Anne kız 'genetik kaderi' böyle yendi

İZMİR'de, üç ay arayla meme kanseri tanısı konulan Yağmur Öztürk (30) ile annesi Betigül Özönans (64), birlikte mücadele edip, 'genetik kader'i yendi. Yağmur Öztürk, mücadeleye kanseri kabullenerek başlayıp, zaferle çıktıklarını söyledi.

İzmir'de plates eğitmenliği yapan bir çocuk annesi Yağmur Öztürk, geçen yıl şubat ayı başında sağ memesinde bir kitle hissetti. Kendisi bu durumu ciddiye almazken, eşi Şahin Öztürk'ün (30) ısrarı üzerine gittikleri doktor kitlenin alınması gerektiğini söyledi. Kent Onkoloji Merkezi'ne başvuran Öztürk'ün ameliyatı, 9 Şubat'ta Opr. Dr. Cüneyt Akaoğlu tarafından gerçekleştirildi. Ameliyat sonrasında kitlenin kötü huylu olduğu, iki lenfte de metastaz yaptığı belirlendi. Aynı merkezde 9 Mart'ta başlayan 16 kürlük kemoterapi 28 Ağustos'ta sona erdi, Öztürk ardından da 35 kür ışın tedavisi gördü.

Öztürk, bu zorlu süreci eşinin desteğiyle atlatmaya çalışırken, biricik oğlu Pars'ın (3) bakımında da en büyük yardımcısı olan annesi Betigül Özönans da kendisiyle aynı kaderi paylaştı. Anne kız kanserde genetik geçişin örneği oldu. 3 çocuk, 3 torun sahibi Özönans da Mayıs 2018'de meme başının çekilmesi şikayetiyle Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu.

Sol göğsünde 4 santimetre çapında kitle saptanan Özönans, Op. Dr. Ercüment Tarcan tarafından ameliyat edildi, sadece kitle değil, memesi de alındı. Kızının aksine metastas saptanmayan anne Özönans, 4 kür kemoterapi gördü, tedavisi 9 Ekim'de kızı gibi şifayla tamamlandı.

'İŞE KABULLENMEKLE BAŞLADIM' Eşi Şahin Öztürk'ün ısrarı sonucu doktora gidip kanser olduğunu öğrendiğini belirten Yağmur Öztürk, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Kanser haberinin arkasından tabii bir şok geliyor. Bir de ameliyatın arkasından yorulmuşsunuz, bir anda kanser olduğunuzu öğreniyorsunuz, zordu. Fakat birkaç gün geçtikten sonra baktım ki bu kötü bir şey değil, tedavisi olan bir şey. Özellikle cerrahım, onkoloğum Gürbüz Bey bu konuda çok yardımcı oldu. Erken teşhis sayesinde kesinlikle bu durumun tedavi edilebileceğini söyledi. Ben de onun arkasından sadece kabullenerek, eğlenerek, tadını çıkararak, biraz da şımararak bu zamanı atlattım. Çocuk var, biraz zor oldu tabii ki. Ona bakarken yüzde yüz ilgi gösteremedim, ama yine de eşim, annem bana yardımcı oldular. Derken anneme kanser teşhisi konuldu, o biraz bizi salladı ama yine bir şekilde kabullenerek bu işi halletmeye çalıştık. Şimdi de zaten tertemiziz, her şey yolunda, sapasağlamız, sağlıklıyız çok da mutluyuz."