Suudi Kral'ın Osmanlı'ya büyük ayıbı

Abone ol

Kral Abdullah bin Abdülaziz el-Suud, Mekke'deki son Osmanlı yapısını yıkması ölümünün ardından yeniden gündeme geldi.

İNTERNETHABER.COM - Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz el-Suud döneminde Kabe'yi korumak için Osmanlı İmparatorluğu tarafından yapılan Mekke'deki Ecyad Kalesi'ni 2002 yılında yerle bir etmesi Abdullah'ın ölümünün ardından tekrar gündeme geldi.

MEKKE'DE OSMANLI'DAN KALAN TEK TÜRK ESERİ

Suudi Arabistan'ın Mekke şehrindeki kutsal topraklarda Osmanlı'dan kalan tek eser olan Ecyad Kalesi 2002 yılında buldozerlerle yıkıldı. Yüzlerce yıllık geçmişi olan ve 1600'lü yılların sonunda Türkler tarafından baştan aşağı yeniden inşa ettirilen kale, Arap yarımadasının elimizden çıktığı Birinci Dünya Savaşı'na kadar Türk garnizonu olarak kullanılmıştı.

OTEL İÇİN YIKTILAR

Kabe'yi koruma amacıyla Mekke'nin en yüksek tepesinde inşa edilen Ecyad Kalesi'nin yerine 1200 yataklı dev bir otel yapılacak.

Kalenin yıkılacağı yolunda bundan birkaç ay önce bazı duyumlar alınmış, Dışişleri ve Kültür Bakanlıkları Suudi yönetimi ile temas kurarak ‘‘yıkımı önlediklerini’’ ileri sürmüşlerdi. Ancak Türkiye'nin Riyad Büyükelçiliği ile Kültür Bakanlığı'nın Suudi makamları nezdinde yaptıkları son girişimler de sonuçsuz kaldı ve Türk kalesi buldozer kepçeleriyle yerle bir edildi.

Ecyad Kalesi'nin yıkılmasından sonra, Mekke'de Kabe'deki Sultan Abdülaziz ve Abdülhamid tarafından inşa ettirilen revaklar dışında başka tek bir Türk eseri kalmadı. Suudi yönetimi, Kabe'deki diğer Türk eserlerinin tamamını daha önce yıkmış, bu arada Medine'de Hazreti Muhammed'in türbesinin etrafındaki tarihi Türk yapıları da yerle bir edilmişti.

MURAT BARDAKÇI: İNTİKAM ALDILAR

Konuyla ilgili olarak bir yazı kaleme alan Murat Bardakçı, "Suudi yönetimi, Mekke'deki Türk Kalesi'ni yıkarak, Türkiye'den tam 145 yıl öncesinin intikamını almış oldu: Şerif Abdülmuttalib ayaklanmasının intikamını..." diye yazmıştı. 

İşte Murat Bardakçı'nın o yazısı:

TÜRK YÖNETİMİNE BAŞKALDIRDI

Hazreti Muhammed'in soyundan geldiğine inanılan Şerif Abdülmuttalib 'Mekke Emiri'ydi, yani Babıali tarafından Mekke'nin yöneticiliğine getirilmişti. 1850'li yılların başında Türk yönetimine başkaldırdı, Taif taraflarını eline geçirdi, üstelik Avrupa'nın da desteğini aldı ve beş yıl boyunca Babıali'nin başına dert oldu. Daha sonra Bedevi birlikleriyle Mekke'yi işgal etti.

TÜRKLER KILIÇ ÇEKMEK İSTEMEDİ

Abdülmuttalib'in hedefi şehirdeki Türk garnizonu yani Ecyad Kalesi'ydi. Peygamber soyundan gelen bir kişiye kılıç çekmek istemeyen Türk yönetimi ayaklanmayı görüşmeler yoluyla çözmeye çalıştıysa da sonuç alamadı. Bir gece kaleden gizlice şehre inen Türk askerleri, Abdülmuttalib'i evine baskın yaparak ele geçirdiler. Baskında çok sayıda askerimiz ölmüş ama isyancı lider tek bir yara almamıştı. Abdülmuttalib önce Ecyad Kalesi'ne kapatıldı, sonra İstanbul'a yollandı ve 'peygamber torunu' olduğu gerekçesiyle ceza bile görmedi, sadece konağına hapsedilmesiyle yetinildi.

TÜRK DÜŞMANLIĞININ SEMBOLÜ OLDU

Ecyad Kalesi, o günden sonra Arap yarımadasında Türk düşmanlığının sembollerinden biri haline geldi. Suudi yönetimi kaleyi ilk yıkma girişimini 1980 yılında yaptı, üstelik Türkiye'yi projeden haberdar bile etti ancak işin garip tarafı, Ankara hiç tepki göstermedi. Yıkım, Pakistan'ın o dönemdeki lideri olan Ziya ül Hak'ın ‘‘Bu kale İslam tarihinin bir parçasıdır, yıkılması tarihe saygısızlık olur’’ diyerek araya girmesiyle önlendi.

Şimdi, Suudi yönetiminin Mekke'ye ‘‘Suudi kimliği verme’’ projesinin son aşamasındayız. Kimliğin tamamlanmasına bir operasyon kaldı: Kabe'deki Türk revaklarının da yerle bir edilmesi. Devlet olarak gösterdiğimiz bu aczimiz Suudi dostu siyasilerimize, Araplar aleyhine tek bir söz ettirmeyen ‘‘kardeşlerimize’’ ve özellikle de ‘‘Kaleyi kurtardık’’ diyen Kültür Bakanlığı Müsteşarı Fikret Üçcan'a hayırlı olsun.

Günün Önemli Haberleri