Tayyip Erdoğan'ın arkasındaki gücü Yılmaz Özdil anlatmış!

Böylesine bir süreçte bugün kendi siyasi menfaatleri için "AR" damarları çatlamışları izliyoruz. Öyle ki Ceyhan Mumcu'ya bile saldıran bir çatlamışlık bu...

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

Üstat Necip Fazıl’ın  çok anlamlı bir sözü vardır…

 
Der ki;
 
“Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur!”
 
İşte bugün kendi siyasi menfaatleri için "AR" damarları çatlamışları izliyoruz.
 
Vatan, millet, devlet aşkı onlar için hikaye!
 
Ülkesinin Cumhurbaşkanına karşı “Tayyip Erdoğan gitsin de ülke batarsa batsın” diyecek kadar vatansızlar!
 
Öyle bir psikolojik vaka ki bunlar ‘Koronavirüs’ten bile medet umarlar!
 
Dikkat edin…

Alçaklaşmakta sınır tanımıyorlar.
 
Bu zor günlerde millete yönelik iki güzel moral verici sözleri yok.
“Fırsat bu fırsat” diyerek koronavirüs üzerinden nasıl devleti yönetenleri yıpratırız hesabı derdindeler...
 
ABD Başkanının huzurunda kilisede Kuranı Kerim okunarak Allah'a dua edilirken, bu müptezeller benim ülkemde dua edilmesinden, sela okunmasından dahi rahatsız oluyorlar... 

Ülkeyi yönetenler zora düşsün diye “Ölü sayısı gizleniyor” yalanını ortaya atarak, ölü sayısının artmasını dahi dört gözle bekleyecek kadar birer çukurdurlar…
 
Devlet ne yaparsa yapsın karşısına mutlaka bir alternatifini çıkarırlar. Zihniyet tek parti zihniyetinde olduğu gibi, devleti kendileri olarak gören kör bir zihniyet bu!
 
Devlet aklı yok bunlarda!
 
Siz hiç bunların;

Eski Başbakan Adnan Menderes’in idam edilmesi karşısında bugüne kadar tek bir tepki gösterdiklerini duydunuz mu?

Sultan Alparslan,  Fatih Sultan Mehmet, Kanunu Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim, Abdulhamit'i hayırla yad ettiklerini gördünüz mü?
 
Rahmet ile bile anmayacak kadar birer müptezeldirler!
 
15 Temmuz hain darbe girişimi sonuçlarının merhum Adnan Menderes’in acı kaderi gibi gelişmesini beklemediklerini mi sanıyorsunuz!

Halk sahaya inip  FETÖ'nün önüne çıkarak devletlerine ve liderlerine sahip çıkınca  hayal kırıklığı yaşadılar! 

Sonra ne uydurdular "Kontrollü darbe girişimi…"

Haklarını teslim edelim(!) bu işlere kafaları iyi basıyor...
 
Tayyip Erdoğan’a hala bugün bile “Kaçacak… Gidecek… Hesap verecek” diye seslenenler bu müptezeller değil mi?
 
YCHP’NİN CHP’Lİ OPERASYONU!

Bu çukurlar kendi insanlarını dahi satarlar…
İşte gördük…
 
Av. Ümit Kocasakal, Mehmet Sevigen gibi doğuştan partilileri olan dava adamlarını sadece CNN Türk’e çıktığı için partiden ihraç etmediler mi?
 
Ama PKK'lı Aziz Güler'in cenazesine katılanlar hala partilerinde!
 
İşte içine düştükleri çukur böyle bir şey!
Görülen şu;
 
CHP, Kemal Bey’in Genel Başkanlığındaki YCHP kadroları  tarafından ele geçirilmiş. Ve YCHP yönetimi CHP’lileri partiden yavaş yavaş temizlemeye başlamışlardır..

Göreceksiniz bir gün sıra Muharrem İnce'ye de gelecek!
 
 
 CEYHAN MUMCU NE YAPMIŞ?                                             
 
Bu yazıyı yazmama vesile Ceyhan Mumcu’ya yapılan  saygısızlık oldu...
Bu saygısızlık YCHP anlayışının geldiği noktadır…
 
O büyük hayranı oldukları, Türk basınının unutulmaz kalemi Uğur Mumcu’nun hatıralarına bile saldıran bir yapı karşımızdadır…
 
Rahmetli Uğur Mumcu’nun kardeşi, emaneti, iyi bir CHP’li olan Av. Ceyhan Mumcu’nun devletin başlattığı yardım kampanyasına Kurtuluş Savaşı’ndan örnek de göstererek verdiği desteği bile hazmedemeyen bir YCHP gerçeği karşımıza çıktı...
 
Sen misin devletin düzenlediği kampanyaya destek veren!..
 
Ne hakaretler ne hakaretler!
 
Bir küstah yorumu aktarayım size...
 
“Sen kimsin, haddini bil. Neyle neyi karşılaştırdığına bir bak küstah adam... Daha da söylenecekler var da hatırası var  Uğur Mumcu'nun. Git o soyadını değiştir.”

Ar damarı çatlamak işte böyle bir şey!
Allah aşkına ne demişti, ne hata yapmıştı Ceyhan Mumcu;
 
“Zengin ve tuzu kuru bazıları diyor ki ‘Devlet vatandaşa para vereceği yerde vatandaştan para istiyor.’

Şimdilik isteğe bağlı, mecbur kalınırsa zorunlu da olabilir.

Atatürk'ün Tekalif-i Milliye Emirleri olmasa Kurtuluş Savaşı’nı kazanabilir miydik?”
 
Ardından Tekalif-i Milliye’nin 10 emrini paylaşmış…
 
"Yüreğine sağlık, milletin duygularına tercüman olmuşsun" demek yerine “Vay sen nasıl yardım kampanyasını desteklersin” diyerek hakaretin biri bin para! 

Siz ne Allah’tan korkmaz kuldan utanmazsınız!
 
Vatansever olmanın en güzel çağrısına bile tahammül edemeyen böyle kör bir zihniyet ile karşı karşıyayız...


                                                    *
 
İşte bunun adı çukur siyaseti!
 
Mesela…
 
Özgür Özel…
 
Gürsel Tekin...
 
Sezgin Tanrıkulu…
 
Veli Ağbaba gibi isimleri…
 
Takip edin!
 
Beylesine bir dönemde ekrana çıktıkları zaman iki moral verici, destek olucu söz yerine, gözleri dönmüşçesine her yerleri oynayan, attıkları mesajlarla ülkelerini kutuplaştırmak için büyük bir mücadele veriyorlar…
 
Asıl üzücü olan;


Eski  Başbakan Prof. Dr Tansu Çiller kampanyaya 100 bin TL bağışlarken…(Helal olsun)
 
Bu devleti, Tayyip Erdoğan’ın sayesinde Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakan olarak yönetmiş olan Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu, “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” Milli Dayanışma Kampanyası’na destek vermeyip, CHP ile kol kola girerek “ZIRNIK YOK” diyor…
 
Ve…

Bu ülkede Tayyip Erdoğan’ın gücü ile medyada kendilerine yer bulan, hatta yanında makam sahibi olan bazı şahsiyetler bugün Erdoğan düşmanları ile kol kola yürüyor…

Nankörlük işte  böyle bir şey!
                                           
 
Şöyle hepsini üst üste koyuyorum…
 
A’raf süresi 179. ayet  aklıma geliyor…
 
“Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvan gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafil onlardır.”
 
İşte bu ayet ar damarı çatlamışları çok iyi anlatıyor..
 
Ne yazık ki koronavirüs geçer gider ama bu virüsler geçmez...
Ama bu millette onlara "Beni yönet" demez…

Çünkü  bu millet artık virüslerin tek panzehirinin Cumhurbaşkanları Tayyip Erdoğan olduğunu çok iyi biliyor.
 
Allah aşkına...

Bu devletin acil bir şekilde bitirip önümüzdeki günlerde açmaya çalıştığı muhteşem bir hastanenin bağlantı yolunu dahi Büyükşehir Belediyesi olarak yapamayıp, devletin yapmasını bekleyenlerin bu ülkeye dair tek bir hayrı ve tek bir derdi olabilir mi?
 
Tek dertleri  hizmet değil Tayyip Erdoğan düşmanlığını yapmak!
                                          
TERK DERTLERİ TAYYİP ERDOĞAN!

Başaramamak ar damarlarını çatlatmış!
 
Gezi’den, 17-25’ten, Hendeklerden, 15 Temmuz hain darbe girişiminden, ekonomik saldırılardan umut ettiler…

Başaramadılar...

Gül, Davutoğlu, Babacan’ı yanlarına çektiler!
 
Başaramıyorlar…
 
Şimdi de son umutları koronavirüs…
 
Yine başaramayacaklar!
 
Çünkü  Tayyip Erdoğan'ın gücünün hala farkında değiller.. 

Duanın gücüne inanmayanlar Tayyip  Erdoğan'ın gücünü nereden bilsinler ki!..

Şöyle 20 yıl önceye gidin…

Elinizi vicdanınıza koyup Türkiye’yi bir düşünün!
 
Nereden nereye!

Bu ülke 18 yılda her alanda yatırımları, projeleri ve gelişimi ile  Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarih yazdı!

Yapılmadık hangi hizmet kalmış... 

Sosyal Devlet nasıl olunurmuş dersini vermiş ve veriyor da....

Kimsesizlerin hep kimsesi olmuş...
 
Engelli aylığı, yaşlılık aylığı, Şartlı Eğitim-Sağlığı Yardımı, Muhtaç Asker Ailesi Yardımı, Öksüz Yetim aylığı, Kronik Hasta Yardımı, eşi vefat eden kadınlara yardım, hak sahibi vatandaşlarımıza hane başı 1.000TL…
 
Yetmedi…
 
Dünyadaki bütün  mazlumlara yardım elini uzatmış…
 
İşte koronavirüsle mücadele…

Dünyada ABD dahil ülkeler büyük  tedarik sorunu yaşıyor. ABD maske bulamıyor, Başkanı “Eşarp takın” diyor. Solunum cihazı yeterli sayıda değil. Yaşlı insanlarını kaderleri ile baş başa bırakmışlar…

Peki Türkiye...

Allaha şükür hiç bir sorun yaşamıyor...
Yapılmış ve hizmete girmeye hazırlanan muhteşem hastanelerin yanında sağlık hizmetleri noktasında tedarik sorunu yaşamıyor… Solunum cihazını hiç vakit kaybetmeden kendisi üretmeye başlamış. Maskesi sorunun yok…

Yaşlılarını baş tacı etmiş..

Yardım paketlerini kapılarına kadar getirip  veriyor hal hatır soruyor, emeklilerin maaşlarını evinde veriyor. Aç açıkta kalan kimse yok.
Sağlık malzemesi isteyen bazı ülkelere yardım elini uzatarak gönderiyor ve göndermeye devam ediyor...
 
YILMAZ ÖZDİL ŞERRİ HAYROLDU!

Yılmaz Özdil dünkü köşe yazısında Tayyip Erdoğan'ın eleştireceğim diye  Erdoğan'ın liderliğinde devletimizin ; 

Etiyopya'dan Moritanya’ya...

Togo'dan Sudan'a...

Somali'den Mali’ye...

Kırgistan'dan Bangladeş'e...

Çad'dan Yemen'e...

Kadar  dünyadaki bütün mazlumlara yardım elini uzatmasını tek tek yazarken sonuna da "Biz bize yeteriz dedikleri işte bu"  diyerek o beyni ile algı yaratmaya çalışmış...

İyi ki de yapmış!

Allah razı olsun!

Sayesin de o Erdoğan düşmanı cenah dahil herkes bu dünyada kimsesizlerin kimsesinin kim olduğunu görmüş oldu...

"Her şerde bir hayır vardır" deriz ya!

Yılmaz Özdil'in "Şer" inancı ile yazdığı yazısı karşımıza "Hayır" olarak çıkmış oldu...

Allah doğrulardan yanadır Yılmaz Özdil Bey!

Anladınız mı her türlü oyuna her türlü kumpasa rağmen neden  Recep Tayyip Erdoğan'ın yıkılmadığını.

Anlayın artık Tayyip Erdoğan'ın arkasındaki gücün kim olduğu gerçeğinin bu yazınızda saklı olduğunu birileri anlatır size...

Bilir misin bu duayı…

"Ey kimsesizlerin kimsesi, gariplerin sığınağı Yüce Allah’ım! Yetimleri, öksüzleri, garipleri, kimsesizleri mahzun ve boynu bükük bırakma! Onlara yardım elini uzatacak müşfik ve hayır sahibi kullarını eksik etme!"

İşte Tayyip Erdoğan'ın arkasındaki gücün "DUANIN GÜCÜ"  olduğunu yazınızı da önünüze koyarak en güzel şekilde anlatırlar size…

İşte "Biz bize yeteriz" dediğimiz de bu!

Hala dünyanın ne kadar küçük olduğunu din, dil, ırk, zengin, fakir demeden herkesin eşit olduğunu anlayamadınız mı?

Ne diyor Sezai Karakoç şiirinde;
 
“Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır. 
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır.”

Allah varlığını eksik etmesin Recep Tayyip Erdoğan…

Seni bu millet asla yalnız bırakmayacak...

Çünkü bu milletin ve mazlumların kaderisin...

Duanın gücü  demişken Hollanda'da sokaklarda, duraklarda asılmış bir afiş ile  yazımı noktalamak istiyorum..

Özellikle ülkemizde "DUA" denince korkan çarpık zihniyetler iyi bakın ve iyi okuyun..

Maide Süresi, 32

 “...Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.