Kaan Ketenci: “Drone sözleşmesini imzala, sana fatura keseceğiz dediler”

İBB davasında sanık Kaan Ketenci savunma yaptı. Kıbrıs'tan Türkiye'ye getiriliş sürecini anlatan Ketenci, Park Medya Dijital'in sahibi olduğunu belirterek açık hava reklam faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Ketenci, Medya AŞ tarafından kendisine drone ve kamera görüntüsü hizmetlerine ilişkin sözleşmeler imzalatıldığını, ancak bu hizmetlerin karşılığını almadığını öne sürdü.

Kaan Ketenci: “Drone sözleşmesini imzala, sana fatura keseceğiz dediler”

Ketenci, 19 Mart'ta başlayan soruşturmadan yaklaşık üç ay önce, 4 Ocak'ta Kıbrıs'a gittiğini söyledi. Her yıl ailesinin de Kıbrıs'ta bulunması nedeniyle ocak ayında ülkeye gittiğini belirten Ketenci, soruşturmayı Kıbrıs'ta öğrendiğini ifade etti.

Kıbrıs'ta Lefkoşa Türk Konsolosluğu'na gittiğini anlatan Ketenci, hakkında herhangi bir arama veya yakalama olmadığının kendisine söylendiğini, daha sonra Girne polisi tarafından alınarak Türkiye'ye getirildiğini söyledi.

“Park Medya Dijital'in tek sahibiyim”

Şirketinin faaliyetleri hakkında da bilgi veren Ketenci, Park Medya Dijital'in tek sahibi olduğunu belirtti.

Ketenci, faaliyetlerinin ağırlıklı olarak Bağdat Caddesi'ndeki inşaatların önündeki parapet alanlarına reklam yerleştirmek ve metro inşaatlarının çevresindeki görüntü kirliliğini önlemek amacıyla kurulan reklam panolarından oluştuğunu anlattı.

Metro alanlarındaki panolar için Medya AŞ ile anlaşmaları bulunduğunu belirten Ketenci, herhangi bir kamu zararına neden olmadığını savunarak, “Var ise bir kamu zararı ödemeye hazırım” dedi.

Ketenci, Türkiye'de herhangi bir gelirinin kalmadığını ve yalnızca Kıbrıs'taki şirketi üzerinden geçinmeye çalıştığını belirterek yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatini talep etti.

“Belediyeden kimseye rüşvet vermedim”

Mahkeme Başkanı, Ketenci'ye muhasebecisi Meral Çakır'ın kendisiyle ilgili beyanlarını sordu.

Çakır'ın, Ketenci'nin kendisine ecrimisil bedeli altında belediyeye rüşvet verdiğini söylediği yönündeki ifadesi hatırlatıldı.

Ketenci ise bu iddiayı kesin bir dille reddetti.

“Ben belediyeden kimseye rüşvet falan vermedim. Belediyeden de kimse benden rüşvet talep etmedi. Meral Çakır'ın söylediği tamamen bir hayal ürünüdür. İlk defa duyuyorum” dedi.

“Murat Ongun'u tanımam, piyasada karar verici olduğunu bilirim”

Duruşma savcısı, Ketenci'nin emniyette verdiği ifadede Murat Ongun'u açık hava reklam sektörünün başındaki kişi ve son karar verici olarak tanımlamasını sordu.

Ketenci, bu ifadesindeki “tanırım” ifadesini düzelterek Murat Ongun ile kişisel bir tanışıklığının olmadığını söyledi.

Ketenci, “Ben hayatımda Murat Ongun'u ne tanıdım ne gördüm. Ben Murat Ongun'u sadece burada gördüm” ifadelerini kullandı.

Sektörde Murat Ongun'un karar verici olduğunun konuşulduğunu belirten Ketenci, “Bütün piyasa şunu bilir: Murat Ongun karar verici mercidir. Her şey başta ona gider, ona sorulur. Ondan cevap gelir. Ya iş yapılır ya da yapılmaz” şeklinde konuştu.

Elif Güven'i nasıl tanıdığını anlattı

Savcının Elif Güven'i tanıyıp tanımadığını sorması üzerine Ketenci, Güven'i Medya AŞ yöneticisi ve açık hava reklam yöneticisi olarak tanıdığını söyledi.

Metro inşaatlarının çevresindeki reklam panoları projesini Elif Güven'e sunduğunu anlatan Ketenci, projenin Güven tarafından değerlendirildiğini ve daha sonra onaylandığını belirtti.

Ketenci, “Ben Elif Güven'in kendisine gittim. Elif Güven'le projeyi istişare ettik. Ondan sonra olup ya da olamayacağına karar verdik. Benden kendisi belli bir süre istedi. Sonra projeyi onayladılar. Ben de inşaata başladım” dedi.

“Drone sözleşmesinin karşılığında hizmet almadım”

Duruşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Medya AŞ ile yapılan sözleşmelere ilişkin soru-cevaplar oldu.

Savcının, Ketenci'nin önceki ifadesinde web tasarımı, drone ve kamera görüntüsü gibi sözleşmelerden bahsettiğini hatırlatması üzerine Ketenci, bu sözleşmelerin karşılığında herhangi bir hizmet almadığını öne sürdü.

Ketenci, metro inşaatlarının çevresindeki panolar için Medya AŞ'ye ödeme yaptığını, daha sonra kendisine drone ve kamera görüntüsü gibi hizmetlere ilişkin sözleşmeler hazırlanacağının söylendiğini anlattı.

“Bize bir drone sözleşmesi, bir kamera görüntü sözleşmesi, işte sözleşmeler hazırlayacağız. Bu sözleşmeleri sen onayla, imza at gönder bize” denildiğini belirten Ketenci, bu hizmetlerin karşılığını almadığını söyledi.

Ketenci, sözleşmeleri ticari faaliyetlerinin devam edebilmesi için kabul ettiğini savundu.

“Eğer biz bunları kabul etmeseydik yerlerimiz kaldırılacaktı. Piyasaya rezil olacaktık. Zaten ticari hayatımız otomatikman bitecekti” dedi.

“Panolarım kaldırıldı, aynı firmaya yeniden verildi”

Ketenci, 2022 yılında reklam panolarıyla ilgili yaşadığını söylediği başka bir süreci de anlattı.

Yatırım yaptığı dönemde dolar kurunun yaklaşık 8 lira olduğunu belirten Ketenci, 16 adet pano diktiğini söyledi. Panoların başlangıçta markalar tarafından ilgi görmediğini, ancak 3-5 ay sonra reklam almaya başladıklarını ifade etti.

Ketenci, daha sonra kendi panolarının arasına başka bir reklam firmasına ait panolar yerleştirildiğini ileri sürdü.

“Ben öncelikle buna itiraz etmiştim. ‘Buralar benimdi, benim panolarımın arasına bir pano daha koydunuz’ dedim. Ondan sonra ‘Bunun böyle olması lazım’ dediler. Peki dedik, sustuk mecburen. Çünkü ortada bir yatırımımız vardı” diye konuştu.

Ecrimisil ödemelerinde zorlandığını ve ek süre istediğini belirten Ketenci, 8 Eylül'de reklam alanlarının kesildiğini ve panolarının başka bir firmaya yeniden verildiğini öğrendiğini iddia etti.

Ketenci, “Ben bir daha ticaret yapamadım. Aynı zamanda da bittim” dedi.

Bağdat Caddesi'ndeki reklam alanıyla ilgili de konuştu

Ketenci, Bağdat Caddesi'ndeki bir reklam alanıyla ilgili yaşadığı başka bir olayı da mahkemeye anlattı.

Canoğlu Apartmanı olarak bilinen, Bağdat Caddesi'ndeki reklam alanını iki yıl işlettiğini söyleyen Ketenci, 24 tapu sahibinden birinin muvafakatini alamaması üzerine belediyeden reklam alanını kullanamayacağı yönünde bilgi aldığını belirtti.

Buna rağmen daha sonra başka bir reklam firmasının aynı alana reklam yerleştirdiğini öne süren Ketenci, durumu belediyeye, zabıtaya ve CİMER'e bildirdiğini ancak sonuç alamadığını söyledi.

“Üst yönetim” ifadesini açıklaması istendi

Üye hakim, Ketenci'nin önceki ifadesinde Elif Güven'in kendisine Kaan Sürmegöz'ün “üst yönetim tarafından sıkıştırıldığını” söylediğine ilişkin bölümünü sordu.

Ketenci, “Üst yönetim kelimesinin nereye gittiğini bilmiyorum. Genel olarak kendileri üst yönetim diye bir kelime kullanıyorlar ama üst yönetim nedir orasını da bilmiyorum” dedi.

Ketenci, ecrimisil ödemeleri konusunda kendisine ödeme için zaman tanındığını ve panoların yatırım maliyetleri karşılandıktan sonra ödeme yapmasının söylendiğini anlattı.

Hakim sordu: “Drone sözleşmesini kim istedi?”

Üye hakim, Ketenci'ye özellikle drone sözleşmesinin kim tarafından ve ne gerekçeyle imzalanmasının istendiğini sordu.

Ketenci, sözleşmeyi kendisinden Elif Güven'in istediğini söyledi.

“Bana sadece bunu Elif Güven söyledi. ‘Bunu imzalayacaksın. Ondan sonra biz sana bunun karşılığında fatura keseceğiz’ dedi” ifadelerini kullanan Ketenci, burada “biz” ifadesiyle Medya AŞ'nin kastedildiğini belirtti.

Ketenci, sözleşmeyi bu şekilde imzaladığını ve kendisine Medya AŞ tarafından fatura kesileceğinin söylendiğini ifade etti.