İsrail seçimlerinde son durum! Oyların yüzde 84,5'i sayıldı, Trump devreye girecek deniyor
İsrail'de 27 Ekim Salı günü gerçekleştirilerin parlamento seçimlerinin ardından oyların yüzde 84,5'i sayıldı.
İsrail'de dün yapılan parlamento seçimlerinin ardından oyların yüzde 84,5'i sayılırken, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalif blok ve Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğu, koalisyon kurmak için yeterli 61 milletvekiline ulaşamıyor.

İSRAİL'DE SANDIKTAN ÇIKAN SONUÇ
Oyların yüzde 84,5'i sayıldıktan sonra ortaya çıkan tabloya göre, iktidar bloğu 54, muhalefet bloğu ise 49 sandalye ile seçim yarışını sürdürüyor.
Mevcut tabloda, iktidardaki Likud Partisi 27 sandalye alırken, Eisenkot'un Yashar Partisi 22 sandalyeyle ikinci sırada yer alıyor.
İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin ise toplam 17 sandalye elde ettiği görülüyor. Ortak Liste'nin 11, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi'nin 6 milletvekili çıkarması bekleniyor.
Muhalefet kanadında eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid'in "Birlikte Listesi" 12, Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi 7, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi ise 8 sandalye bandında seyrediyor.

İktidar blokundaki Ultra-Ortodoks Yahudileri (Haredi) temsil eden Şas Partisi'nin 7, Birleşik Tevrat Yahudiliği'nin 7, Netanyahu'nun aşırı sağcı müttefikleri Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi'nin 7, Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi'nin 6 milletvekili elde edeceği öngörülüyor.
İsrail basını, oy sayımının ardından partilerin çıkardığı milletvekili sayılarının değişebileceğine, buna karşın Arapların bu kadar sandalye elde ettiği durumda Netanyahu bloğunun da Eisenkot liderliğindeki muhalefetin de koalisyon kurabilecek çoğunluğu sağlayamayacağına dikkati çekiyor.

"TRUMP NETANYAHU'YA BASKI YAPACAK"
ABD Başkanı Donald Trump'ın, parlamento seçimlerinin yapıldığı İsrail'de muhalefetle ulusal birlik hükümeti kurması için Başbakan Binyamin Netanyahu'ya baskı kuracağı belirtildi.
Yedioth Ahronoth gazetesinin ABD Başkanı'na yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump’ın Netanyahu’yu bölge ülkelerinin İsrail’le normalleşmesini içeren Abraham Anlaşmaları’nın genişletilmesine imkan sağlayacak rotasyonlu ulusal birlik hükümeti kurmaya zorlayacağı aktarıldı.

ABD’li kaynaklar, ABD Başkanı Trump’ın parlamento seçimleri öncesi Netanyahu'ya verdiği desteğin karşılığını talep etmekten vazgeçmeyeceğini söyledi.
Trump'ın, kurulması halinde hükümete aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in dahil edilmelerini önlemek için elindeki tüm imkanları kullanacağını vurgulayan kaynaklar, Washington'da Ben-Gvir'in bulunduğu bir hükümetin bir seçenek olarak görülmediğinin altını çizdi.
Yedioth Ahronoth gazetesi, Suudi Arabistan dahil olmak üzere bölgedeki Arap ülkelerinin Netanyahu'nun başbakanlığındaki İsrail'le normalleşmeyeceğini açıkça ifade ettiğini hatırlattı.
CUMHURBAŞKANI HERZOG'DAN UYARI
Açıklanan ilk sonuçların ardından siyasi belirsizlik derinleşirken İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’dan dikkat çeken bir hamle geldi. Seçim sonrası ilk kamuoyu açıklamasını gerçekleştiren Herzog, Kudüs'teki Cumhurbaşkanlığı Konutu'nda düzenlenen toplantıda siyasi partilere seslenerek ülkeyi yeni bir seçime götürmekten kaçınmaları gerektiğini vurguladı. Herzog yaptığı açıklamada, "Dün yaşananlardan sonra, bir başka seçim turunu önlemek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Bu nedenle buraya gelen herkesin açık fikirli olmasını bekliyorum" ifadelerini kullandı.
İSRAİL'İ BEKLEYEN 3 SENARYO
SEÇİMLERİN YENİLENMESİ: Seçimlerde iki blok da anketlerin gösterdiği gibi koalisyon için yeterli çoğunluğa ulaşamazsa ve kampanyalarında vaat ettikleri rotayı izlerse, seçimlerin yenilenmesi en kuvvetli ihtimal olarak görülüyor.
Benzer siyasi kilitlenmeyi 2019-2022 arasında yaşayan ve 4 yılda 5 kez sandığa gidilen İsrail'de, benzer manzaranın ortaya çıkma ihtimalinin olduğu değerlendiriliyor.
Seçimlerin ardından İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, siyasi partilerin liderleriyle istişare toplantıları yapacak, başbakan adaylarını dinleyecek ve muhtemelen birinci çıkan partinin liderine hükümet kurma yetkisi verecek. Yetkiyi alan lider ek süre ile birlikte 6 hafta içerisinde hükümeti kuramazsa, ikinci bir lidere 4 hafta süre tanınacak, onun da başarısız olması durumunda 3 hafta içinde mecliste 61 milletvekilinin imzasıyla bir koalisyon kurulması beklenecek. Yine hükümet kurulamazsa, meclis feshedilecek ve 3 ay içerisinde seçimler yenilenecek.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, yolsuzluk davaları nedeniyle koltuğunu bırakmak istemediği gerekçesiyle eleştirilen Netanyahu, "de facto" olarak görevine devam edecek ve ülkeyi 2027'nin ilk yarısında yeniden seçimlere götürecek.
Başbakanlık koltuğunda 5-6 ay kadar daha kalması beklenen Netanyahu'nun bu süreçte, yenilenen seçimlere daha sert politikalarla hazırlanacağı ve bölgede tansiyonu daha da yükselteceği yorumları dikkati çekiyor.

EİSENKOT HÜKÜMETİ İHTİMALİ
Netanyahu, "Muhalefet blokunun Arap partileriyle koalisyon kuracağı" iddiasını kampanyasının merkezine yerleştirirken Likud Partisi, kampanya dönemi boyunca "ya sağ, ya Filistin" mottosunu kullandı.
Buna karşı muhalif lider Eisenkot, Arap partileriyle birlikte hareket etmeyeceği, hükümeti döneminde Filistin devletinin kurulmayacağı yönündeki söylemlerle savunma pozisyonuna geçti.
Aynı şekilde, başta eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman olmak üzere, muhalefet blokundaki bazı sağcı siyasiler, Filistinlilerle aynı masaya oturmayacaklarını açıkça belirtti.
İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerden Raam'ın lideri Mansur Abbas, 2021'de olduğu gibi koalisyona katılmaya açık olduğunu duyurdu. Buna karşın anketler Raam'ın desteğinin yetmeyebileceğine işaret ediyor.
Hadash, Taal ve Balad’dan oluşan Ortak Liste "aşırı sağcı hükümeti devirmek için dışarıdan destek verebileceklerini" ifade ederek kapıyı açık bıraktı.
Buna karşın, Eisenkot ve müttefiklerinin seçimler öncesindeki tutumunu sürdürmesi halinde bu ihtimalin gerçekleşmesi zor olsa da İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler mecliste kilit konumda yer almayı sürdürecek.
"ULUSAL BİRLİK HÜKÜMETİ"
Netanyahu'nun Temmuz 2026'da dile getirdiği iktidar ve muhalefetten partilerin yer aldığı geniş tabanlı "ulusal birlik hükümeti" iddiası, son günlerde en fazla gündeme gelen senaryo olmuştu.
İsrail basını, Cumhurbaşkanı Herzog'un da 2019-2020 yıllarında 11 ayda üç seçimin yaşanması gibi bir senaryo ile karşılaşmamak için Netanyahu ve Eisenkot'un bir "ulusal birlik hükümetine" öncülük etmesi gerektiği düşüncesinde olduğunu aktardı.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de sık sık Netanyahu'nun kendisiyle görüntü vermekten kaçındığını ve devre dışı bırakmaya çalıştığını belirterek Netanyahu'nun ulusal birlik hükümeti arayışında olduğunu iddia ediyordu.
Gerek Netanyahu gerek Eisenkot, seçim arifesinde, böyle bir geniş tabanlı hükümeti amaçlamadıklarını savunsa da bu ihtimal dışlanmıyor.
İsrail basını, Netanyahu ve Eisenkot'un liderlik edeceği olası bir hükümette, İsrail için de bir yük olmaya başladığı savunulan, Filistinlilere yönelik insan hakları ihlallerine öncülük ettiği için uluslararası kamuoyunun tepkisini çeken Ben-Gvir'in olmayacağını, diğer bir aşırı sağcı bakan Smotrich'in durumunun ise belirsiz olduğunu değerlendiriyordu.
Eisenkot'un daha önce rotasyon süreçlerinde koltuğu ortağına bırakmayı reddederek siyasi kriz çıkaran Netanyahu'dan bu konuda güvence isteyebileceği, 7 Ekim olaylarına ilişkin devlet soruşturması ve yargı düzenlemelerinin durdurulmasını talep edebileceği ileri sürülüyordu.
Özellikle ABD ve İsrail'in İran'a yönelik olası yeni saldırılarının, muhalefet cephesini böyle bir koalisyon hükümeti için masaya oturmaya zorlayabileceği ve ulusal birlik hükümeti ihtimalini kuvvetlendireceği belirtiliyor.