MHP lideri Devlet Bahçeli'den "çerçeve yasa" yorumu: Doğrusu ben de beklemiyordum

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, çerçeve yasanın 467 oyla Meclis'ten geçmesine ilişkin, "Doğrusu 467 rakamını ben de beklemiyordum." değerlendirmesini yaptı.

MHP lideri Devlet Bahçeli'den "çerçeve yasa" yorumu: Doğrusu ben de beklemiyordum

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP lideri, çerçeve yasanın 467 oyla Meclis'ten geçmesi için "Doğrusu 467 rakamını ben de beklemiyordum." sözleriyle değerlendirdi.

Bahçeli, "Bu düzeyde bir kabul toplumsal mutabakatın genişlemesine ve dayanışmanın güçlenmesine vesile oldu. Bu süreci fevkalade güçlü kılan bir husustur." ifadelerini kullandı.

"SÜREÇ KAYNAŞMAYA VESİLE OLDU"

Habertürk TV Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör'ün sorularını yanıtlayan Bahçeli, sürecin kaynaşmaya vesile olduğunu söyledi.

Partisinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yer alan teşkilatlarının halk ile her zaman temas halinde olduğunu söyleyen Bahçeli, "Oradaki aşiret liderleri, kanaat önderleri ve toplumun farklı kesimlerinden partimize akın akın ziyaretler gerçekleşti." diye konuştu.

MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI

Mekke Anlaşması'nı da değerlendiren Bahçeli, anlaşmanın çok önemli olduğunu söyledi.

Müslüman ülkelerin nüfusları ve yerlatı kaynaklarıyla dikkat çektiğini anlatan Bahçeli, "Ancak sahip oldukları potansiyeli değerlendiremiyorlar. Batı karşısında bir lider ülke çıkaramıyorlar." dedi.

"Türkiye’nin liderliğinde bu çalışmalar yürütüldüğü takdirde bu durum bizi merkeze taşır, dünyada çok daha itibarlı hale getirir." diyen Bahçeli, "İslam dünyası da bundan büyük faydalar görür. Atılan adımlar önemli, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın yanı sıra diğer ülkelerle bu ittifak çok daha güçlü hale gelecektir." değerlendirmesini yaptı.

HÜKÜMET SİSTEMİ VE YENİ ANAYASA

Bahçeli hükümet sistemi ve yeni anayasa konusunda ise "Sistemin uygulamasına dair bazı noktaların gözden geçirilmesi önemlidir. Her şeyden evvel sistemin sağlıklı işlemesi için bir anayasaya ihtiyaç vardır." ifadelerini kullandı.

Nasuhi Güngör: Hafta içinde iki kamuoyu araştırmasına dair bazı eleştirileriniz ve tepkileriniz oldu. Birisi Amed Spor’la ilgili. Diğeri ise Türkiye’deki dini hayata dair bazı iddialar içeren bir araştırma.

Devlet Bahçeli: Öncelikle daha önce de gündeme getirdiğimiz gibi kamuoyu araştırmalarının muhakkak sağlam bir yasal düzenlemeyle ele alınması gerekiyor. Toplum doğru bilgilerle aydınlatılmalı. Önüne gelenin araştırma yapması ve ilan etmesi doğru değil. Bunlar kamuoyu araştırması mı, yoksa kamuoyu oluşturma, algı oluşturma çabası mı? Bunlar kabul edilemez.

Amed konusuna gelince. Türkiye’de futbol sadece sahadaki mücadeleyle değil, stadyumdaki coşkusuyla, tribünlerde gerçekleşen bir hadise. Oralardaki hareketliliği tribün liderleri, amigo denen kişiler yönlendiriyor. Benim endişem bunların maksatlı kullanılmasına yönelik hassasiyetimle ilgilidir.

Kamuoyu hatırlayacaktır. Bir Beşiktaş maçında atılan sloganlardan duyduğum rahatsızlık nedeniyle kulüp üyeliğimden ayrıldım. Çünkü tribünlerdeki hareketliliğin kontrolsüz hale gelmesi durumunda nereye gidebileceğini kimse kestiremez.

Nasuhi Güngör: Bir de spor üzerinden kimlik tartışması yapılmasına dair eleştiriniz vardı.

Devlet Bahçeli: Şunu ifade ettik. Ne olduğu belirsiz bir araştırma üzerinden siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söylemek ve sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir. Siyasi görüşü etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir. Kimlikle bütünleştirme çabaları Türkiye’yi farklı bir yere götürür. Karşılıklı tepkilerle bazı konular tekrar tehlikeli boyutlar kazanabilir.

Nasuhi Güngör: Diğer araştırma Türkiye’deki dini hayata dair bazı iddialar içeriyordu.

Devlet Bahçeli: Bu anketi kim yapıyor ve ne kadar sağlıklı. Bu denli hassas konular üzerinden toplumu ayrıştırmak, yanlış bilgilendirmek son derece vahim sonuçlar ortaya çıkarır. Bu hususta yaptığımız açıklamada da dile getirdik. İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi göstermek, büyük bir saptırma ve bir beşinci kol faaliyetidir. Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır.