Önce tecavüze uğradı ardından ise...

Abone ol

Önce kaçırdılar sonra tecavüz ettiler. Üstelik bununla da yetinmediler. İşte genç kadının başına gelen korkunç olay...

Yalova'da bir otelde çalışan Özbek uyruklu 27 yaşındaki Z.Y. adlı kadın, iddiaya göre 3 kişi tarafından otomobile bindirilip kaçırıldı. Kadına tecavüz ettikten sonra feci şekilde döven 3 kişi, öldüğünü düşünerek ormanlık alana attılar. Kadın hastaneye kaldırılırken, yakalanan 3 kişinin suçlarını itiraf ettikleri öğrenildi.

ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜLER VE...

Yalova'da bir otelde çalışan Özbek uyruklu Z.Y. (27), önceki gün Musa Y. (27), Mehmet Ç. (25) ve İbrahim Ü. (25) tarafından otomobile bindirilerek kaçırıldı. Kadını Kocaeli'ne getiren 3 kişi, Derince ilçesi Çenedağ Mahallesi'ndeki ormanlık alana götürüp tecavüz etti. Ardından feci şekilde dövdükleri kadını öldüğünü düşünerek ormanlık alana bırakan 3 kişi, araçlarına binerek kaçtı. Ormanlık alanda baygın halde yatan kadın, yoldan geçen bir vatandaş tarafından fark edildi. Jandarmaya yapılan ihbar üzerine Z.Y., hemen Derince Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatan jandarma ekipleri, 3 zanlıyı 24 saat içinde Kocaeli'de yakaladı. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin sıkı takibi sonucu yakalanan 3 kişinin suçlarını itiraf ettikleri öğrenildi. Zanlıların, sorgularının ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.

Hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenilen Z.Y.'nin Türkiye'ye uzun yıllar önce geldiği, vizesinin dolduğu belirtilirken, sağlığına kavuşmasının ardından sınırdışı edileceği bildirildi.

O ANNE VE BABA ARTIK CEZAEVİNDE

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Antalya'nın Serik İlçesi'nde ilk eşinden olan öz kızı 2 yaşındaki Semanur'u döverek öldürdüğü iddia edilen baba 26 yaşındaki Mehmet Çiçek, mahkemede verdiği ifadesinde kızını dövmediğini söylerken, eşi Sara Samancı Çiçek ise, "Eşim kızını yemek yemediğinde, yaramazlık yaptığında sürekli döverdi" dedi. Semanur Çiçek'in cenazesi ise otopsi yapıldıktan sonra yakınları tarafından morgtan alındı.

Serik'te babası Mehmet Çiçek'in "Ranzadan düştü" diyerek hastaneye getirdiği, kafatasında çatlak, vücudunda ısırık izleri, kırıklar ve morluklar bulunan 2 yaşındaki Semanur Çiçek, dün saat 09.00'da Serik Devlet Hastanesi'ne ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Semanur, beyin kanaması ve akciğer kanaması teşhisiyle ameliyat edildikten sonra, hastanenin yoğun bakım servisinde yer olmadığından, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Semanur, yoğun bakım servisinde tüm müdahaleye rağmen, akşam saatlerinde yaşamını yitirdi. Hastanede yapılan muayenede, minik kızın kafatasında çatlak, vücudunda diş izleri, kırıklar ve morluklar tespit edildi. Feci şekilde dövüldüğü anlaşılan Semanur'un babası Mehmet Çiçek ve 1 yıl önce evlendiği 24 yaşındaki Sara Samancı Çiçek gözaltına alındı.

Belek Jandarma Karakol Komutanlığı'nda ifade veren Mehmet Çiçek ve eşi Sara Samancı Çiçek dün saat 21.00'de Serik Adliyesi'ne sevk edildi. Nöbetçi savcılıkta ifade veren Çiçek çifti, tutuklanma istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi.

Baba Mehmet Çiçek mahkemede verdiği ifadede hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Tarlada işçilik yapan Mehmet Çiçek, "Semanur aşırı yaramazlık yaptığında, zaman zaman dövdüğüm oldu. Ancak bu kez ben dövmedim, ranzadan düştü. Dövme iddiası yalan. Ben dövmedim. Fenalaşınca hastaneye götürdük. Kızımı ben öldürmedim, kabul etmiyorum" dedi.

Semanur Çiçek'in üvey annesi Sara Samancı Çiçek, ifadesinde eşinin kızını sürekli dövdüğünü iddia etti. Mehmet Çiçek'in boşandığı eşinden olan kızını yaramazlık yaptığı zamanlarda dövdüğünü anlatan Çiçek, "Mehmet dün akşam (Perşembe) Semanur'u yine dövdü. Babası, Semanur yaramazlık yaptığında, altını ıslattığında ve özellikle yemek yemediğinde döverdi. Kızını sürekli döverdi" diye konuştu.

Saat 05.00'e kadar süren mahkeme sonunda Mehmet Çiçek 'yakın akrabasını kasten öldürmek'ten, eşi Sara Samancı ise 'ihmal' suçundan tutuklanarak Antalya Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.

CENAZESİ MORGTAN ALINDI

Diğer yandan Semanur'un cansız bedenine, Antalya Adli Tıp Kurumu morgunda otopsi yapıldı. Cumhuriyet Savcısı Galip Aşık nezaretinde 2,5 saat süren otopside küçük kızdan örnekler alındığı ve bunların inceleneceği belirtildi. İncelemenin en küçük ayrıntıya kadar yapıldığını belirten Cumhuriyet Savcısı Aşık, bu konuda daha fazla açıklama yapmayacağını söyledi.

Daha sonra yakınlarına teslim edilen küçük kız için tabut kullanılmadı. Amcası Mustafa Çiçek'in kollarında son yolculuğuna çıkan Semanur Çiçek cenaze aracının arka koltuğuna oturan amcasıyla birlikte toprağa verilmek üzere Uncalı Kent Mezarlığı'na götürüldü.

Amca Mustafa Çiçek, gazetecilere yaptığı açıklamada Şanlıurfa'dan çalışmak için Serik ve Aksu ilçesine geldiklerini, buralardaki seralarda yevmiye karşılığı çalıştıklarını ve yaşamlarını çadırda sürdürdüklerini ifade etti. Olayla ilgili bilgisi olmadığını kaydeden Çiçek, herkes gibi kendisinin de şaşırdığını ve üzüldüğünü söyledi.

Semanur'un annesi Caziye Çiçek'in ise Kayseri'de yaşadığı ve cenaze töreni için Antalya'ya gelmediği belirtildi.

Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü açıklandı.

ÇAKMAĞI ÇAKTI VE...

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Antalya'da otomobilinde sigara içmek isteyen 48 yaşındaki Veli Coşkun, çakmağını yaktığı sırada patlama meydana geldi. Hurdaya dönen araçtan kendini dışarı atan Coşkun yara almadan kurtuldu. Patlamaya otomobilin bagajında bulunan piknik tüpünün neden olduğu belirlendi.

Olay, saat 22.00 sıralarında Yüksekalan Mahallesi 497'nci Sokak'ta meydana geldi. Park halindeki 07 GA 424 plakalı otomobiline binen Veli Coşkun (48) içeride sigara içmek istedi. Coşkun'un çakmağını yakmasıyla birlikte otomobilde büyük patlama meydana geldi. Araçtan kendisini dışarı atan Coşkun, yara almadan kurtuldu. Gürültü üzerine sokağa dökülen mahalle sakinleri Veli Coşkun'un yanına koştu.

Olay yerine çağırılan polis ve itfaiye ekipleri, araçta incelemelerde bulundu. Gaz kaçağı olduğu belirlenen piknik tüpü itfaiye tarafından basınçlı suyla soğutuldu. Sağlık ekiplerinin ayakta muayene ettiği Veli Coşkun, ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

KAÇIRILDIKTAN 2 YIL SONRA GERİ GETİRİLDİ AMA...

HABERİ DİĞER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Gaziantep'te 2 yıl önce henüz 13 yaşındayken eğitim gördüğü ilköğretim okulu önünden kaçırılan göz kanseri hastası Yeter Oğuz, hastalığı ilerleyince Şanlıurfa'da hastaneye terk edildi. Gaziantep'e getirilip tedaviye alınan Oğuz, kurtarılamadı.

Milliyet'in haberine göre Hatice Karslıgil İlköğretim Okulu 8'nci sınıf öğrencisi Yeter Oğuz 1 Nisan 2010 tarihinde ortadan kayboldu. İki yıldır haber alınamayan Oğuz, 10 gün önce kimliği belirsiz kişiler tarafından ağır hasta olarak getirildiği Şanlıurfa Devlet Hastanesi'ne terk edildi. Hastanede bir süre tedavi edilen Yeter Oğuz, Şanlıurfa Kadın Sığınma Yurdu'na gönderildi. Şanlıurfa Kadın Sığınma Yurdu yetkilileri Oğuz'un verdiği bilgiler doğrultusunda Gaziantep'te oturan ailesine ulaştı. Hemen Şanlıurfa'ya giden babası 52 yaşındaki İsmail Oğuz, bitkin vaziyetteki kızlarını alarak 15 Nisan 2012'de Gaziantep'e döndü. Geceyi evinde geçiren Oğuz, sabah Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada yapılan kontrollerden sonra Oğuz, Onkoloji Hastanesi'ne sevk edildi. Ancak, hastalığı ilerleyen Yeter Oğuz yapılan tüm müdahalelere rağmen 24 Nisan'da hayatını kaybetti. Oğuz'un cenazesi Yeşilkent Mezarlığı'nda kılınan öğle namazının ardından toprağa verilirken, aile Yeter'in kaçırılmasından şüphelendikleri kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.

"ZAMANINDA BULUNSA, KIZIM ÖLMEZDİ"

Baba İsmail Oğuz, 7 çocuğundan 5'ncisi olan kızıyla konuşma fırsatı bulduğunu belirterek şu iddialarda bulundu:

"Kızım bana kendisini 24 yaşlarındaki F.B.'nin kaçırdığını söyledi. Kızım önce Nizip İlçesi'ne götürüldüğünü burada kapıları ve pencereleri kapalı olan tek odalı bir evde bir süre tutulduğunu, daha sonra bir hayvan çiftliğine götürüldüğünü orada da bir süre tutulduktan sonra Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'ne bağlı Zeyrek Köyü'ne götürüldüğünü bize anlattı. Son olarak Suriye'ye götürüldüğünü ve burada dağ başında hiç kimsenin olmadığı tek odalı bir evde tutulduğunu bize söyledi. Kızımı yakalandığı hastalığın ilerlemesi üzerine Şanlıurfa Devlet Hastanesi'ne terk etmişler. Daha sonra götürüldüğü Şanlıurfa Kadın Sığınma Yurdu'ndan bizi aradılar. Kızımızı gidip aldık. Ancak hastalığı iyice ilerlediği için son günlerini yaşadığını öğrendik."

Kızının gözünde 4 yıl önce tümör oluştuğunu, bu nedenle uzun süreli bir tedavi gördüğünü belirten baba Oğuz, kaçırılmadan önce tedaviye tam olumlu yanıt vererek bu hastalığı büyük oranda atlattığını, tedavisi sürerken okuluna devam ettiğini de dile getirdi. Şüphelendikleri kişinin Yeter'in ölümünün ardından büyük kızının cep telefonuna mesaj gönderdiğini anlatan İsmail Oğuz, şöyle dedi:

"Mesajda 'Ben F.B., benim gülüm Yeter'im 24 Nisan da beni ebediyen bırakıp gitti. Herkesten, tüm akrabalarımdan tek isteğim beni de onun yanına koyun, mezarım Antep'te ona yakın bir yerde olsun. Yeter beni çağırıyor' diye mesaj atılmış. Biz bunu da savcılığa bildirdik. Bu işin arkasında başka kişiler de var. Bu kişiler hemen yakalansaydı, belki de kızım şimdi yaşıyor olacaktı. Hukuk mücadelemiz sürecek."

ANNE VE BABAYA YGS KURŞUNU

HABERİ DİĞAER SAYFADA TIKLAYIN

[PAGE]

Sivas'ın Divriği ilçesinde bir genç, YGS yüzünden tartıştığı anne ve babasını silahla yaraladı.

Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) düşük puan aldığı gerekçesiyle annesi Elif Y. (42) ve babası Hasan Y.(46) ile sürekli tartıştığı iddia edilen Ferhat Y. (20), öğle saatlerinde Ulu Cami Mahallesi'ndeki evlerinde yine ailesiyle tartıştı.

Radikal'in haberine göre tartışma sırasında sinirlerine hakim olamayan genç, babasına ait tabancayı alarak anne ve babasına ateş açtı. Tarihi Ulu Cami'de öğle namazını kılan vatandaşlar, silah seslerini duyarak durumu polise bildirdi.

Vücuduna 8 kurşun isabet eden baba Hasan Y. ve sol ayak bileğinden tek kurşunla yaralanan anne Elif Y, ambulansla Divriği Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Sağlık durumu ciddiyetini koruyan baba Hasan Y, buradaki ilk müdahalenin ardından ambulansla Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne sevk edildi.

Ameliyata alınan baba Hasan Y'nin hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi. Anne Elif Y. de Divriği Devlet Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından otomobille CÜ Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne getirildi.

Ferhat Y'nin, anne ve babasını yaraladığı silahı evde bırakarak polise teslim olduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor

Günün Önemli Haberleri