Süleyman Soylu'dan İstanbul seçimi ve İmamoğlu açıklaması

Abone ol

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul'un seçim sonuçlarını kendisinin de merak ettiğini söyleyerek İstanbul'un verece kararın Türkiye'ye istikamet çizeceğini söyledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul'un 23 Haziran'da ilk kez böyle bir durumla karşı karşıya olduğunu ve karar vereceğini söyledi. 31 Mart'ta Türkiye'nin AK Parti'ye bir istikamet çizdiğini ifade eden Soylu, Cumhur İttifakı'nın aldığı oy oranının büyük bir başarı olduğunu kaydetti.

Süleyman Soylu, Habertürk'te Veyis Ateş'in sorularını cevapladı. 23 Haziran'daki seçimlerin İstanbul için önemli bir karar süreci olduğunu söyleyen Soylu, İstanbul seçimleriyle Türkiye'nin istiklal çizgisine takoz koymaya çalışıldığını ileri sürdü.

İşte Soylu'nun açıklamalarından bazı satır başları:

"Benim bir tarz-ı siyasetim var. Saklamam da. Yarın biteceğini bilsem yine söylerim. Bu tarzı siyasetimden de vazgeçmem. Eğer gördüklerimizi söyleyemeyeceksek, İstanbul burası. Sadece bizim şehrimiz değil. Medeniyet baş yeri. İstanbul şu anda önemli bir sorumluluk içerisinde. Belki de tarihinde ilk kez bir sorumlulukla karşı karşıya. İstanbul böyle bir sorumluluk yaşamadı hiç.

"AK Parti'nin aldığı başarı tarihi başarıdır"

Türkiye bir karar verdi. Dedi ki, 'Ben 31 Mart'ta bana önerilen iki öneriyi onaylıyorum. Birisi beka, iki son yarım asırda 4-4,5 yıllık zaman diliminde hükümet güç istiyor, ben bu gücü ona veriyorum' dedi. Cumhur İttifakı'na yüzde 51-52 oy verdi. Belki siyasi hayatımızda bu kadar büyük başarı elde edeceğimiz bir sonuç çıkmaz. AK Parti'nin aldığı başarı tarihi başarıdır. Türkiye AK Parti'ye, Cumhur ittifakına, kendine bir istikamet çıktı.

"İstanbul'u iki üç kat daha fazla tehlike bekliyor"

Nurettin Sözen iyi bir adam orada. Solcu bir takım kalıp düşüncelere sahip ama İstanbul perişan oldu. Buradaki tehlike Nurettin Sözen'in tehlikesinden iki üç kat daha fazla. Neden? Burada İstanbul'u marjinal bir gruba teslim etmek istiyorlar. Çok karmaşık bir marjinal gruba emanet etmek istiyorlar İstanbul'u! FETÖ'nün içerisinde olduğu, Kandil'in içinde PKK'nın içinde olduğu LGBT'nin içerisinde olduğu Gezi Olayları'nın içerisinde olduğu ve CHP'nin içerisinde olduğu tüm karmaşık grupların içerisinde olduğu bir gruba emanet etmek istiyorlar.

İstanbul'un bunu kaldıramayacağını düşünüyorum. Kaldıramaz da... Bu grup İstanbul'u tahrip edecek. İstanbul'un tahribi sadece zaman kaybı değil. Farklı adımlar atmak isteyeceklerini düşünüyorum. İstanbul güçlü bir şehirdir. Onun için ben de çok merak ediyorum ne karar verecek İstanbul.

Şunu söyleyeyim, biz seçimi kaybetmedik. Mesela biz Ankara'da çok gayret gösterdik ama sonuçlar belli. Evet belediye meclisini biz aldık doğru ama büyükşehir belediye başkanlığı seçimini kaybettik. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini kaybettik. Biz Mersin ve Adana'yı Cumhur İttifakı ile birlikte kaybettik. Ama biz İstanbul'u kaybetmedik. Kazandıklarımız da var.

"Gezi'de yaşadığımız bir organizasyon gibi organizasyondu"

Ben hayatımda böyle bir seçim görmedim. Hayatım YSK, ilçe seçim kurullarıyla mücadele etmekle geçirdi. İl seçim kurulları etkisiz elemandır. Gelgeç duraktır. İmamoğlu bir şey söylüyor mesela. Bu kadar vatandaşı aldatmaya yönelik, kandırmaya yönelik ilk kez bir organizasyon görüyorum. Hakikaten bu Gezi olaylarında yaşadığımız gibi bir organizasyondu. Yalanı doğru gibi konuşan bir organizasyondu. Bir zarfın içerisinde 20 lira mı var? 4 tane 5'lik var. Onların jargonuyla söylüyorum. Murdar edilen bu. Bugünkü seçimin kafa kafaya gidiyor. At başı gidiyor. Peki Gaziosmanpaşa, Esenler, Bakırköy'deki seçim atbaşı mı gidiyor? O zaman bir tekini murdar edersin. Murdar ettiği bu üçü değil.

"Ben İçişleri Bakanıyım hırsızlığı iyi bilirim! CHP Çalmış"

Seçim kurulu organizasyonlarını iyi yapmışlar. Sandık başkanları organizasyonlarını iyi yapmışlar. Seçimde hile yapılabilir ve bu yakalanır. Mevzidir, belli alanda yapılır. Bu yaygınlaştırılamaz. Bunu İstanbul'da yaygınlaştırmışlar. Hakikaten çalmak için yaygınlaştırmışlar. Direk CHP bunu çalmak üzere kurmuş. Çalma da var, hırsız da var. Ben İçişleri Bakanıyım hırsızı iyi bilirim. Gecenin saat 10'unda gideceksin, hadi bir tane il başkanı gitsin de gecenin 10'unda açtırsın da itiraz etsin, işi değiştirsin bakalım.

"Otelde yakalanmışlar bu kadar açık ve net"

Siz açtıracaksınız ve gece bu kararı değiştireceksiniz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı halkın gözüne baka baka kandırıyor. 29 bini söylemedim diyor. Söylemedi mi peki? Bizim aklımızla oynuyorlar. 4-5 tane yeni yetme Türkiye'nin aklını dolandıracak. Şu ortak yayındaki olay nedir Veis Bey? Size itimat ediyor birileri güveniyor. Şahsınıza güveniyor. Karı koca niçin boşanıyor? Birbirini aldattığı için. Aldatıyorsa boşanıyor. Burada otelde cürmü meşhut yakalanmışlar, bu kadar açık ve net. Olayın üstünde yakalanmışlar. Saf, iyiniyet, temiz bir şekilde bu yayına hazırlanan Binali Yıldırım var. Öbür tarafta her türlü cambazlığı, hokkabazlığı yapan var. Burada demokrasi ifal edilmiştir. Demokrasi temizlik rejimidir. En saf haliyle vatandaşın karşısına çıkma halidir.

"Emeğimize kim halel getirirse buldozer gibi ezeriz"

Yıllarını gazeteciliğe vermiş insanları ayıplanıyorum. Mesleklerine ihanet ediyorlar. Bugün hem kendi mesleğine, hem demokrasiye hem de siyasete ihanet ediyorlar. 3-4 yeni yetme milletin aklıyla alay etmeye çalışıyorlar. Ellerine geçirdikleri güçlerle beraber yarın bunların İstanbul'da Türkiye'de yapacaklarına kimse müsaade edemez. Emeğimize kim halel getirirse üzerine buldozer gibi gideriz. Bu bir edepsizliktir. Size itimat eden kişiyi bir otel odasında aldatacaksınız. meseleyi başka bir tarafa geçmeye çalışacaksınız.

"Biz hayatını ortaya koyanlar bu oyunu kurdurtmayız"

Otel olayının öncesi de var. Tekraren söylüyorum bir yeni yetme grupla karşı karşıyayız. Bunlar Türkiye'nin aklıyla alay ediyorlar. Bir mesele çıktı, hatırlıyor musunuz? Binali Yıldırım, Binali Abi yani, soruları istedi diye. Böyle bir şey ortaya çıktı mı? Bunu nasıl saldılar? Dediler ki, 'yanlış anlamışız'. Bunu yalanların prensi, Ekrem İmamoğlu söylüyor bunu. Bu da bir senaryoydu. Bütün süreci kurgulamışlar. Yayının içerisindeki haklar dahil olmak üzere. Bu 31 Mart'taki çalma çırpma olayı o güne ait bir zeka ve akıl değil. O bir süreç ve bu süreci hala devam ettiriyorlar. İstanbul'u ele geçirmeye çalışıyorlar. Can Dündar'ın Taksim Meydanı diye attığı tweetleri hatırlıyor musunuz? Başka yerlerden alıntılıyarak milleti tahrik etmek için çalıştığı attığı tweetler. Bu bulaşıcı bir ahlaksızlıktır. Emeğimizi çalmak istiyorlar. Bu milletin geleceğine ait oyun kurmak istiyorlar. Demokrasi üzerine kim mühendislik yapıp, oyun kurabilir? Kaç kuruşluk zekalarıyla bunları yapacaklar? Biz bu ülke için risk alan hayatını ortaya koyanlar, bunlara oyun kurdurtmayız.

"Tek başıma kalsam da hayata devam ederim"

Otele gidekcesiniz, 40 dakikanın üzerinde kalacaksınız. Bunlar ibadet yapar gibi birbirine yapışmışlar. Burada en çok kahramanlık yapan birbirine ödül verecek. Birbirlerin adına kahramanlığı oynuyorlar. VİP meselesinde olmadı mı? O televizyonda iki yayın yapan bu fotoğrafları gördü mü, görmedi mi? Bir tiyatro oynuyorlar, ne kadar oynarlarsa oynasınlar. Ben bu filmde tek başıma kalsam da hayatıma devam ederim. Valiye it dediğini kulaklarınla duyacaksınız, bunu televizyonda söyleyeceksin, sonra da RTÜK yalanına sığınacaksınız. İşinin namusu olmayan bir kişiden her türlü tehdit ve tehlike beklenir. Bizim işinin namusu gençlere ve geleceğe ihtiyacımız var. Her türlü oyun, düzenbazlık ve ilkesizlikle ben seçimi alırım diyenler.

"Musakkadan VİP krizine nasıl geldik?"

Seyit Torun'la geçmek isteseydi, geçebilirdi. Seyit Bey yolcu değil ki. Ben Demokrat Parti başkanlığı yaptım. Bir kere VİP kullanmadım. Yanımda milletvekili varsa onun mahiyetiyle gittim. Milletvekili olmadan yolculuk yapmadım VİP'ten. Bazen çok acil gitmek gerektiği olmam zamanlarda milletvekillerine rica etti de öyle gittim. Bunlar her türlü kuralsızlıkları, edepsizlikleri yapacak, biz en ufak bir şey yaptığımızda kıyamet kopacak. Biz 20 bin yıllık devlet idare ediyoruz. Ne oldu da musakkadan VİP kavgalarına düştük. Biz sağ siyasetiz. Bizde bu tip defolar aranabilir. Kaba görülür, köylü görünür. Bu tip hassasiyetleri olmaz görünür. Sol siyaset öyle değil. Cici sosyal demokratlar sesinizi çıkarsanız ya! Ne oldu bisikletli sosyal demokratlara. Özel uçaklarla aman Allahım! VİP krizleri, maaile. Bunun bugünü yarını ne olacak?

"Akıllı ol Soylu diyen adam CHP'li, Pontusçu, PKK iltisaklı"

Adam CHP'li. Adam Pontusçu, adam PKk'lı biriyle iltisaklı. Fox TV'ye malzeme verecekler. Benim orada yorgunluğum. O gece uyumamışım. Bu gece de uyumadım. Yorgunluk beladır siyasetçilerin başına, herkesin başına beladır, sürücünün başına da beladır. Kato Dağı'na gittik. Orada bayramlaştık. Şırnak'a, Beytüşşebab'a indik. Muhteşemdi. Allah'a şükürler olsun. Gelin alayı gibi. Oradan İdil'e gittik bir şehidimizin ailesine. Oradan da geçtik. Biz Trabzon'da meydanda bayramlaşırız. Ben başlattım bu işi. Binanın içinde yapmayalım, herkesle bayramlaşalım. Hasbıhal edersin biter. Tam 3,5 saat sürdü bayramlaşmamız. Orada işim 2'de bitti. Onu da sabote ettiler. Sizin geleceğiniz gün yarın. CHP'lileri biliyorum, beni görünce muhakkak aksiyon arıyorlar. Kendilerine milli vazife görüyorlar. Ben Taşlıtarla çocuğuyum. Bunu söylerken neyi söylediğini herkes anlar.

"Adamın mafyöz sözünü duyunca artistlik yapma dedim"

VİP devlet adamlarını birtakım yerlerden muhafaza etmek için oluşturulmuş alanlar. Oradan çıkarken bunlar 'herşey çok güzel olacak' deyince canım sıkılmadı değil, hakikaten sıkıldı. Sonra iki üç adım atınca adamın mafyöz sözünü duydum, döndüm 'artistlik yapma' dedim. Burada ne söylesem Fox TV'de malzeme ederler diye düşündüm, sabırlı ol dedim. Benim 'Kato'dan geldim Selahattin Demirtaş'ın kucağından geldim'i söyledim. CHP bu edepsizlikleri Menderes'e de yapmış, Tayyip Erdoğan'a da yapmış. Öyle bir tarzı siyaseti var. Bunu yapar akşam gidip kendine bir övünmüşlük çıkartır ama siyasette böyle bir hal yok."

Günün Önemli Haberleri