Köprüler ve otoyollar satılıyor mu? Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan açıklama
Resmi Gazete’de yayımlanan otoyol ve köprülerin özelleştirmesi kararının ardından, “Otoyol ve köprüler satılıyor mu?” sorusu tartışılmaya başlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, tartışmaları bitiren bir açıklama yaptı, köprü ve otoyolların satılmasının söz konusu olmadığını bildirdi.
Resmi Gazete’de yayımlanan kararla; 2003 ve 2010 tarihli kararlarla daha önce özelleştirme kapsam ve programına alınan otoyol ve köprülerin de özelleştirilmesine karar verildi.
Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı - Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü özelleştirme kapsam ve programına alınırken, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de kararın içinde bulunuyor.
Kararın ardından; sosyal medyada ‘Köprüler ve otoyollar satılıyor” şeklinde bir tartışma başladı.
BAKANLIKTAN AÇIKLAMA
Günün en çok konuşulan gelişmesi sonrası Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı açıklama ile tartışmalara son noktayı koydu.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve özelleştirme programında yer alan otoyol ve köprülere ilişkin kamuoyunda çıkan haberlere yönelik yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, yürütülen hazırlık çalışmalarının kamu varlıklarının satışı anlamına gelmediği, mülkiyetin devlette kalması kaydıyla belirli bir süre için işletme hakkı devri modelinin değerlendirildiği ifade edildi.
"YILLIK 600 MİLYON DOLAR KÂR DOĞRU DEĞİL"
Açıklamada, mülkiyetin devlette kalacağını vurgulanırken, otoyolların yıllık 600 milyon dolar kâr ettiği yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığı bildirildi.
Yapılan açıklama şu şekilde:
"Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve özelleştirme kapsam ve programında bulunan otoyol ve köprülere yönelik teknik, hukuki ve mali hazırlık çalışmaları; ilgili kurumlarla koordinasyon içinde, mevzuata uygun ve şeffaf biçimde sürdürülmektedir.
Yürütülen bu rutin hazırlık çalışmaları kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyetin Devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine yöneliktir. Bu modelde öncelik gelir elde etmek değil; otoyollarda hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırımları hızlandırmak ve işletme verimliliğini artırmaktır.
Diğer yandan, kamuoyunda otoyolların yıllık 600 milyon dolar kâr ettiği ve 30 yıllık toplam kârın 18 milyar dolara ulaştığı yönünde eksik ve yanıltıcı değerlendirmeler bulunmaktadır. Oysa 600 milyon dolar kâr değil, gelirdir. Bu tutarın yaklaşık 300 milyon doları bakım ve onarım giderleriyle yatırım harcamaları, ayrıca önemli tutarda yatırım ve yenileme harcamaları ile personel ve işletme giderlerinden oluşmaktadır. Tüm bu maliyetler göz ardı edilerek yapılan hesaplamalar, otoyolların gerçek ekonomik değerini yansıtmamakta ve kamuoyunu yanıltmaktadır.
Bu nedenle 600 milyon doların doğrudan 30 yıl ile çarpılarak “30 yıllık kâr” veya “kamu zararı” hesabı yapılması teknik ve mali açıdan geçerli değildir. Altyapı değerlendirmelerinde trafik projeksiyonları, bakım ve yenileme yatırımları, işletme ve personel giderleri, finansman maliyetleri ve riskler birlikte dikkate alınır.
Yukarıda belirtildiği üzere, yürütülen çalışmaların temel amacı; hizmet kalitesini artırmak, bakım ve yatırımları hızlandırmak, işletme verimliliğini yükseltmek ve sürdürülebilir bir altyapı yönetimi oluşturmaktır. Ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi, geçiş ücretlerine ilişkin ilave bir artış kararı ve çalışanların mevcut haklarının kaybetmesine yol açacak herhangi bir karar bulunmamaktadır. 5.9.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nı yetkilendirmektedir. Sürecin tüm aşamaları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde, şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik esas alınarak yürütülmektedir."
