Kardeş kardeş çalıştık

Abone ol

Eski milli güvenlik kurulu sekreterinin ifadesi tartışma konusu oldu.

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı. Duruşmaya Eski Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterlerinden sanık İlhan Kılıç'ın açıklamaları damgasını vurdu.

BAŞBAKAN KARARGAHTA NAMAZ KILARDI

"Cebindeki 10 lirayı kaybeden 28 Şubattan bildi, öyle olmadı" diyen Kılıç, 28 Şubat'taki MGK kararlarıyla sadece tavsiyede bulunulduğunu yineledi. Kılıç, MGK'da o yılın Şubat ayı hariç tüm toplantılarda öncelikli konunun terör olduğunu, yalnızca o yıl Şubat ayında dini konuların öne çıktığını anlattı.

Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın, karargahta kötü muameleye uğradığı yönünde bazı gazetelerde haberlerin yer aldığını söyleyen Kılıç, iddiaları yalandı. Kılıç, "Başbakan geldiğinde merasimle karşılanırdı. Namaz kılmak isterse arabasında seccadesi vardı, yer gösterilir kılardı" dedi.

ERBAKAN'LA KARDEŞ KARDEŞ ÇALIŞTIK

Mart ayında MGK'da 28 Şubat'ı hiç tartışmadıklarını, MGK gündeminin ancak 1 ay sürdüğünü söyleyen Kılıç, şöyle devam etti: "Hükümeti çalışamaz duruma getirmekle suçlanıyoruz. Hükümet mesela bütçe çıkarmazsa çalışmaz. Hükümeti kim çalıştırmadı ben onu anlamıyorum. Mesela PKK'nın Karadeniz'e açılımını o hükümet önlemiştir. Cari açık, ekonomik verilere bakalım, TSK'nın personel, silah durumuna bakalım.
 Çalıştırmadık da bu iyilikleri kim yaptı? Sayın Erbakan'ın çok güzel lafları var mesela. Atılı suçu asla kabul etmiyorum. Hükümeti çalıştırmamak da nedir, ne çalıştırmaması, kardeş kardeşe gerçekten çalıştık."

Emekli Orgeneral Kılıç, hakkındaki iddiaları reddederek, beraatına karar verilmesini istedi. Savunmasını tamamlayan Kılıç, çapraz sorgusunda, "Batı Harekat Konsepti" adlı belgeyi görmediğini söyledi.

28 Şubat kararlarının önceden hazırlanmadığını, yalnızca genel konuları içeren 24 maddelik taslak metnin bulunduğunu belirten Kılıç, "24 maddelik böyle bir şey olduğunu biliyorum. Hükümetten bir şahıs verdi diyemem. Askeri cenahtan. Metnin hepsi takır takır hazır değildi. Bu konuya da değinelim, şu konuya da değinelim gibi mesela, Atatürk'e karşı yapılanlara değinelim gibi" dedi.

"Genelkurmay İstihbarat Dairesi Başkanlığı İrticai Faaliyetler başlıklı bir metinde adınız var ve metin (Sayın konutanım)" diye başlıyor. Sunumu siz mi yaptınız?" sorusuna Kılıç, "MGK ön toplantısı yapılır Genelkurmayda, ben ancak o toplantıya girebiliyorum. Yoksa MGK toplantısında sunum yapamam" diye konuştu.

İMZA KONUSUNDA BASKI OLDU MU?

"28 Şubat kararlarıyla ilgili (imza krizi oldu, Başbakan imzalamadı) denildi. Bundan sonra neler oldu? Ne yaptınız? İmza konusunda baskı oldu mu?" sorusuna karşılık, İlhan Kılıç, şunları söyledi: "28 Şubat gecesi toplantı yarıma kadar sürdü. Kurşun kalemle hazırlıyorsunuz, bunları daktilo edecek adam var. Çok geç oldu, Cumhurbaşkanı ne kadar süreceğini sordu. Tüm cümleler hazırdı, temize geçilecekti, 'sen bunları toparla yarın imzalat' dedi. Ertesi gün öğlene kadar metni bitirdik. Bakanlara ve komutanlara imzalattık. Başbakan yoktu, Meclis'e gitmişti. Cumhurbaşkanına gittim, 'Başbakana imzalattıktan sonra mı geleyim' dedim. İmza attı. Başbakan, 'ertesi gün saat 14.00'te gelsin' dedi. Gittim, Tansu hanım Meclis'te olduğunu söyledi. Ama resmi elbiseliydim. Resmi elbiseliyken girmem çünkü. 'Ver sen bana' dedi. Dosyayı bıraktım, ertesi gün telefon etti, 'Gel Başbakan imzaladı' dedi.

Günün Önemli Haberleri