Marketlerde anlık zam dönemi başlıyor! Uzmanlar uyardı, cep yakacak!
Zincir marketlerde kâğıt etiketlerin yerini artık dijital etiket alacak. Yapay zekâ destekli bu sistemle birlikte marketler talebe veya stok duruma göre anlık zam yapabilecek. Uzmanlar ise Türkiye’de acilen geriye dönük fiyat değişimlerini kaydeden bir ‘karakutu’ mecburiyeti getirilmesi konusunda uyarıyor.
Türkiye genelindeki zincir marketlerde, geleneksel kağıt fiyat etiketlerinin yerini hızla Elektronik Raf Etiketi (ESL) sistemleri almaya başladı. Wi-Fi üzerinden merkezi sisteme bağlı çalışan bu dijital etiketler, perakende sektöründe operasyonel kolaylık sağlarken, fiyatlandırma uygulamalarına ilişkin yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor.
MİKRO-ZAMLAR DEVREYE GİRECEK
Türkiye Gazetesi'nden Kaan Zenginli'nin haberine göre; Şirketler bu teknolojik dönüşümü “çevrecilik, kâğıt israfını önleme ve operasyonel kolaylık” ambalajıyla tüketiciye sunuyor. Hatta bu sistem sayesinde, raftaki fiyat ile kasadaki fiyatın uyuşmaması gibi vatandaşın en çok şikâyet ettiği problemler teknik olarak tarih oluyor. Ancak madalyonun karanlık yüzünde, dar gelirliyi ve hane bütçesini bekleyen çok daha sinsi bir tehlike yatıyor. Çünkü bu sistem ile tek tuşla anlık hatta saatlik zamların kapısı aralanıyor. Üstelik tüm mağaza operasyonlarındaki fiyat değişikliği saniyeler içerisinde gerçekleşiyor. Böylece haftalık bültenlerle değişen fiyatların yerini günlük, hatta gün içi değişimler alacak. Aynı ürüne kurdaki veya maliyetlerdeki en ufak bir hareket bahane edilerek çok daha sık zam yapılabilecek. Tek seferde yapılan ve göze batan büyük zamlar yerine, her gün 50 kuruş, 1 lira gibi rakamlarla yapılan “mikro-zamlar” devreye girecek.
ETİKET DEĞİŞTİRMEK KÜLFETTİ
Bugün Türkiye’de organize perakendede 50 binin üzerinde zincir market şubesi bulunuyor. Her bir markette ortalama 3 bin ile 5 bin arası farklı ürün satılıyor. Klasik sistemde bir ürüne zam geldiğinde, bu 50 bin şubedeki kâğıt etiketlerin market çalışanları tarafından tek tek, elle değiştirilmesi gerekiyordu. Bu devasa iş yükü, kâğıt ve lojistik maliyeti, aslında firmaların anlık zam yapmasını zorlaştıran, tüketiciyi koruyan gizli bir kalkandı. Market yönetimleri, küçük maliyet artışlarını “etiket değiştirme zahmetine girmemek” için bekletmek zorunda kalıyordu. Ancak dijital etiket sistemiyle birlikte bu kalkan tamamen paramparça oluyor. Genel merkezdeki tek bir bilgisayardan farenin tuşuna basıldığı anda, Edirne’den Kars’a kadar 50 bin şubedeki milyonlarca ürünün fi yatı aynı saniyede güncellenebilecek.
TÜKETİCİ ALIŞKANLIKLARINA GÖRE DAVRANIYOR
İşin en ürkütücü boyutu ise bu sistemin “Yapay Zekâ” (AI) altyapısıyla çalışabilmesi. Bu teknoloji, mağazadaki yoğunluğu, hava durumunu, alışverişin arttığı dönemleri ve tüketici alışkanlıklarını saniye saniye analiz ederek “dinamik fiyatlandırma” yapabiliyor. Tıpkı uçak bileti veya taksi uygulamalarında gördüğümüz bu dalgalı fiyat sistemi market raflarına indiğinde, vatandaş en acil ihtiyacı olan anda vurulacak. Örneğin; akşam mesai çıkışında, herkesin eve gitmeden önce markete akın ettiği 18.00 - 20.00 saatleri arasında talebi gören algoritma, temel gıda ürünlerinin (ekmek, süt, yumurta) fiyatını aniden birkaç lira artırabilecek.