BIST 14.209
DOLAR 47,06
EURO 54,05
ALTIN 6.107,01
HABER /  GÜNCEL

Bakan Fidan'dan Ukrayna'da önemli açıklamalar! 'Barış için diplomatik çabaları artıracağız'

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukraynalı mevkidaşı Andriy Sibiha ile ortak basın toplantısında konuştu. 'Ukrayna ile Rusya süratle müzakere masasına dönmeli' diyen Fidan, "Önümüzdeki dönemde müzakerelere tekrar ev sahipliği yapmak dahil olmak üzere doğrudan diplomatik çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Abone ol

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslar için bugün Ukrayna'ya gitti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ile bir araya gelen Fidan yapılan basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Fidan yaptığı açıklamada, "Önümüzdeki dönemde müzakerelere tekrar ev sahipliği yapmak dahil olmak üzere doğrudan diplomatik çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha, “Müzakerelerin, özelikle de Zelenskiy ve Putin arasında gerçekleşebilecek olası görüşmelerin Türkiye’de yapılabileceğini ifade ediyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna'ya resmi temaslarda bulundu ve mevkidaşı Andriy Sibiha ile bir araya gelerek basın toplantısı düzenledi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslar için Ukrayna'ya gitti.
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ile bir araya geldi.

Yapılan basın toplantısında önemli açıklamalarda bulunuldu.

"DİPLOMATİK ÇABALARIMIZI ARTIRARAK SÜRDÜRECEĞİZ"

İşte Bakan Fidan'ın açıklamalarından satırbaşları:

Bugünkü görüşmemiz, kısa süre önce ev sahipliğini yaptığımız NATO Ankara Zirvesi'nin hemen ardından gerçekleşmesi bakımından da ayrı bir anlam taşımaktadır. NATO Zirvesi'nde müttefikler olarak Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesine yönelik güçlü mesajlar verilmiştir.

Türkiye, savaşın ilk gününden beri Ukrayna'ya hem siyasi hem de askeri destek vermektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın NATO liderler oturumunda belirttiği üzere, Türkiye olarak Ukrayna için önceliklendirilmiş ihtiyaçlar listesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Zirveyi müteakiben, malumunuz olduğu üzere bu hafta başında Paris'te düzenlenen Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi'ne Sayın Cumhurbaşkanımızı temsilen katıldım. Burada da Ukrayna'ya desteğimizin farklı veçhelerini muhataplarımızla ele alma imkanımız oldu.

Bildiğiniz gibi Türkiye, savaşın başından bu yana iki tarafla da doğrudan temaslarını sürdürmektedir. Geçtiğimiz ay Moskova'ya gerçekleştirdiğim ziyarette; savaşın mümkün olan en kısa sürede ve barışçıl yollardan sonlandırılmasına yönelik telkinlerimizi bir kez daha ilettik, onlardan da görüşlerini alma imkanı bulduk. Önümüzdeki dönemde müzakerelere tekrar ev sahipliği yapmak dahil olmak üzere doğrudan diplomatik çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz.

"SAVAŞIN KARADENİZ'E TAŞINMASINI İSTEMİYORUZ"

Savaşın başından bu yana dikkat çektiğimiz üzere çatışmanın yayılması riski halen önümüzde ciddi bir tehdit olarak durmakta ve çeşitli şekillerde bu tırmanmaları görmekteyiz. Karadeniz'in güvenliğini tehlikeye atan gelişmeler bu endişeleri daha da artırmaktadır. Her vesileyle vurguladığımız gibi, savaşın Karadeniz'e taşınmasını açıkçası istemiyoruz. Karadeniz'de huzurun korunması şarttır. Burada limanların, tankerlerin ve balıkçı teknelerinin hedef alınması, sivillerin hayatlarının riske atılması mazur görülecek bir husus değildir. Bu açıdan tüm tarafların sağduyulu ve sorumlu davranması gerektiğini bir kez daha burada vurguluyoruz.

TİCARET HACMİ DAHA DA ARTACAK

Diğer taraftan, Ukrayna ile ikili ilişkilerimiz her geçen gün daha da derinleşmekte. Türk şirketleri, devam eden savaşa rağmen Ukrayna'daki faaliyetlerini sürdürmekteler. Firmalarımızın, yeniden imar başta olmak üzere Ukrayna'nın toparlanma ve ekonomik gelişim süreçlerine savaş sonrası dönemde de katkı sağlayacağına eminiz. Bu çerçevede, az önce değerli meslektaşımın da ifade ettiği üzere, Ukrayna ile Türkiye arasında 2022 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın, benim ziyaretimden bir gün önce Ukrayna Parlamentosunda onaylanmasını ve anlaşmanın yürürlüğe girmesini büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Emeklerinden dolayı değerli meslektaşıma da burada çok teşekkür ediyorum.

Bu anlaşmayla zaten aramızda var olan dinamik ticaret iş birliğinin çok daha ileriye taşınacağına, hatta savaş sonrası dönemde Türkiye-Ukrayna ekonomik ilişkilerinin stratejik bir seviyeye yükseleceğine inanıyorum. Bu durumun sadece iki ülke arasında değil; bağlantısallık imkanları da kullanılarak bölgemiz ve bölgemizin dışındaki diğer ticaret ortaklarımız için de büyük fırsatlar sunacağı kanaatindeyim. Çünkü Ukrayna; büyük bir tarım arazisine ve sanayi alanına sahip bir ülke. Türkiye'nin de benzer kabiliyetleri, yetenekleri ve imkanları var. Bunların güzel bir iş birliğiyle birleştirilmesi halinde gerçekten muazzam bir ekonomik potansiyel üreteceği ortadadır. 2025 yılı itibarıyla savaş şartlarına rağmen 6.6 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizin, savaştan sonra bu Serbest Ticaret Anlaşması'nın da etkisiyle çok daha yüksek seviyelere çıkacağına inanıyorum.

Bu arada, enerji ve ulaştırma alanlarında da iş birliğimizi ilerletmeye büyük önem veriyoruz. Ukrayna'nın enerji güvenliğine ve mal tedarikine katkıda bulunmanın en güvenilir ve en etkin yolunun, Türkiye'nin gelişmiş altyapısından yararlanmak olduğuna inanıyoruz. Ukraynalı arkadaşlarımız da bunun farkındalar. Bölgedeki diğer ortaklarla iş birliği içinde bu yöndeki çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

İKİ ÜLKE ARASINDAKİ MÜSTESNA KÖPRÜ: KIRIM TATARLARI

Ukrayna ile ilişkilerimizde iki ülke arasında adeta bir köprü oluşturan Kırım Tatar soydaşlarımız, biliyorsunuz bizim için müstesna bir yere sahiptir. Kırım'ın yasa dışı ilhakı konusunda en başından beri ilkeli tutumumuzu muhafaza ediyor, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu vesileyle Türkiye'nin her daim Kırım Tatar soydaşlarımızın arkasında olacağını bir kez daha vurgulamak isterim.

Bugün mevkidaşımla açıkçası sadece devam eden savaşı ve ikili ilişkileri değil, biraz da bu konuların dışına çıkarak "Orta Doğu'da ne oluyor?", "İran ile yürütülen müzakerelerde son durum nedir?", "Savaş riski kapıda mı?" gibi kritik konuları da ele alma imkanı bulduk. Kendisinin de ifade ettiği gibi, Suriye dahil olmak üzere Körfez'e giden ticari yollara Ukrayna'nın katılımını ve bu yeni bağlantısallık imkanlarını hep beraber nasıl değerlendirebileceğimizi ele aldık.

Türkiye; Ukrayna'da uluslararası hukuk temelinde, adil ve sürdürülebilir bir barışın sağlanması için öncü ve etkin çabalarını bundan sonra da sebatla sürdürecektir. Sözlerime son verirken, gösterdikleri hüsnükabulden dolayı değerli dostum ve mevkidaşım Sayın Sybiha'ya bir kez daha huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.