Safer ayı ile ilgili hadisler Safer ayında neler yapılır?

Abone ol

Gökyüzünden rahmetin indiği Safer ayı 10 Ekim'de başladı. Hz. Muhammed in hastalandığı yatağa düştüğü ay olan Safer ayı halk arasında bela ayı olarak bilinir. Peki safer ayı hakkında hadisler nelerdir ve safer ayında neler yapılmalı, bu aya özel ibadet dua ya da namaz var mı?

Safer ayı başladı ve 10 Kasım'a kadar Safer ayı devam edecek. Peki Hicri ayların 2. olan Safer ayı hakkındaki hadisler nelerdir, safer ayında nasıl ibadet edilir, neler yapılır ve Safer ayına özel namaz ya da dua var mı?

SAFER AYINDA NELER YAPILMALI: Kamer aylarının ikincisi olan Safer ayında belalardan korunmak için günahlara tövbe etmeli, çokça istiğfar çekmeli, kaza namazı kılmalı. Ayrıca sadaka vermeli ve salavatlar ile meşgul almalıdır.

Resul-i Ekrem (asm) Efendimiz şöyle buyurdu: "Sadaka belâyı def eder ve ömrü uzatır." (Heysemi, Mecmaü’z-Zevaid, III/63)

CAHİLİYE DÖNEMİ BİLGİSİ: Hicrî takvimin ikinci ayı olan safer ayını bu şekilde nitelendirmek doğru değildir. Çünkü, Safer ayına ithaf edilen bu etiketin kaynağı cahiliye devri Araplarına dayanıyor. Rivayetlere göre bu ayda yaşanan çeşitli sıkıntılar yüzünden Araplar safer ayını uğursuz olarak görmeye başlar. Ancak İslamî döneme geçildiğinde bu yanlış algıyı düzeltmek için safer ayına ‘saferü’l-hayr’ ya da saferü’l-muzaffer’ denilmeye başlanır.

SAFER AYINA BELA DEMEK CAİZ DEĞİL: İlahiyatçı yazar Ahmed Şahin, bir yazısında safer ayını bela ve musibet ayı olarak anmanın caiz olmadığından bahsediyor. Şahin, “İslam’da bir tefe’ül anlayışı vardır, bir de teşe’üm yorumu söz konusudur. Tefe’ül, herhangi bir gün ve vakitten, olay ve görüntüden iyi manalar çıkarmak, teşe’üm ise kötülük ve uğursuzluk yorumları yapmaktır ve teşe’üm caiz görülmemiştir. Bu sebeple safer ayını bela ve musibet ayı olarak yorumlamak bir teşe’ümdür. Teşe’üm ise caiz değildir” diyor.

GÖKTEN BELA DEĞİL RAHMET İNER: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevhit Ayengin, böyle bir anlayışın İslam diniyle bağdaşmadığını söylüyor:

“Gökten bela inmez, rahmet iner. Bela yağdıran bir Allah anlayışı İslam’ın değerleri ile taban tabana zıttır. Rahman ve Rahim olan bir Allah’a bu tür şeyleri atfetmek tamamen yanlıştır. Safer ayını uğursuz olarak niteleme cahiliye devri uygulamasıdır. Ondan şiddetle uzak durmak gerekir. Safer ayının bela ve musibet ayı olması için bu konuda dikkate alınabilecek sahih delillerin yani ayet ve hadislerin olması gerekir. Böyle bir şey yoktur, aksine mevcut uğursuzluk anlayışını düzelten, onu reddeden ifadeler vardır.” 

HZ. MUHAMMED'İN HASTALANDIĞI AY

Ayengin Peygamber Efendimiz’in, bu ayda hastalanmasını safer ayının uğursuzluğuna delil gösteren anlayışa da şu yorumu yapıyor: 

“Acaba sevgili Peygamberimiz (sas) belayı, uğursuzluğu hak edecek ne yapmıştı ki, böyle sözüm ona bir ayda -eğer safer, bela ayı ise- hastalandı. Başka aylarda hastalananlar hangi bela sebebiyle hastalanıyor. Böyle bir mantık olmaz. Her insan bu dünyaya belirli bir süreliğine gelir ve ömrü sona erince ahirete gider. Niye bugün de yarın değil sorularını cevaplamak imkânsızdır. Hz. Peygamber’in safer ayında hastalandığı rivayet edilir. Ancak bunu, safer ayı yüzünden var olduğu şeklindeki bidat anlayışla ilişkilendirmek doğru değildir.”

HADİSLER SAFER AYI İÇİN NE DİYOR: Prof. Dr. Tevhit Ayengin, cahiliye devrinde safer ayında umre yapılmasının büyük günahlardan sayıldığını ve bu durumun Efendimiz’in (sas) hadislerine de yansıdığını anlatıyor: “Allah Resulü (sas) ‘Umre her zaman helaldir’ demek suretiyle cahiliye devrindeki bu yanlış anlayışı düzeltmiştir. Diğer bir hadiste ise şöyle buyurulmaktadır: 

"Eşyada uğursuzluk yoktur. Safer ayında uğursuzluk yoktur, baykuşun ötmesinde de uğursuzluk yoktur.’ (Müslim, Selâm, 102) Ayengin, bu aya özel atfedilen namaz ve dualara da itibar edilmemesinin altını çiziyor: “Safer namazı diye bir namaz yoktur. Bu güne özel bir dua yoktur. Müslüman, her zaman dua eder. Hayatının her anında duada bulunabilir. Bunda hiçbir sakınca yok. Ancak safer ayı duası şeklinde bir dua, bu ayın bela ve musibet ayı olduğunu peşinen kabul etmek anlamına gelir. Dolayısıyla bu aya özel dua şeklinde dolaşan dualara itibar etmemek gerekir.” 

Cahiliye devrinden günümüze kadar gelen safer ayında nikâh kıyılmaması, doğan çocuklardan hayır gelmemesi gibi inanışlar da var. Ayengin, bu durumun da İslamiyet ile ilgisi olmadığını söylüyor.

Günün Önemli Haberleri