Kiracının “Tebligat bana ulaşmadı” itirazı kabul edilmedi

İcra dosyasını UYAP üzerinden görüntüleyen kiracının “Tebligat bana ulaşmadı” itirazı kabul edilmedi. İstinaf Mahkemesi, elektronik ortamda yapılan tek bir işlemi dosyadan haberdar olunduğunun göstergesi sayarak dikkat çeken bir karara imza attı.

Kiracının “Tebligat bana ulaşmadı” itirazı kabul edilmedi

Kira alacağı nedeniyle başlatılan bir icra takibinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, dikkat çeken bir karar verdi. Kararda, borçlunun UYAP Vatandaş Portal üzerinden icra dosyasındaki belgeleri incelemesinin, takipten haberdar olduğunun göstergesi kabul edildi. Bu nedenle “Tebligat elime ulaşmadı, yasal sürem başlamadı” düşüncesinin her durumda geçerli olmayabileceğine dikkat çekildi.

TEBLİGAT VE İTİRAZ SÜRESİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Kira uyuşmazlıklarında ödeme emri, tebligat ve itiraz süreleri büyük önem taşıyor. Özellikle icra takiplerinde tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı taraflar arasında ciddi hukuki tartışmalara yol açabiliyor. 

Söz konusu karar, UYAP Vatandaş Portal kullanımının yasal süreler açısından ne kadar önemli olabileceğini ortaya koydu. Dava, Nişantaşı’nda bulunan bir taşınmazın kiralanmasının ardından kira bedelinin zamanında ödenmediği iddiasıyla açıldı.

"USULSÜZ TEBLİGAT" DİYEREK İTİRAZ ETTİLER

Milliyet'in haberine göre, müvekkili davada ev sahibi konumunda olan avukat Gizem Gonce, Nişantaşı’nda bulunan taşınmazın kiraya verildiğini, ancak kiracının kira bedelini zamanında ödemediği gerekçesiyle icra takibi başlattıklarını söyledi.

İcra takibi kapsamında kiracıya ödeme emri gönderildi. Ancak Kiracı, yapılan tebligatın kendisine ulaşmadığını öne sürdü. Kiracı tarafı, takipten daha sonra ve tesadüfen haberdar olduğunu belirterek tebligatın usulsüz olduğunu savunarak tebliğ tarihine itiraz etti. Kiracı vekili mahkemeye sunduğu dilekçede, müvekkili hakkında başlatılan icra takibine ilişkin tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürdü.

Dilekçede borçlunun ödeme emrini teslim almadığı, takipten haricen ve tesadüfen haberdar olduğu ve icra dosyasını 11 Ekim 2024 tarihinde öğrendiği iddia edildi. Ayrıca tebligatın kişinin bilinen son adresine yapılmadığı ileri sürüldü.

Tebligat mazbatasında kiracının adreste geçici mi yoksa sürekli mi bulunmadığına ilişkin yeterli açıklamanın olmadığı, bilgi alınan komşunun kimliğinin açık biçimde belirtilmediği ve tebligat gönderilen İzmir adresinin borçlunun fiilen yaşadığı adres olmadığı savunuldu. Bu gerekçelerle ödeme emrinin öğrenme tarihinin 11 Ekim 2024 olarak kabul edilmesi talep edildi.

İLK DERECE MAHKEMESİ, KİRACIYI HAKLI BULDU

İlk derece mahkemesi, kiracı tarafının yaptığı başvuruyu değerlendirerek tebligatın usulsüz olduğu yönünde karar verdi.  Mahkeme kararında, borçlunun MERNİS adresine gönderilen ilk ödeme emrinin “muhatabın taşındığı” gerekçesiyle iade edildiği belirtildi.

Daha sonra aynı MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi kapsamında yeniden tebligat yapıldığı kaydedildi. Mahkeme ayrıca taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesindeki adres bilgilerini de değerlendirdi. Kira sözleşmesinde borçlunun adresinin Nişantaşı olarak gösterildiği, kiralanan taşınmazın da aynı bölgede bulunduğu ifade edildi.

İlk derece mahkemesi, kira sözleşmesinde belirtilen bilinen adreslere tebligat çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre işlem yapılmasını usulsüz kabul etti. Bunun üzerine kiracının şikâyeti kabul edildi.