Verilmemiş Randevuya Gönüllü Olmak

Hiçbir zaman verilmemiş olan bir randevuya gönüllü olmak; gönlüne aşk ateşi düşmüş herkesin hissettiği ama adını tam olarak koyamadığı garip ve bir anlamda ruhani durumdur.

Mustafa Sadık İNCEDEMİR sadiki@internethaber.com

Hiçbir zaman verilmemiş olan bir randevuya gönüllü olmak; gönlüne aşk ateşi düşmüş herkesin hissettiği ama adını tam olarak koyamadığı garip ve bir anlamda ruhani durumdur.

Sevginin yarattığı hayalin; aklı ve ruhu ele geçirerek geleceğe yolculuğunun lokomotifi de işte bu verilmemiş randevuya yolculuktur.

Bu sessiz randevu; yaşananlara değil, yaşanacaklara gidilmeye çalışılan çok özel bir randevudur. Sevginin meyvesini yaşamaya giderken; geçmiş de yaşanan tüm gönül kırgınlıklarından kurtulmaya yolculuktur.

Bazen sözcüklerle, bazen hayallerle, bazen de bilinmez ama istenen her şeye kavuşacağını düşündüğün, hissettiğin beklenendir.

O hayali zaman; senin yaşama nedenin ya da geçmiş yüklerini çekmene dayanma direncindir. O randevu; aslında senin kendine ulaşacağını bildiğin özel bir andır.

O randevu; senin iç dünyana randevundur.

Bazen içindeki gizemli dünyanın sana yaşattığı tüm acılardan kurtulacağın, bazen de o gizemli dünyanda kaybolduğun andır.

İkisi de fark etmez.

Çünkü ikisi de sensindir.

Ulaşmaya çalıştığın; umutların ve hayallerinle gittiğin ama sana hiçbir zaman verilmemiş bir randevudur.

O randevun; senin için aşkın tarifini tam anlamı ile yaşayarak yapabileceğin, kendini ve aşkını yaşayacağın andır.

Sonsuz bir huzurun seni beklediği andır.

Belki bir ömür korktuğun ama yetişemediğin, belki de kaçırdığın ama kaçırdığından habersiz olduğun randevundur.

Koşarak gittiğin ama hiçbir zaman sana verilmemiş bir randevudur.

Yani kendinle olan randevundur.