Macron 4'lü zirvede Erdoğan'a Libya anlaşmasını sorunca ayarı yemiş

Abone ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO görüşmelerine ilişkin son dakika açıklamalar yaptı. Baltık ülkeleri vetosunu neden kaldırdıklarını da açıklayan Erdoğan, 4'lü zirveye ilişkin de önemli bilgiler verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere'de gazetecilerle söyleşi gerçekleştirdi. Suriye'de güvenli bölge inşasına yönelik "duyarsızlığın" devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, NATO'daki YPG gerilimi, Trump ile yaptığı görüşme ve Libya anlaşmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. 

İstanbul'da 4'lü zirve olacak

İngiltere, Fransa ve Almanya ile yapılan dörtlü zirvenin ikincisini şubat ayında İstanbul'da yapacaklarını söyleyen Erdoğan, "Gerek Almanya Başbakanı Merkel gerek Fransa Cumhurbaşkanı Macron… Tabi hepsinden öte İngiltere Başbakanı Johnson o bu işe çok önem veriyor. Bu Dörtlü Zirve'yi en az yılda bir kez yapmayı karara bağladık" ifadelerini kullandı. 

"Avrupa Birliğini tahrik ediyorlar

Türkiye'nin Libya ile yaptığı anlaşmanın NATO Zirvesi'nde gündeme gelip gelmediği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Her şeyden önce Libya mutabakat muhtırasıyla alakalı olarak biz meşru yönetimle bu işi imzalamış bulunuyoruz. Meclis'ten bunun geçmesiyle, süratle bu adımı atarak, iş artık adeta yürürlüğe de girmiş olacak. Ama karşı taraf da tabii bundan rahatsız. Hakları olmayan şeyleri hak edinme durumuna geçenler böyle bir durum olunca tabii sıkıntıya girdiler. Tabii başta Yunanistan olmak üzere Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail rahatsız olduğu gibi Avrupa Birliğini de tahrik ediyorlar."

MACRON ANLAŞMAYI SORUNCA AYARI YEMİŞ

Dörtlü Zirve'de Fransa ve Almanya'nın Akdeniz'deki petrol arama çalışmaları ve Libya ile varılan anlaşma üzerinde durduğunu dile getiren Erdoğan, şunları anlattı

-"Biz gerekli açıklamaları yapınca da gene tabii Fransa maalesef bu işte hala rahatsızlığını devam ettiriyor. Ondan sonra dedim ki 'Sen niye bunun üzerinde bu kadar duruyorsun, burada senin bir hakkın var mı? Buranın garantör ülkesi Türkiye'dir, garantör ülkesi Yunanistan'dır, İngiltere'dir. Peki sen nereden buraya giriyorsun?' -Biz garantör ülke olma hakkımızı burada kullanıyoruz.Orada bizim soydaşlarımız var ve soydaşlarımızdan tarafız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Dolayısıyla onların haklarını da korumak için sonuna kadar çalışacağız. Bizim bundan feragat etmemiz söz konusu değildir. 

Libya dik durursa

Bu yapılanlar uluslararası deniz hukukuna da kesinlikle uygundur. Dolayısıyla bundan da taviz vermek söz konusu değil. Adımlarımız buna göre atılıyor. Şu anda da Libya'daki meşru hükümet ayakları üzerinde dik durduktan, sağlam durduktan sonra bu atılan adım yerini bulacaktır." 

4'lü zirvede sormuşlar : Ne zaman çıkacaksınız?
Türkiye, İngiltere, Almanya, Fransa ile yapılan zirve de çetin geçmiş. Erdoğan, Barış Pınarı harekatını değerlendirdiklerini belirtip şunları aktardı:
-"Bunun daha da ötesinde üzerinde durdukları bir konu var; 'buradan ne zaman çıkacaksınız?' Biz de kendilerine 'Peki sizin burada ne işiniz var?' diye soruyoruz. 'Sınırınız mı var burada?' Yok. 'Peki size karşı taciz mi var?' Yok. 'Taarruz mu var?' Yok. 'Peki, ne işiniz var burada?' Bizim burada 911 kilometre sınırımız var. Tacizse bize, taarruzsa bize... Bizler şehitler veriyoruz. 'Sizin herhangi bir can kaybınız, yaralınız var mı?' Yok. 'Peki burada ne işiniz var?', 'Bize bu soruyu sorma hakkını nereden elde ediyorsunuz?' 'Bakın' dedim, 'Çok açık ve net söylüyorum; Tel Abyad ve Rasulayn'da, malum buranın uzunluğu 120 kilometre, derinliği 32 kilometre, belirlenen o barışı tesis etmeden buraları terk etmemiz mümkün değil. Çünkü biz buraya bir barış için girdik ve bu barışı burada tesis edeceğiz. 

DEAŞ'ı falan yok ettiğiniz yok

Ayrıca şunu da söyledik; 'Bizim üzüntümüz şudur ki siz maalesef terör örgütü YPG/PYD ile berabersiniz ve 'Bunlarla DEAŞ'ı yok ettik' diyorsunuz. Kusura bakmayın DEAŞ'ı yok ettiğiniz falan yok. DEAŞ yine bulunduğu yerlerde. Biz ispatlı konuşuyoruz. 

Bakın Bağdadi'nin öldürülmesiyle ilgili övünüyorlar. 'Biz de Bağdadi'nin en yakınlarını yakaladık.

Baltık planına "niye evet dedik?"

Erdoğan, "Niye evet dedik? YPG’nin terör örgütü olarak tanınması konusunda bir teminat aldık mı?" sorusuna şu yanıtı verdi: 

-Orada konsey komisyon meselesi var. Bu konsey komisyon toplantısı ile ilgili o döneme kadar zaten bu işin şu anda geçerliliği adeta yok gibi. Süreç başlamıştır. Daha sonra 6 aylık periyodu var. Bu 6 aylık süreç işlerken böyle bir olay vuku bulduğu anda da burada başta NATO Genel Sekreterimiz olmak üzere hepsi devreye girerek bu işi tekrar yoluna rayına sokma şanslarına sahipler. Bu noktada bizi aşırı derecede bağlayıcı bir şey yok. 

"Bu işe 'evet' dedik ama..."

-Bunlar bizim ortağımızdır, ortağa güveneceğiz. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman da kendileri ile ilişkilerimizi geliştireceğiz. Şahsen NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, bu süreç içerisinde gerçekten samimi açıklamalar yapmış ve bununla tabii bizim de gönlümüzü kazanmıştır. Polonya ve Baltık ülkeleriyle ilgili biliyorsunuz dün gece bir adım attık. Gerek Stoltenberg gerek Macron gerek Merkel gerek Polonya Cumhurbaşkanı daha önce hepsi aradılar, bizden bu konuda destek istediler.

Arkadaşlarımla yaptığım görüşmelerden sonra da biz de bu işe 'evet' dedik ama terörle mücadelede siz de bizi yalnız bırakmayacaksınız.

Macron çok bozulmuştu görüşmede ne dedi?
Bir gazetecinin, "Macron 'NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti' demişti. Siz de kendisine 'Önce sen kendi beyin ölümünü kontrol ettir' demiştiniz. Oldukça bozulmuş. Dörtlü Zirve’de Macron’un nasıl bir tavrı vardı?" şeklindeki sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Macron ile bu konulara hiç girmedik. Ama tabii Sayın Trump ile görüşmesinde Sayın Trump'ın hakikatin yanında yer alması manidardı."

DONALD TRUMP İLE NE KONUŞTULAR

ABD Başkanı Donald Trump ile de verimli bir görüşme gercekleştirdiklerine işaret eden Erdoğan, "Bazı sorun alanlarını gündeme getirdik. Onları tekrar konuştuk, görüştük. Bu konularla ilgili olarak da takibini ilgili arkadaşlarımız sürdürecekler. İkili ilişkilerde özellikle bu 100 milyar dolarlık ticaret hacmi üzerindeki çalışmaya ağırlık vereceğiz. Ayrıca NATO Zirvesi ve bölgesel konuları ele aldık. S-400 ve F-35 konusunda ise daha önce görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler." değerlendirmesinde bulundu.  

Trump ile YPG konusunda ilerleme var mı?

Erdoğan, "Dörtlü Zirve'den sonra Trump'la yaptığınız görüşmede YPG konusunda bir ilerleme var mı? ABD'nin herhangi bir tavır değişikliği olacak mı?" şeklindeki soruya şöyle karşılık verdi: 

"NATO Zirvesi'nde yapılan açıklamalara, konuşmalara bakıldığı zaman hepsi de teröre karşı olduklarını söylüyor. Ama iş başa düştüğünde buna karşı bir mücadeleyi ortaya koyma maalesef olmuyor. Temenni ederiz ki bundan sonraki süreçte bunları yaşamayız. Herkes sözünün arkasında durursa o zaman tabii terörle mücadelede işimiz çok daha kolay olacak.

"Türkiye'ye teşekkür ederiz. Şu anda kendilerinde 4 milyona yakın mülteci var" denildiğini belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

-"Benim her zaman söylediğim güzel bir nüktedir biliyorsunuz, 'Siz hep bal diyorsunuz ama ağız tatlanmıyor.' Avrupa Birliği olarak verilen bir söz vardı. İki partide 3+3 milyar avro destek verilecekti. Bu da bizim milli bütçemize değil. STK'lar vasıtasıyla Kızılay, AFAD gibi kuruluşlarımıza. Peki bunlar geldi mi? Hayır. Sadece 3 milyar avro geldi, orada kesildi.

Günün Önemli Haberleri