BIST 11.065
DOLAR 33,04
EURO 36,04
ALTIN 2.561,87
HABER /  GÜNCEL

İnternet hızı % kaç azaldı ?

Tüm İnternet Derneği, Cezayir depreminin Türkiye’nin fiberoptik internet çıkışlarının ne kadar olduğu ve şimdiki hızıyla ilgili bilgi verdi.

Abone ol

Tüm İnternet Derneği, Cezayir depreminin Türkiye’nin fiberoptik internet çıkışlarını yüzde 95.4 azalttığını açıkladı. Tüm İnternet Derneği (TİD), 22 Mayıs 2003 günü Cezayir yakınlarında meydana gelen deprem felaketi nedeniyle Akdeniz’den geçen ve uluslararası haberleşme trafiğini taşıyan fiberoptik kablolarından bir bölümünün hasar gördüğünü ve bu nedenle Türkiye’nin yurtdışı internet trafiğinin önemli ölçüde aksadığını belirtti ve durum değerlendirmesi yaptı. Hasarın boyutunu özetleyen Tüm İnternet Derneği Genel Sekreteri İzzet Mumcu, “Türkiye’nin toplam yurtdışı internet port kapasitesi olan 1.132/1.011 Gbps’lık kapasite, 200/79 Mbps’ye düşmüştür. Yani toplamda % 83’lük bir kapasite kaybı vardır. Türk Telekom, olay anından sonra yaklaşık on günlük bir süreç içinde uydu üzerinden bir adet 34, bir adet de 155 Mbps kapasiteyi kullanıma vermiştir. Böylece Türkiye’nin toplam yurtdışı çıkış kapasitesi şu anda 389 Mbps düzeyine, yani olması gerekenin % 34’ü düzeyine gelmiştir. Bu toplam kapasitenin 344 Mbps’lik kısmı ise uydu üzerindedir. Konuya fiberoptik altyapı açısından bakarsak, kapasite 977 Mbps’dan 45 Mbps’a, yani toplamın yüzde 4.6’sına düşmüştür. Fiberoptik, uyduya göre çok daha hızlı ve ucuz bir teknolojidir. Yedekli çalıştırıldığında da son derece güvenli olmaktadır. Ancak gerekli yatırımlar zamanında yapılmadığı için bu felaket sonucunda yaklaşık 20 gündür toplam yurtdışı fiberoptik erişimlerimizde yüzde 95.4’lük bir kayıp bulunduğu görülmektedir.” dedi. Olayın etkilediği diğer ülkelere baktığımızda, bu felaketi, ülkelerin etkilenme oranı ve sorunun giderilme süresi açısından incelememiz gerektiği ortaya çıkmaktadır. Nitekim, iletişim yatırımlarının önemine inanan gelişmiş ya da gelişmekte olan birçok ülke, alternatif fiberoptik hatlar oluşturarak riski azaltmış ve olaydan hemen hemen hiç etkilenmemiştir. Diğer yandan, sözkonusu olaydan Türkiye gibi etkilenen bazı ülkeler de sorunu ilk 48 saat içinde büyük oranda çözmüş ve internet trafiklerini normale çevirmişlerdir. Sözlerine Türk Telekom A.Ş’nin gerek yatırım, gerekse işletme konusunda yetersiz kaldığını belirterek devam eden Mumcu, “Türk Telekom’un bir yayın kuruluşuna yaptığı açıklama adeta başarısızlığını onaylamıştır. Açıklamada ‘Arızalı olan kablolarda internet devresi olan tüm ülkeler bu durumdan etkilenmiştir. Ancak etkilenme oranı, internet devresinin ne kadarının arızalı olan kablolardan gittiğine bağlıdır’ denilmektedir. Yani Telekom’un yaptığı ve zaten yetersiz olan yatırımlar, bütün yumurtaları aynı sepetin içine koymaya benzemektedir. Unutulmaması gereken konu şudur ki; Türk Telekom Türkiye’de halen tekeldir ve ülkenin iletişim politikasını belirleyen tek unsurdur. Biliyoruz ki; gelişmiş ülkelerin toplam fiberoptik kapasiteleri bugün, kullandıkları kapasitenin yaklaşık on katı düzeyindedir. Yani yüzde 900 yedeklilikle çalışmaktadırlar. Türkiye’nin düştüğü duruma bakarsanız arıza sonucu elde kalan FİBEROPTİK kapasite düzeyi toplamın yüzde 4.6’sı oranındadır. Türk Telekom, işine gelen bazı konularda tekel olma hakkını ve hakim durumunu sonuna kadar ve Rekabet Kurumu kararlarıyla tespit edildiği üzere birçok konuda da kötüye kullanırken, işine gelen durumlarda da bir A.Ş. olduğunu ve A.Ş. gibi davranması gerektiğini öne sürmektedir” dedi. Yurtdışı Yatırımlarında Önemli Aksaklıklar Oluştu Fiberoptik yatırımlarının gecikmesine gerekçe olarak Türk Telekom A.Ş. tarafından gösterilen sebep Kamu İhale Kanunu’dur(KİK). Ancak KİK, kamu yöneticileri için işlerin yürümemesinin bir mazereti olamaz. Acil durumlarda KİK içinde çözümlerin olduğu yetkili ağızlardan dile getirilmiştir. Yeni çıkan ve birçok kamu yöneticisinin iyi bilemediği bu kanun olumsuzlukların sebebi olarak gösterilemez. Üstelik, daha önce defalarca Türk Telekom’a Geçiş Hakkı karşılığında ücretsiz bant genişliği teklif eden ve bedava Fiberoptik kurmak için izin isteyen yabancı firmaların bu teklifleri reddedilmiştir. Konunun ekonomik yönüne baktığımızda ise, telafi edilmesi çok zor olan zararların otaya çıktığı görülmektedir. Örneğin, yurtdışındaki e-posta hesabına ulaşamayan bireysel kullanıcılar, önemli yabancı yayınlara ulaşamayan öğretim görevlileri ya da öğrencilerin yanında asıl büyük kayıp, yurtdışı ile bağlantılı çalışan firmalarda meydana gelmiştir. Bu firmaların yurtdışı iletişimlerinin yavaşlaması ya da kesintiye uğraması, büyük zaman ve para kayıplarına neden olmuş, iş fırsatları kaçırılmıştır. İnternet Servis Sağlayıcıları’nın Zararlarını Kim Karşılayacak? Müşterilerine koşulsuz müşteri memnuniyeti anlayışı ile hizmet vermeyi hedefleyen ve servis kalitelerini düşürmek istemeyen İnternet Servis Sağlayıcılar, bu durum karşısında acilen alternatif uydu internet çıkışları satın almışlardır, bu da büyük bir zarara sebebiyet vermiştir. Bu yüzden Tüm İnternet Derneği’ne üye olan İnternet Servis Sağlayıcılar, ücretini ödedikleri, ancak karşılığında alamadıkları hizmetlerin bedelini Türk Telekom A.Ş’den yasal prosedür ile geri isteme yoluna gideceklerdir.