Cem Yılmaz kalp krizi geçirdi! Ağabeyi Can Yılmaz sinirden küplere bindi
Ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlar gündem oldu. Kardeşine yönelik yorumlara tepki gösteren Can Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla sert ifadeler kullandı.
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy’deki evinde rahatsızlanan ünlü komedyen Cem Yılmaz, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Yaşananların ardından Cem Yılmaz’ın sağlık durumuyla ilgili sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapılırken, ağabeyi Can Yılmaz da kardeşine yönelik yorumlara tepki gösterdi. Can Yılmaz’ın açıklamaları gündeme bomba gibi düştü.
Bunun üzerine sağlık ekipleri, göğüs ağrısı şikayeti bulunan ünlü komedyeni ambulansla Ayvacık Devlet Hastanesi'ne götürmüştü.
Buradan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesi'ne sevk edilen Yılmaz'ın, Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından anjiyoişlemine alındığı öğrenilmişti.
"BİR İNSANIN GEÇİREBİLECEĞİ BÜYÜK KALP KRİZLERİNDEN BİRİYLE GELDİ"
Cem Yılmaz’ın anjiyosunu gerçekleştiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit de; "Cem Bey bize bugün kalbin ön yüzünü ilgilendiren bir kalp kriziyle başvurdu. Geldiğinde bilinci açıktı. Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemiyle işlemini tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. 2 gün boyunca takibini burada devam ettirmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur. Bizim kalp krizi türlerimiz var; bir insanın geçirebileceği büyük kalp krizlerinden biriyle geldi. Ayvacık Devlet Hastanesindeki arkadaşlar, çok hızlı bir şekilde, vakit kaybetmeksizin müdahale etti. Kalp krizini kalp yetersizliğine çevirmeden sağ salim yatağına aldık. Buradan herkese teşekkür etmek istiyorum. Herkes Ayvacık'tan itibaren, göğüs ağrısı başladığından beri çok güzel müdahale etmiş" ifadelerini kullanmıştı.
"SİZ OLMASANIZ KALP KRİZİ DE OLMAZDI HAYATTA"
Yaşananların ardından Cem Yılmaz, tedavi gördüğü hastane odasından bir paylaşımda bulunarak sağlık durumu hakkında açıklamada bulunmuştu. Ünlü komedyen şu ifadeleri kullanmıştı:
"Sağ olun arkadaşlar iyiyim. Tam 'Gora'nın çekimleri bitti, dedim ki; 'Şimdi iş bitince çıkar yorgunluğu, sette hiç belli etmez, kemiklerin ağrır iş bitince...' Dün kötü bir ağrı saplandı göğsüme sırtıma, eve gidip yatsam hala yatıyor olurdum... Ayvacık'ta ilk hastanede, burada Çanakkale'deki arkadaşlarıma teşekkür ederim, edeceğim sonra detaylı... Soran eden gelen herkese teşekkür ederim. Sağlık Bakanımız da sağ olsun geçmiş olsun dileklerini iletmiş. Tüm sağlık dünyası zaten beni sever ne mutlu... Neyse kötü bir gün geçirdim vesselam. Doktorlar 'Stresten uzak durun' dedi, güldüm. Yine 'Ağabey az iç' diyen, 'Saçı kesti, yeni imaj' diyenlere bir sözüm var: Siz olmasanız kalp krizi de olmazdı hayatta. Sevenlere tekrar tekrar teşekkür ederim. Sağlıklı olun inşallah."
Yılmaz’ın geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlar tepki çekti. Cem Yılmaz’ın abisi Can Yılmaz, sosyal medya hesabından kardeşine gelen yorumlara kayıtsız kalamadı.
"KİMSENİN CEM'İ SEVME MECBURİYETİ YOK"
Can Yılmaz, "Kimsenin Cem'i sevme mecburiyeti yok" diyerek, eleştiri ile bir insanın ölümünü dilemenin aynı şey olmadığını söyledi.
Sosyal medyadaki nefret dilinin ve merhametsizliğin ulaştığı boyuta değinen Can Yılmaz, "Senden hoşlanmıyorum ile keşke ölseydin arasında fikir farkı değil, insanlıkla ilgili ciddi bir mesafe var. Üstelik mesele sadece Cem değil; bugün o, yarın sevmediğiniz başka biri. Ölümün bu kadar sıradan bir tartışma malzemesi haline gelmesi ürkütücü. Birini sevmemek çok insani, ancak ölmesini istemek değil" ifadelerini kullandı.
Can Yılmaz, açıklamasında şunları söyledi:
"Son iki gündür insanlardan çok güzel mesajlar, iyi dilekler geliyor. Tanıdığımız, tanımadığımız birçok insan arıyor, soruyor. Hepsine teşekkür ederim. Bir de başka türlü mesajlar var. “Keşke ölseydi”, “Niye kurtardınız?”, “Yallah”, “Niye ölmemiş” “Tüh yine ölmedi” vb. yazanlar var. Kimsenin Cem’i sevme mecburiyeti yok. Yaptığı işi beğenmeyebilirsiniz, fikirlerine katılmayabilirsiniz, kendisinden hiç hoşlanmayabilirsiniz. Bunların hepsi son derece normal. Burada mesele bir insanın sevilmemesi değil. Sevmemek, eleştirmek, öfkelenmek herkesin hakkı. Ama bir insanın ölümünü dilemek bunların devamı değil. Başka bir yere ait. Çünkü “Senden hoşlanmıyorum” ile “Keşke ölseydin” arasında fikir farkı değil, insanlıkla ilgili ciddi bir mesafe var. Asıl üzerinde durulması gereken de o mesafenin nasıl bu kadar kolay aşılır hale geldiği. Üstelik mesele Cem de değil. Bugün o, yarın sevmediğiniz başka biri. Sonra bir bakıyorsunuz, ölüm bile günlük tartışmanın içinde kullanılan sıradan bir kelime olmuş. İşin ürkütücü tarafı, bunları yazanların çoğunun muhtemelen kendilerini kötü insanlar olarak görmemesi. Günlük hayatlarına devam ediyorlar, sevdikleri insanlar var, üzüldükleri şeyler var. Ama hiç tanımadıkları birinin ölümünü isteyebiliyorlar. İnsanın kendi hayatında sahip çıktığı merhameti, tanımadığı ya da sevmediği birinden bu kadar kolay esirgeyebilmesi tuhaf. Birini sevmemek çok insani. Ölmesini istemek değil."