Kahveyi ilk yudumda sevmeyenler sonra nasıl tiryaki oluyor?
Kahvenin acı tadına rağmen her sabah bir fincan içmeden güne başlayamayanlardan mısınız? Bilim adamları, başta sevilmeyen tatların zamanla nasıl vazgeçilmez hale geldiğini araştırdı
Kahvenin acı tadına rağmen milyonlarca insanın güne onunla başlamasının ardında ne olabilir? ABD’de yürütülen ve Nature dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bağırsaklardan beyne ulaşan sinyallerin yiyeceklerin tadı ile besin değerini ilişkilendirmede rol oynadığını ortaya koydu. Bulgular, başlangıçta hoş karşılanmayan tatların zamanla neden sevilmeye başladığına ilişkin yeni ipuçları sundu.
Beyin, besinlerin etkisini öğreniyor
Kaliforniya Üniversitesi San Francisco kampüsünden araştırmacıların yürüttüğü çalışmada, bağırsak ile beyin arasında dopamin salınımını etkileyen bir sinirsel iletişim yolu incelendi. Araştırma, beynin yiyeceklerin tadına ilişkin bilgileri, tüketim sonrasında vücutta oluşan etkilerle birleştirebildiğini gösterdi.
Dopaminin asında günlük hayatımızda da duyduğumuz bir terim. Ödül ve öğrenme süreçlerindeki rolü ile uzun süredir biliniyor. Ancak önceki çalışmaların önemli bir bölümü, dış uyaranlara saniyeler içinde yanıt veren hızlı sinyallere odaklanıyordu. Yeni araştırmada ise besinler bağırsaklara ulaştıktan sonra devreye giren ve daha uzun süre etkili olan dopamin sinyalleri ele alındı.
Deneylerde bağırsak ve beyin arasındaki bağlantı incelendi
Bilim adamları, farelere glukoz içeren sıvıları ve milkshake benzeri besinleri doğrudan mide yoluyla vererek tat alma aşamasından bağımsız bir deney gerçekleştirdi. Besinlerin sindirim sistemine ulaşmasının ardından beynin bazolateral amigdala adı verilen bölgesinde uzun süreli dopamin salınımı gözlemlendi.
Araştırmacılar, bu sinirsel bağlantıyı engellediklerinde farelerin beslenmeye devam ettiğini ancak yeni bir tadı kalori ve besin değeriyle ilişkilendirmekte zorlandığını belirledi. Dopamin sinyallerini yapay olarak uyarmak ise farelerin daha önce tercih etmedikleri kalorisiz bir tada yönelmesini sağladı.
Çalışmada ayrıca insanlara ait beyin görüntüleme verileri de değerlendirildi. Bulgular, besinlerin sindirim sistemine ulaşmasının insanlarda da beynin aynı bölgesindeki aktiviteyle ilişkili olabileceğine işaret etti.
Kahvenin acı tadı zamanla neden seviliyor?
Araştırmacılara göre bu mekanizma, kahve gibi başlangıçta acı bulunan bazı yiyecek ve içeceklerin zamanla sevilmesini açıklamaya yardımcı olabilir.
Beyin, kahvenin tadını içtikten sonra hissedilen uyanıklık ve canlılık gibi etkilerle ilişkilendirmeyi öğrenebilir. Böylece daha önce hoş bulunmayan tat, zaman içinde olumlu bir deneyimle eşleşebilir ve kahveye yönelik beğeni güçlenebilir.
Araştırmanın kıdemli yazarı Zachary Knight da beynin, sevilen kahvenin tadını kafeinin oluşturduğu etkiyle eşleştirebildiğini belirtti. Bununla birlikte çalışma, kahve tüketimini doğrudan test etmekten ziyade tat ve besin değeri arasındaki öğrenme mekanizmasını inceliyor.
Bilim adamları, elde edilen sonuçların besin tercihlerinin nasıl oluştuğunu anlamaya katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Mekanizmanın daha iyi anlaşılması, gelecekte beslenme alışkanlıklarını ve belirli yiyeceklere duyulan isteği etkileyebilecek yeni yaklaşımların geliştirilmesine de bir zemin hazırlayabilir.