Çin'in Nostradamus'undan korkunç senaryo! Dünya bu bela ile karşı karşıya...

Çin'in Nostradamus'undan korkunç senaryo! Dünya bu bela ile karşı karşıya...

2024’teki öngörüleriyle dikkat çeken Çinli akademisyen Jiang Xueqin, ABD’nin İran’la gireceği uzun soluklu bir savaşın zorunlu askerlikten ekonomik çöküşe ve iç savaşa kadar uzanan küresel bir kriz zincirini tetikleyeceğini iddia etti.

Çin'in Nostradamus'undan korkunç senaryo! Dünya bu bela ile karşı karşıya... - Resim: 1

Jiang Xueqin’e "Çin’in Nostradamus’u" unvanının kazandırılması, 2024 senesinde gerçekleştirdiği bir konuşmanın 2026 yılı içerisinde tekrar popülerleşmesine dayanıyor. Jiang, bahsedilen konuşmasında Donald Trump’ın yeniden başkanlık makamına oturacağını, Amerikan ve İran hükümetleri arasında şiddetli bir çatışma patlak vereceğini ve ABD'nin bu harple birlikte oldukça zorlu bir döneme gireceğini iddia etmişti.

Yaptığı açıklamaların, Trump’ın 2024’teki sandık başarısının ardından ve tırmanan ABD-İran gerilimiyle paralellik göstererek dijital platformlarda yayılması, Jiang hakkında "öngörüleri isabet sağladı" algısını kuvvetlendirdi.

1 6
Çin'in Nostradamus'undan korkunç senaryo! Dünya bu bela ile karşı karşıya... - Resim: 2

GELECEĞE DAİR KUSURSUZ FIRTINA VE 2027 SENARYOLARI

Çinli araştırmacının yakın dönemdeki değerlendirmelerinde 2027 yılı hayati bir eşik olarak tarif ediliyor. Akademisyene göre Amerika'daki toplumsal kutuplaşmanın tırmanması, finansal krizlerin ağırlaşması ve çatışmanın getirdiği toplumsal külfetlerin artması ülkeyi devasa bir kaosa sürükleyebilir.

Çeşitli podcast programlarında görüşlerini aktaran Jiang, bir iç savaşın zeminini oluşturacak toplumsal şartların kademeli olarak olgunlaşabileceğini belirtiyor. Kendi tezinde, ülke çapına yayılan memnuniyetsizliklerin, kitlesel eylemlerin, başkaldırıların ve lokal çatışmaların birbirini tetikleyeceğini öngörüyor. Akademisyen aynı zamanda dünya ekonomisinin 2027'ye kadar kırılma noktasına gelebileceği kanısında.

2 6
Çin'in Nostradamus'undan korkunç senaryo! Dünya bu bela ile karşı karşıya... - Resim: 3

Jiang’ın 2027 tahminlerinin odak noktasında İran yer alıyor. Washington'ın Tahran ile uzun soluklu bir harbe sürükleneceğini düşünen akademisyen, bu mücadelenin yalnızca hava bombardımanlarıyla sınırlı kalmayıp en nihayetinde kara birliklerinin sevk edileceği bir boyuta ulaşacağını savunuyor.

Nisan ayındaki bir yayınında ABD-İran geriliminin tırmanacağını ve Washington’ın İran topraklarına kara harekâtı planlayabileceğini dile getiren Jiang, bu tarz bir adımla ABD'nin kısa sürede çıkamayacağı bir bataklığa saplanacağını iddia ediyor.

Söz konusu analizde dört senelik bir harp periyodu bile 'iyimser' bir ihtimal olarak görülürken, sürecin 10 ya da 20 yıla uzayabileceği değerlendiriliyor. Bu görüş; Vietnam ve Afganistan örneklerinde olduğu gibi, uzun süren mücadelelerin Amerikan iç siyasetinde yarattığı ağır tahribatlarla kurulan tarihsel bağlara dayanıyor.

Senaryonun bir diğer boyutu ise Amerikan ordusunun asker ihtiyacı. İran'da kapsamlı bir kara operasyonuna girişilmesi durumunda ABD’nin mevcut askerî gücünün yetersiz kalacağını belirten Jiang, Washington’ın genel askerlik sistemini yeniden başlatmak zorunda kalacağını ileri sürüyor.

Bu ihtimal dahilinde 18 yaşındaki erkeklerin dahi mecburi askerlik kapsamına alınabileceğini öne sürüyor. Jiang’a göre 2027 senesine kadar böyle bir mekanizmanın işleyebilmesi için gerekli idari ve siyasi hazırlıkların yapılması gerekecek. Bu varsayım, tahminlerin en çok tartışılan kısmını oluşturuyor. Çünkü Jiang burada sadece savaşın süreceğini değil, aynı zamanda Amerikan halkının günlük yaşamını kökten değiştirecek boyuta ulaşacağını kabul ediyor.

İÇ GÜVENLİK ORGANLARI VE TOPLUMSAL SIKIŞMA

Jiang’ın 2027 planlamalarında göçmen politikaları da kritik bir yer tutuyor. Akademisyen, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı’nın (ICE) saha operasyonlarının ve etkinliğinin belirgin şekilde artacağını düşünüyor. Metropollerde ICE baskınlarının sıklaşmasının, hali hazırda yüksek olan toplumsal tansiyonu daha da tırmandıracağını öngörüyor.

Devamında Ulusal Muhafız birliklerinin büyük şehirlerde daha yoğun şekilde görevlendirilebileceğini savunuyor. Jiang’ın kurgusunda bu olaylar bağımsız gerçekleşmiyor. Aksine; harp, göçmen uygulamaları, ekonomik dar boğaz ve siyasi ayrışma birbirini besleyen bir zincir oluşturuyor. Tablonun sonunda ise metropollerde kitlesel eylemler, başkaldırılar ve yerel çatışmaların baş göstermesi bekleniyor.

Analizdeki bir diğer stratejik başlık ise küresel finans dengeleri. Akademisyen, İran çatışmasının sadece askerî bir durum olmadığını, enerji koridorları üzerinden küresel çapta ekonomik sarsıntılar yaratabileceğini savunuyor. Bu çerçevede bilhassa Hürmüz Boğazı’na vurgu yapıyor. Dünya enerji naklinin en hayati noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli tıkanması halinde petrol ve doğal gaz tedarikinde ciddi aksamalar yaşanacağını söyleyen Jiang, bunun küresel finans ağında domino etkisi yaratacağını düşünüyor.

Kurgulanan senaryoya göre enerji maliyetlerindeki artış yalnızca yakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmayacak. Doğal gaz ve gübre fiyatlarının tırmanması, tarımsal maliyetleri yükselterek gıda maddelerinde de sert fiyat artışlarını beraberinde getirecek. Bu süreçte enerji krizinin gıda krizine, onun da toplumsal patlamalara evrileceğini iddia ediyor. Bu sebeple Jiang, Hürmüz Boğazı’nın defaatle kapanmasını küresel sistem adına devasa bir risk olarak nitelendiriyor.

3 6
Çin'in Nostradamus'undan korkunç senaryo! Dünya bu bela ile karşı karşıya... - Resim: 4

‘SAVAŞ KAYBEDİLİRSE AMERİKAN EKONOMİSİ ÇÖKER’

Jiang’ın değerlendirmesinde ABD-İran savaşının neticesi ile Amerikan ekonomisinin geleceği arasında doğrudan bir bağ kuruluyor. Akademisyene göre Washington’ın yenilgisi, sadece askerî veya diplomatik bir mağlubiyet anlamına gelmeyecek. Bunun aynı zamanda ABD’nin finansal ve jeopolitik hegemonyasına vurulmuş ağır bir darbe olacağını düşünüyor.

Nisan ayındaki podcast yayınında Jiang, İran çatışmasının ekonomik boyutunun bilhassa petrol ticareti ve ‘petrodolar’ mekanizmasıyla doğrudan ilintili olduğunu öne sürdü. Jiang’ın yaklaşımında enerji piyasası, doların küresel rezerv para konumu ve ABD’nin jeopolitik gücü birbirine bağımlı unsurlar olarak ele alınıyor. Bu sebepten İran savaşının uzamasıyla belirecek finansal külfetlerin Washington’ın küresel liderliğini zayıflatabileceğini iddia ediyor.

4 6
Çin'in Nostradamus'undan korkunç senaryo! Dünya bu bela ile karşı karşıya... - Resim: 5

BEYAZ SARAY’DAKİ SİYASİ HESAPLAR VE STRATEJİLER

Jiang’ın tezlerinde Donald Trump da anahtar bir figür konumunda. Akademisyen, Trump’ın nihai hedeflerinin sadece İran savaşını kazanmaktan ibaret olmadığını düşünüyor. Jiang’a göre Trump kulvarında esas gayesi, siyasi gücünü muhafaza etmek ve 2028 sonrasında da Amerikan politikalarında yön verici aktör olmayı sürdürmek.

Jiang, Trump’ın kendisini Amerika’yı kurtarmakla görevli bir lider olarak gördüğünü iddia ediyor. Bu bakış açısı üzerinden Trump’ın çatışmalardaki olası başarısızlıkları dahi siyasi ikbal doğrultusunda kullanabileceğini öne süren Jiang, İran krizinin Trump yönetimi adına yalnızca bir dış politika konusu olmadığını savunuyor. Fakat bu analiz Jiang’ın şahsi yorumudur; Trump’ın zihinsel motivasyonlarına dair bağımsız biçimde doğrulanmış bir veri değildir.

5 6
Çin'in Nostradamus'undan korkunç senaryo! Dünya bu bela ile karşı karşıya... - Resim: 6

KÜRESEL DENGELERDE 2030 VİZYONU

Jiang’ın projeksiyonu sadece 2027 ile sınırlı kalmıyor. Akademisyen, 2030’a yaklaşırken ABD ve Avrupa genelinde ‘küreselciler’ ile ‘milliyetçiler’ arasında çok daha şiddetli bir siyasi hesaplaşmanın yaşanabileceğini de ileri sürüyor.

Bu kutuplaşmanın partiler üstü bir boyuta ulaşarak toplumun tüm katmanlarına ve kamu kurumlarına sirayet edebileceğini iddia eden Jiang, Batı medeniyetindeki mevcut ayrışmanın daha da derinleşeceği düşüncesinde. Sonraki beyanlarında ise Trump’ın 2028’de üçüncü defa başkanlık koltuğuna oturabileceğine dair tartışmalı bir kurgu ortaya koydu. Ancak Trump’ın üçüncü kez başkan seçilmesi, mevcut anayasal mevzuat açısından olağan bir seçim senaryosu değildir.

6 6