Avrupa'da koronavirüs karantinasını reddeden tek ülke İsveç

Koronavirüsle mücadelede Avrupa'da birçok ülke sıkı önlemler aldı. Bazı ülkeler ulusal boyutta karantina uygularken; 4 binden fazla vaka ve 166 ölüme rağmen İsveç'te günlük yaşama kısıtlama getirilmedi. Bilim insanları, hükümete ağır eleştiriler yapıyor. Hükümet ise herkesin kendi önlemini alması telkininde bulunuyor. Başbakan Stefan Lofven, "Hepimiz, bireyler olarak sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Her şeyi yasaklamanın anlamı yok" sözleriyle kendini savunuyor.

Çin'in Wuhan kentinde ilk kez görülen koronavirüs (Kovid-19) şu ana kadar en fazla Avrupa'da can aldı. Sadece İtalya, İspanya ve Fransa'da Kovid-19'dan dolayı 20 binden fazla insan yaşamını yitirdi. Böyle bir sonla karşılaşmak istemeyen diğer Avrupa ülkeleri, sıkı önlemler aldı.

Avrupa'da hemen hemen her ülke karantina ya da kısmi karantina gibi önlemler alarak koronavirüsle savaşırken, İsveç farklı bir strateji uyguluyor.

Bugünlerde Paris, Berlin, Roma, Barcelona ya da Madrid'den farklı olarak İsveç'in başkenti Stockholm ve diğer büyük kentlerinde hayat normal seyrinde devam ediyor.

Ülke genelinde okullar, restoranlar ve dükkanlar açık. İnsanlar işlerine gitmek için otobüs, tramvay ve metro gibi toplu taşıma araçları kullanıyor. Evden sıkılanlar arkadaşlarıyla kafelerde ya da parklarda buluşarak vakit geçiriyor. Hatta 500 kişiye kadar olan toplantılara bile izin veriliyor.

"Herkes değil hastalar evde kalmalı"

İsveç'de Başbakan Stefan Lofven'in koronavirüsle mücadelede uyguladığı bu stratejinin mimarı ise İsveç Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Anders Tegnell. "Diğer ülkelerin yaptığı gibi biz de koronavirüsün geç yayılmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bunu sağlamanın yolu ise virüsü taşıyan hastaların evlerinde kalmalarını sağlamak" diyen virüs uzmanı Anders Tegnell, sınırların kapatılmasını ya da çocukların okula gönderilmemesini gereksiz önlemler arasında görüyor.

Koronavirüsün her şartta insanlara bulaşma potansiyeli bulunduğunu vurgulayan Tegnell, "Hastalık her tarafı yayıldıktan sonra ha içeride kalmışsın ha dışarıda, bunun önemi yok. Sınırları kapatmanın virüsle savaşta bir değişiklik yapacağını sanmıyorum" dedi.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Anders Tegnell iddialarını şu cümlelerle destekliyor:

"Eğer okulları kapatırsanız, bu koronavirüsle mücadelede fayda sağlamak yerine birçok problemi beraberinde getirir. İsveç sağlık sisteminde çalışan birçok doktor ve hemşire görevlerini yapmak yerine, evde çocuklarını beslemekle zaman geçirirler."

İsveç hangi önlemleri aldı?

Peki şimdiye kadar 166 ölü ve 4 binden fazla koronavirüs vakasının görüldüğü İsveç hangi önlemleri aldı:

- Hasta ya da koronavirüs semptomları görülen kişiler evlerinde kalmak zorunda.

- Risk grubunda bulunan herkes kendini izole edecek.

- 500'den fazla katılımın olduğu etkinliklere yasak getirildi.

- Daha küçük etkinlikler için ise riski azaltmak için izin alınmalı.

- Restoranlar insanların aralıklı oturmasını sağlamalı. Restoranlarda self-servis yasak. Yemek garson tarafından servis edilmeli.

- Huzur evlerine ziyaret yasağı.

- Koronavirüs semptomu olan her sağlık çalışanı test yaptırmak zorunda.

- Aile büyükleri ziyaret etmekten kaçınılmalı. 

Söz konusu kuralları yerine getiren herkes günlük hayatta istediği gibi davranabilir. İsveç'de bir sosyal mesafe kuralı bulunmuyor.

Başbakan: "Her şeyi yasaklamanın anlamı yok"

Alınan önlemlerin yeterli olduğunu savunun İsveç Başbakanı Stefan Lovfen, "Hepimiz, kendi sorumluluğumuzu taşıyabilecek bireyleriz. Yasalar çıkarıp, her şeyi yasaklamanın anlamı yok" dedi. Başbakan Lovfen, tüm dünyada olduğu gibi ülkesinin de zor dönemden geçtiğini ise kabul ediyor.