Zülfü Livaneli FETÖ’nün geçmişiyle ilgili çok önemli açıklamalar yaptı

FETÖ’yü bir silah gibi iktidara karşı her fırsatta kullanan muhalefet, Zülfü Livaneli’nin GazeteDUVAR’daki açıklamalarına ne diyecek acaba çok merak ediyorum.

Hadi ÖZIŞIK hadi.ozisik@internethaber.com

FETÖ’yü o kadar çok tartıştık ki, kim kime yardım etti, kim kimi destekledi, FETÖ en çok hangi iktidar döneminde palazlandı? 40 yıllık bir örgütten bahsediyorduk ama arkadaşlar ısrarla "FETÖ-AK Parti ortaklığı"dan dem vurup Başkan Erdoğan'ı hedef alıyordu.

Eeee imam cemaat meselesi...
İmam yellenirse cemaat sıçrar haliyle...
Kemal Kılıçdaroğlu hâlâ iktidarı suçluyor, hâlâ "Kontrollü darbe" diyor, hâlâ "15 Temmuz tiyatroydu" demekten vazgeçmiyor. 15 Temmuz alçak darbe girişiminin yıl dönümünde yeni olan ne söyleyecek, doğrusu ben de sizin gibi bu konuda merak içindeyim. 

Hep söyledim; FETÖ kırk yıllık bir belaydı, Türkiye’yi ele geçirme planları AK PARTİ iktidarı döneminde yapılmadı. Çok çok eski zamanda, CHP’li Kasım Gülek’le bile iç içe girmişler, birbirlerini sarmışlar sarmalamışlar.

Demirel… Ecevit… daha kimler kimler.

Ve şu bir gerçek ki, FETÖ en çok Ak Parti iktidarı döneminde palazlandı. FETÖ'nün Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın mücadelesiyle son bulduğunu, Türkiye'de bir tek Kemal Kılıçdaroğlu ve yandaşları kabul etmiyor. 

FETÖ konusunda hepimiz günah işledik, inandık, itibar ettik.  Ama daha FETÖ ortada yokken, yani terör örgütü değilken.

Peki sonra ne oldu?
FETÖ’nün televizyonlarında hıçkırıklarla ağlayan CHP’lileri gördük. Mahmut Tanal oturdu hüngür hüngür ağladı, Kemal Kılıçdaroğlu, Tarık Toros'a moral verdi, Erdoğan'ı cezalandıracağını söyledi:

- Kaçacak! Türkiye'ye getirip yargılayacağız.

Ve o kanlı gece...
250 şehit verdik.
2 bine yakın yaralı...
Erdoğan ölümden döndü, Kemal Kılıçdaroğlu elini kolunu sallaya sallaya tankların arasından geçti ve kahvesini yudumlayarak o gece olanları televizyondan izledi. Yani asker kılıklı teröristlerin katliamını Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinde izledi.

Güya tankın üzerine çıkacaktı!

Ekranlarda bir iki bana da denk geldi bu sözler. Hatta sen de Fetullah’ı öven twitler atmışsın diyenler de oldu. Doğru attım, ama ne zaman? Bunlar yanı başımızda secdeye baş koyuyorlardı, müslüman zannediyorduk, nereden bilebilirdik ki müslüman kılığındaki iblislerin etrafımızı sardığını?

Asıl meseleye geliyorum. 

Zülfü Livaneli’yi hepimiz tanıyoruz değil mi?
Marksist düşünceye sahip bir kişi...
CHP milletvekilliği de yaptı geçmişte. Sonra ateşin içine düşmüşçesine kaçtı. "Siyaset bana göre değil" diyerek köşesine çekildi. Epeydir suskundu, kimseye konuşmuyordu. Deniz Baykal, gündem olunca Zülfü Bey için konuşmak elzem oldu herhalde. 

"Bir tekme de ben vurayım" dercesine!

Livaneli GazeteDuvar’da,  CHP’nin eski ve yeni liderlerini değerlendirdiği röportajında, önemli şeyler söylüyor.

Ecevit ve Baykal için “Solun başını bağlayan, yolunu şaşırtan insanlar bunlar” diyen Livaneli aslında bilinenin tekrarını yapıyor.

Kim biliyor?
Herkes!
Herkes ama, bilerek isteyerek, duymamazlıktan, görmemezlikten gelen bir kesim var ki, hâlâ direniyor. O yüzden Livaneli’nin bu açıklaması çok çok önemli.

- Ecevit, Fetullah Gülen teşkilatıyla yan yana geldi, onlara kontenjan     verdi, her türlü olanağı sundu. Cemaati devlete ilk yerleştiren Tayyip Erdoğan değil, Bülent Ecevit’tir. Uzun lafın kısası, Ecevit-Baykal gibi isimler sol değil, soldan hoşlanmayan tipik Türk milliyetçileridir.

Bu sözün üzerine söz söylemeye gerek var mı?
Ne demişti Pensilvanya'daki İblis?

- Ahirette eğer Allah izin verirse, şefaat edeceğim tek kişi Ecevit olacak!

Zülfü Livaneli, bir tek Ecevit'i veya Baykal'ı konuşmuyor elbet. Madımak Katliamı'nı da anlatmış.  O dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’ydü. Süleyman Demirel ise Başbakan.. Yangın olduğu sırada haber geliyor Erdal İnönü’ye. Zülfü Livaneli söylüyor ben değil. Vali asayiş berkemal deyince İnönü teşekkür edip telefonu kapatıyor. Livaneli de diyor ki, kendisine gelen kesin bilgiye rağmen Vali’ye inandı.

Aynı İnönü o dönemde,  "bu katliamı çözmek bizim namus borcumuzdur" demişti. İktidardan düştü, rahmetli oldu ama namus borcu da öylece ortada kaldı. Şimdikiler ise aradan 28 yıl geçti diyor Ak Parti iktidarını suçluyorlar. 

Kemal Kılıçdaroğlu ise "Torunlarımızdan utanacağız" diyor. 

Vallahi torunlarımızdan utanacaksak eğer, dedemiz Erdal İnönü’ye borçluyuz… Demirel’e ya da… Ya da o dönemde linç edilen dönemin Sivas belediye başkanı Temel Karamollaoğlu ile bugün kol kola giren Kemal Kılıçdaroğlu’na…

Not: www.youtube.com/hadiozisik kanalımda bu konuda yaptığım yorumu izleyebilirsiniz.