Medipol’den meme kanserine karşı bilinç ve eylem çağrısı

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, yalnızca hastaları değil, ailelerini ve toplumu da yakından etkiliyor. Medipol Sağlık Grubu, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında “Bilinç ve Eylem Paneli: Meme Kanserinde Toplumsal Farkındalık” etkinliğini gerçekleştirdi. “Erken Fark Et, Yaşamı Seç” sloganıyla düzenlenen panelde, meme kanserinde erken teşhisin önemi, güncel tanı ve tedavi yöntemleri ile hastalıkla mücadelede multidisipliner yaklaşım ele alındı.

Betül Akgün
Betül Akgün
Medipol’den meme kanserine karşı bilinç ve eylem çağrısı

Meme kanseri, dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen ve erken teşhisin hayati önem taşıdığı önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Medipol Sağlık Grubu tarafından 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen “Bilinç ve Eylem Paneli: Meme Kanserinde Toplumsal Farkındalık” etkinliğinde, alanında uzman hekimler meme kanserinde erken tanı ve güncel tedavi yaklaşımlarını ele aldı. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Bilici’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mesut Şeker, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Gül Alço, Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Pelin Basım, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan ve Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Berrin Erok konuşmacı olarak yer aldı.

 “MEME KANSERİNDE FARKINDALIK BİR ÖMRE YAYILMALI”

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Bilici, meme kanserinde farkındalığın yalnızca ekim ayıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Doğru tanı, kişiye uygun tedavi ve uzman ekiplerin iş birliğinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Bilici, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı içerisindeyiz ancak bu farkındalığın bir ömre yayılmasını istiyoruz. Meme kanseri hayatı ciddi şekilde etkileyebiliyor. Bu süreçte doğru tanının konulması ve doğru hastaya doğru tedavinin uygulanması büyük önem taşıyor. Süreci doğru bir ekiple yürütmek gerekiyor. Multidisipliner bir yaklaşımla hareket etmeliyiz. Toplumda bu konuda doğru bilinen yanlışlar da olabiliyor. Bu nedenle doğru tanının konulması ve hastanın doğru şekilde yönlendirilmesi çok önemli” dedi.

Medipol’den meme kanserine karşı bilinç ve eylem çağrısı - Resim: 0

YENİ İLAÇLAR TEDAVİ SEÇENEKLERİNİ ARTIRIYOR

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mesut Şeker, meme kanseri tedavisinde yeni ilaçlar ve gelişen tedavi yöntemleriyle önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Tedavinin tümörün biyolojik özelliklerine göre planlandığını ifade eden Prof. Dr. Şeker, “Tıbbi onkoloji alanında yeni gelişmeler ve yeni ilaçlar ortaya çıkıyor. Tümörlerin yalnızca görünen değil, bir de görünmeyen yönleri var. Bazı tümörler kolaylıkla kana karışarak metastaz yapabiliyor. Uyguladığımız tedavilerle tümör tamamen ortadan kalkabiliyor. Biz de bu tedavi sürecinin önemli bir halkasını oluşturuyoruz. İmmünoterapiler ve akıllı ilaçlar gibi yeni seçeneklerimiz var. Tümörün biyolojik özelliklerine göre kişiye özel bir tedavi süreci belirliyoruz. Erken tanı yöntemlerinin artmasıyla hastalarımız daha az yorularak tedavi olabiliyor ve iyileşme şanslarını artırabiliyor” diye konuştu.

Medipol’den meme kanserine karşı bilinç ve eylem çağrısı - Resim: 1

RADYOTERAPİDE TEDAVİ SÜRELERİ KISALIYOR

Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Gül Alço, teknolojik gelişmeler sayesinde radyoterapide daha hassas uygulamaların mümkün hale geldiğini söyledi. Sağlıklı dokuların korunmasına yönelik yöntemlerin geliştiğini ve bazı hastalarda tedavi sürelerinin önemli ölçüde kısaldığını belirten Prof. Dr. Alço, “Radyoterapi, teknolojik gelişmelerle birlikte hızla ilerliyor. Artık hedef bölgeye nokta atışı yapabiliyor, kalp ve akciğer gibi sağlıklı organları daha iyi koruyabiliyoruz. Eskisi gibi uzun süren tedaviler uygulamak zorunda kalmıyoruz. Böylece uzun tedavi süreçlerinden yorulan hastalarımız daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor. Burada doğru hasta seçimi çok önemli. Radyoterapi alan hastalarımız vücutlarında radyasyon taşımaz ve çevrelerindeki insanlara radyasyon bulaştırmaz. Bu nedenle tedavi sürecini güvenle sürdürebilirler” ifadelerini kullandı.

Medipol’den meme kanserine karşı bilinç ve eylem çağrısı - Resim: 2

MEME CERRAHİSİNDE KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIM ÖNEMLİ

Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Pelin Basım, meme kanseri cerrahisinde hastalığın özellikleri ve hastanın tercihleri doğrultusunda farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirtti. Cerrahi planlamada genetik faktörlerin, meme boyutunun ve kanserin yayılımının dikkate alındığını ifade eden Doç. Dr. Basım, “Meme kanseri cerrahisinde memenin tamamen alınması gerekebiliyor. Ancak uygun hastalarda, hastanın isteği doğrultusunda memenin yeniden şekillendirilmesi de mümkün olabiliyor. Genetik faktörler, memenin büyüklüğü ve kanserin hangi bölgelere yayıldığı, tedavi sürecinde kararlarımızı etkiliyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar, seçilmiş hastalarda cerrahi ve radyoterapinin benzer tedavi sonuçları sağlayabildiğini gösteriyor. Bu nedenle her hastayı kendi koşulları içerisinde değerlendirerek en uygun tedavi yöntemini belirlemek gerekiyor” dedi.

KANSER CERRAHİSİ SONRASI MEME REKONSTRÜKSİYONU

Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan, meme kanseri ameliyatı sonrasında hastanın yaşam kalitesini ve beden bütünlüğünü korumak amacıyla meme rekonstrüksiyonunun önem taşıdığını vurguladı. Uygun hastalarda yeniden meme oluşturma işleminin kanser cerrahisiyle aynı seansta yapılabildiğini belirten Doç. Dr. Özkan, “Mümkün olduğunca kanser tedavisiyle yeniden meme oluşturma sürecini eş zamanlı yürütmek istiyoruz. Memenin alınmasının ardından aynı ameliyatta yeni bir meme oluşturmak, uygun hastalarda önemli avantajlar sağlayabiliyor. Çünkü zaman içerisinde deri yapışabiliyor ve dokuların yeniden şekillendirilmesi zorlaşabiliyor. Hastanın kendi dokusundan oluşturulan yeni meme, daha doğal bir görünüm sağlayabiliyor. Bu amaçla sırt veya karın bölgesinden doku alabiliyoruz. Uygulanacak yöntemi hastamızın beklentileri, sağlık durumu ve anatomik özellikleri doğrultusunda belirliyoruz” diye konuştu.

MAMOGRAFİDE TARAMA YAŞI VE KİŞİSEL RİSKLER BELİRLEYİCİ

Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Berrin Erok, meme kanserinde erken tanı için mamografinin önemine dikkat çekerek tarama programlarının kişinin risk faktörlerine göre planlanması gerektiğini söyledi. Aile öyküsü ve meme yoğunluğunun değerlendirmede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Erok, “Rutin mamografi taramalarında 40 yaş sınırı uygulanmaya devam ediyor. Ancak aile öyküsü gibi risk faktörleri varsa daha erken yaşlarda da mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerine başvurabiliyoruz. Tarama sürecini aile öyküsüne ve meme yoğunluğuna göre belirliyoruz. Mamografinin radyasyon yaydığına ilişkin endişeler de bulunuyor. Ancak günümüzde kullanılan yeni tekniklerle radyasyon dozu düşük seviyelerde tutulabiliyor. Önemli olan, gerekli taramaların uygun zamanda ve doğru yöntemle yapılması” ifadelerini kullandı.

PET GÖRÜNTÜLEME HASTALIĞIN EVRELENMESİNDE ÖNEMLİ

Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, PET görüntülemenin meme kanserinde hastalığın yaygınlığını değerlendirmek ve tedavi planlamasına katkı sağlamak amacıyla kullanılabildiğini belirtti. Görüntüleme yöntemlerinin hastalığın evresinin belirlenmesinde önemli bilgiler sunduğunu ifade eden Dr.Çakır, “PET görüntüleme, birçok kanserde olduğu gibi meme kanserinin evrelenmesinde de önemli bir rol oynuyor. Bu yöntem sayesinde hastalığın vücuttaki yaygınlığı daha net değerlendirilebiliyor. Elde edilen bulgular, tedavi sürecinin planlanmasına ve hastaya uygun bir yol haritası oluşturulmasına katkı sağlıyor. Böylece hastalığın durumuna göre daha doğru tedavi kararları alınabiliyor” dedi.