Kübra Demir kadınların ruhumun resmini çiziyor

Abone ol

Ruhunuzda iz bırakan bütün bu duyguları bir tuvalde görmek ister misiniz? O halde adresiniz “Beyni Şişik Kadınlar.”

Dünyadan ve erkeklerden muzdarip kadınlar, Kübra Demir’in projesiyle tuvallerde kendilerine yer buldu. Demir, “Beyni Şişen” kadınların önce gerçek hikâyelerini dinleyip onlara yeni hikâyeler yazdı, ardından resimlerini yaptı.

Aşklar, ayrılıklar, sevinçler, üzüntüler ve diğerleri… Ruhunuzda iz bırakan bütün bu duyguları bir tuvalde görmek ister misiniz? O halde adresiniz “Beyni Şişik Kadınlar.”

Taraf'tan Aysun Yazıcı, "Kadınlar dediysek, sadece kadınlara hizmet verilmiyor, erkekler de “ruhunu resmettirmek” isteyenler arasında."  diyor ve okurlarını ilk “Beyni Şişik” kadınla tanıştırıyor:

"İsmi Kübra Demir, projenin de sahibi. Beyoğlu’nda yürürken bir mağazanın camına yansımış resmini görünce fark ediyor kocaman beynini… Önce kendini, sonra da diğer kadınları.

Şöyle ki, siz anlatıyorsunuz üzüntülerinizi, sevinçlerinizi, aşklarınızı; yani beyninizi şişiren şeyleri, Kübra da onları bir yağlı boya tablosuna aktarıyor. Bununla da bitmiyor, Kübra, size özel bir de hikâye yazıyor. Bütün bunların sonunda ise ortaya, size özel bir tablo ve hikâye çıkıyor. İletişim ise mail yoluyla sağlanıyor, gizliliğe azami önem gösteriliyor.

SEVDİĞİMİZDE DE BEYNİMİZ ŞİŞİYOR

“Nasıl başladın bu işe” diye soruyorum Kübra’ya, biraz da erkeklerden yakınarak, “Kadınlar, çocukluklarından itibaren diğer canlılardan daha çok çaba sarf etmek zorunda oldukları için her daim beyinleri şişik dolaşıyorlar. Seviyoruz; beynimiz sevdiğimizi çok düşünmekten şişiyor, sevilmiyoruz; yine beynimiz şişiyor. Kısacası işte, evde, sokakta her daim her yerde kadınların beyni şişiyor” cevabını veriyor.

Fikrin iki yıllık bir geçmişi olduğunu söyleyen Kübra, “Öncelikle, Instagram ve Facebook hesabı açtım ve insanlara, ‘Siz de beyninizi şişiren şeyleri anlatın’ dedim. Kadın merkezli bir hesaptı ve şaşırdığım bir şekilde erkekler de çok ilgi gösterdi. İlk müşterim erkek oldu mesela. Bana sakladığı duygularını ve sevmekten korktuğunu anlatmıştı” diyor. “İnsanlar ne anlatıyor” sorusuna ise Kübra, “İnsanları psikolog gibi dinliyorum. Bu, bir anlamda terapi. İnsanlar bana hem ruhlarını açıp rahatlıyorlar, hem de kendilerine özel bir tablo ve hikâye elde ediyorlar. Öyle ilginç hikâyeler çıkıyor ki… Mesela bir gay, resim istemiş ve bana bir erkeğe olan sevgisinden bahsetmişti. Bunları bana açıklıyor ama çevresine açıklamaktan çok korkuyordu. Konsomatrise âşık olan bir erkek vardı örneğin.

KİMSENİN BİLMEDİĞİ DUYGULARI ANLATIYORLAR

Bana o kadını ne kadar saf duygularla sevdiğinden ama ona açılamadığından bahsetmişti. Yani insanlar bana, ruhlarının karanlıkta kalan ve genelde kimsenin bilmediği duygularını anlatıyor. Bu durumdan da büyük mutluluk duyuyorum. Sonuçta insanların hayatlarından, yaşanmışlıklarından aldığım kesitleri kendi dünyama katıyorum. Bu da benim ruhumu zenginleştiriyor” cevabını veriyor.

KIRMIZI; ÇOK SEVMİŞ AMA SEVİLMEMİŞİ KADINI ANLATIYOR

Kübra, resim ve hikâye sürecinin nasıl geliştiğini ise şu sözlerle anlatıyor: “İnsanlar bana mail yoluyla ulaşıyor. Ben de, birkaç gün anlattıkları üzerine düşünüyorum. Önce tabloyu sonra da hikâyeyi tamamlıyorum. Anlatılanları genelde kadın portreleri üzerinden aktarıyorum. Örneğin, tablolarda kullandığım kırmızı rengi, hem aşkı hem de nefreti temsil ediyor. Yani kırmızıyı kullandığım zaman biliyorum ki kadın çok sevmiş ama sevilmemiş. Tablolarda kadının kullandığı sigara ise iç bunalımı anlatıyor. Resimlerini yaptığım insanlar bunları bilmedikleri için onlara yazdığım hikâyede bu bütün bu şifreleri de anlatıyorum.”

“Beyni Şişik Kadınlar” isimli, kadınlara özel bir cafenin hayalini kuran Kübra’nın resimleri ise, 27 Kasım’daki “Sessiz Çığlık” adlı karma sergide gösterildi. Siz de, ruhunuzu resmettirmek isterseniz Beyni Şişik Kadınlar’a Instegram ve Facebook hesabı üzeriden usaşılabilirsiniz.

Günün Önemli Haberleri