CHP'den Halk TV'ye kayyum atanmasıyla ilgili açıklama
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturma kapsamında Halk TV'ye kayyum atanmasından sonra gözler CHP'ye çevrildi. CHP'den yapılan açıklamada "Kanala kayyum atayanları eleştirmek yerine Erdoğan’ı eleştirmek yerine Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldırmayı tercih edenleri de görüyoruz. Bize saldırmanın bir maliyeti yoktur; kayyum atayanları eleştirmenin ise açık bir bedeli vardır" denildi.
Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Halk TV'nin de olduğu Mahiroğlu'na ait şirketlere kayyum atandı.
Kayyum kararı sonrası yaptığı paylaşımda bulunan Mahiroğlu, Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak "Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de” ifadelerini kullandı. Bilindiği üzere Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde Halk TV'yi 24 saat yalan haber üretmekle suçlamış ve Mahiroluğlu'nun yurt dışında ikamet etmesini eleştirmişti.
Kayyum kararı ve Mahiroğlu'nun eleştirilerine ilişkin CHP'den yanıt gecikmedi.
Sıcak gelişmenin ardından CHP Grup Başkanlığı'ndan yazılı mesaj paylaşıldı. Açıklama şu şekilde:
"Halk TV’ye yönelik şafak operasyonu, muhalif medyaya dönük sistematik baskının yeni ve utanç verici bir halkasıdır. Kanal sahibinin ticari faaliyetlerine ilişkin soruşturmalar gerekçe gösterilerek gerçekleştirilen el koyma işlemi, halkın haber alma özgürlüğüne ağır ve doğrudan bir darbe indirmiştir. Çalışanların potansiyel suçlu muamelesi görerek iş yerlerine girmelerinin engellenmesi ise medya tarihinin kara sayfalarına eklenecek niteliktedir.
Ülkeyi tek kişilik irade ve baskı rejimiyle yöneten zihniyetin artık görmesi gereken gerçek şudur: Medya kuruluşları itibar müesseseleridir; keyfî müdahalelere açık hedefler değildir. Bu nedenle; Kanalın canlı yayınının engellenmesi kabul edilemez. Yayın politikası, kanalın kendi habercileri dışlanarak ve dışarıdan dayatılarak belirlenemez. Çalışanların özlük haklarının korunması, ertelenemez bir önceliktir. Bir yayın kuruluşunun haberlerini eleştirmek, yanlış bulduğumuz yayınlara itiraz etmek ve yasal haklarımızı kullanmak, demokratik hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak bir kuruma ilişkin iddialar; savunma hakkı, masumiyet karinesi ve hukuki güvenceler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bugün yaşanan olayın gerekçeleri ve soruşturmanın kapsamı bütün yönleriyle açıklığa kavuşmadan peşin hüküm vermek, hukuku ayaklar altına almaktır.
"SÜREÇ ŞEFFAF YÖNETİLMELİ"
Kanala kayyım atayanları eleştirmek yerine Erdoğan’ı eleştirmek yerine Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldırmayı tercih edenleri de görüyoruz. Bize saldırmanın bir maliyeti yoktur; kayyım atayanları eleştirmenin ise açık bir bedeli vardır. Bu kolaycılığı anlıyoruz ancak bu, gerçekle yüzleşmenin yerini tutmaz. Yetkili kurumların hukuka uygun hareket etmesi, sürecin şeffaf yürütülmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi zorunluluktur.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak kişilere ve kurumlara göre değişmeyen bir hukuk anlayışını savunuyoruz. Eleştiri hakkı kadar sorumluluk, özgürlük kadar hukuk ve iddialar karşısında gerçeğin ortaya çıkarılması da demokratik düzenin vazgeçilmez unsurlarıdır. Türkiye’nin ihtiyacı; güven veren bir hukuk düzeni, şeffaflık ve demokratik kurumların güçlendirilmesidir. Hak, hukuk ve adalet mücadelesi çerçevesinde Halk TV sürecini dikkatle ve yakından izleyecek; halkın haber alma özgürlüğüne ve medya çalışanlarının haklarına zarar verecek her türlü adımın karşısında duracağız."