralarında Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil ve Murat Ağırel'in de olduğu 18 kişi tutuklandı.
BELGELERİ SARIGÜL AİLESİYLE PAYLAŞMAKLA SUÇLANIYOR
Ağırel, Sarıgül ailesinin iş ortağı Alman vatandaşlarından aldığı belgeleri yayınlamayıp Sarıgül ailesine vermekle suçlanıyor.
Ağırel'in tutuklanmasına ilişkin gazeteci Yılmaz Özdil'in Youtube yanındaki değerlendirmesi polemiğin fitilini ateşledi.
"KOĞUŞTA KAHKAHA ATTIM"
Özdil, Ağırel'in tufaya getirildiğini ve Sarıgül'ün Yeni Partili olması nedeniyle, Ağırel'in Yeni Parti aleyhine haber yapmasının mümkün olmadığını iddia etti. Cezaevinden yazan Ağırel, "tatlısu gazetecisi" olmakla nitelediği Özdil için Cumhuriyet'teki yazısında şu ifadeleri kullandı:
"Videoyu izleyenler Türkiye’de demokrasinin Norveç standartlarında olduğunu, gazetecilerin de yaptıkları hatalar nedeniyle tutuklandığını zanneder. Aslında Yılmaz Özdil korunaklı alanlarda, elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan gazetecilik yapmanın kurallarını anlatmış."
ÖZDİL'İN "ÖNÜNDE ARKANDA SENSÖRLERİN OLMALI" SÖZLERİ
Muhalefetin yönetimindeki yolsuzlukları gündeme getirdiğini örnekleriyle anlatan Ağırel, yazısına şöyle devam etti:
'Tüm bunları görmezden gelen Yılmaz Özdil yüksek perdeden ders vermeye devam ediyor:
“Gazetecilik okuyan genç arkadaşlarıma ben kendi payıma hep aynı öneriyi yaparım. Yazmayacağın bilgiyi öğrenmeyeceksin. Önünde arkanda sensörlerin olmalı. Yaklaşırken dikkat etmelisin o sensörlere. Yoksa çarparsın. Yazmayacağın bilgiye temas etmeyeceksin. Yazmayacağın bilgiyi asla öğrenmeyeceksin. Murat burada tufaya getirilmiş. Yazmayacağı bilgiye yaklaştırılmış.”
"VALLAHİ SİZİNLE ALAY EDERLER"
Sevgili gençler... Sakın. Bu dersi unutun. Vallahi sizinle alay ederler. “Bilgiyi öğrenmeden yazıp yazmayacağına nasıl karar vereceksin” diye çok basit bir soru yöneltirler, komik duruma düşersiniz. Normal olarak ve mecburen; her muhabir, araştırmacı gazeteci önce bilgileri toplar, araştırır ve sonunda haber değeri olup olmadığına karar verir. Yılmaz Özdil galiba “yazılacak bilgi”, “yazılmayacak bilgi” konusunda uzaktan uyarı veren bir sensör icat etmiş ya da muhabirlikle tamamen bağlarını koparmış. Araştırmacı gazetecilik konusunda en ufak fikri yok.
Yılmaz Özdil; “Yayınlamayacağın haberin peşine düşme” demek istediyse yine çok vahim. Gazeteci, partiye, gücüne bakmadan her haberi araştırır ve yayınlar.
"BAZEN BİR HABERİ HAZIRLAMAK BİR YIL SÜRER"
Yılmaz Özdil sensör icadından sonra yalan haber makinesini de bulmuş. Şöyle demiş:
“Yazmayacağın bilgiyi öğrenmeyeceksin. Öğrendiysen de o bagajdan kurtulmanın tek yolu var. Mutlaka ama mutlaka yazacaksın.”
Büyük laflar gibi algılanabilir ama gazetecilik hayatında bu sözler saçmalık. Keşke Yılmaz Özdil engin birikimiyle ne kadar sürede haber yazmazsak tutuklanacağımızı da anlatsa. Bazen bir haberi hazırlamak aylar hatta bir yıl sürer. Savcılar, “Neden 2-3 ayda iddianame yazmadın” diye tutuklanıyor mu? Gazeteciler çalıştıkları haberi şu sürede yayınlamazlar ise tutuklanır diye bir kanun mu çıktı?"