İhanetin kod adı; C-HDP!..

Nerede gayri milli bir unsur, nerede gayri milli bir anlayış varsa her birinin paçasına “Kurtarın bizi Erdoğan’dan” diyerek tutuşmuşlar…

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

Öyle bir muhalefet ki…

Neresinden tutsan ABD’ye çıkıyor…

Neresinden baksan PKK’ye, FETÖ’ ye çıkıyor…

Neresinden seyretsen  resmen tiyatro!..

Millet ittifakı değil  “TİYATRO İTTİFAKI”

İllette var...

Zillette...

Nerede gayri milli bir unsur, nerede gayri milli bir anlayış varsa her birinin paçasına “Kurtarın bizi Erdoğan’dan” diyerek tutuşmuşlar…

Gerçeklerden o kadar uzaklar ki Cumhuriyet tarihinde böylesi görülmedi…

Siyasi ahlak yerlerde sürünüyor…

Milli refleksler ayaklar altına alınıyor…

Dün şiddetle hayır dediklerine bugün utanmaz şekilde evet diyorlar…
Sizin anlayacağınız proje odaklı omurgasız bir buluşma!.

Tiyatro ittifakı dedik ya!..

Açalım perdeyi..

                                               *

Temel fıkrası konumuna düşen sola yelken açan  SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile başlayalım…

Ömrü boyunca faize savaş açmış olanlar kimlerdi?

Merhum Necmettin Erbakan Hoca’nın liderliğindeki Milli Görüşçüler…

Peki ne oldu?

Erbakan Hoca’nın koltuğuna oturan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bugün "Alkol komasına girmiş bir adama alkolü yasaklayamazsınız. Vücut alkol istiyor" sözleri ile faiz indirimine karşı çıkıp Merkez Bankası'nı eleştiriyor…

Pes yahu pes!

Hani faiz haramdı Temel Hoca!

Erbakan Hoca’nın kemikleri sızlıyor…
 
                                                *
 
Devam edelim tiyatroya!..

Hani Türkiye’yi her daim babalarının malı gibi görenler var ya!

Onlarda muhalefetin akıl hocası!

Malum faiz lobisi ya…

Merkez Bankası faiz indirimi yapınca, kamu bankaları faizleri düşürdü. Yatırım yapacak iş insanlarının sevinmesi lazımken,

TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, Merkez Bankası'nı eleştiriyor.
Nasıl faiz oranları düşürülürmüş!..

Üretim yerine oturdukları yerden bankalardaki paralarının yüksek faizi ile hükmetmek varken Tayyip Erdoğan rahatlıklarını bozuyor ya!

Niye?

Yoksa TÜSİAD, iş insanlığı ve sanayicilik yapmıyor da başka işlerle mi uğraşıyor?

Hep uğraşmadı mı?

Darbe tetikçiliğinin öncüsü kimlerdi!.

Sömürü düzeninin ustaları değil mi bunlar?
 
                                                *
 
Bakın bularda tiyatro ittifakının iki yüzlüleri!
 
Bugün faiz indirimine tepki veren  CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu beyler bakın 2016’da ne diyordu;
 
“Türkiye’yi tefeci faizden ancak CHP kurtarabilir. Siz faizleri indirdiniz de biz CHP olarak engel mi olduk?  Meclise kanun teklifi ver faizler %1’i geçemez de vallahi billahi destek veririz.”
 
Şimdi ne söylüyor!..

Faiz indirimine karşı hükümeti sert şekilde eleştiriyor!

Kemal Bey yapar da kankisi Meral hanım yapmaz mı!

Meral Akşener aylar  önce  faiz ile ilgili ne demişti;

“Faizle mücadele ettiğini söyleyen bu iktidarın yönettiği Türkiye’de 100 bin TL’yi bankaya yatıran bir kişi şu anda her ay brüt asgari ücretin üzerinde faiz geliri alıyor. Faize yatan paranın, emekten çok kazandığı bir ekonomi iflah olabilir mi?”
 
Şimdi  faiz indirimine karşı iktidara kağıttan aslan gibi kükrüyor!.
 
Meral hanım demişken kendi milletvekili Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz’ın utanmazlıkta sınır tanımamış!

Demiş ki;

"Hükümet düşerse dolar kuru 2 lira birden düşer, yönünü aşağı çevirir."

Bu sözler, doların bir operasyon aracı olduğunun itirafı değil mi?

Ayıptır ayıp!..
 
                                                *
 
Tiyatro ibret vesikasına dönüşmüşte!

CHP Parti Meclisi Üyesi Kadir Gökmen Öğüt’e bakın!.

Diyor ki,

“NATO ve Avrupa'nın Türkiye'de demokrasi olsun diye bir derdi olduğuna inanmıyorum. Olsaydı 10 yıldır bazı müdahaleler yapardı.”
 
Bu nasıl bir ihanettir!

Sanki Yunan, İsrail, Fransız, Amerikan bir Türk düşmanı karşımızda konuşup resmen küresel güçlerin Türkiye’ye niye müdahale etmediğinden dert yanıyor!

İhanet bu olsa gerek!..

                                                       *
 
Tiyatro ittifakını Belediyelerinin son bir hafta icraatlarınada göz atmadan geçemedim...
 
CHP'li Kartal Belediyesinin Halk TV başta olmak üzere muhalif kanallara para akıttığı ortaya çıktı.
 
Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Kıyıköy’ün CHP’li Belediye Başkanı  işe aldığı 4 kadını “Sizi işe aldım, bana aitsiniz” sözleriyle taciz ettiği iddia edilerek  hakkında 9 yıldan 34 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Devam...
 
Eczacıbaşı Holding’in Sarıyer Uskumruköy’e okul yapılması için Sarıyer Belediyesine verdiği yaklaşık 5 milyon liranın kaybolduğu (!) ortaya çıktı.
 
CHP’li Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, alkollü bir şekilde geldiği belediyenin önündeki grev çadırında nöbet tutan işçileri mermiyle tehdit etti.
 
CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’a işçi alımı üzerinden küfür ettiğine ilişkin ses kaydının ortaya çıkmasının ardından istifa etti.

Dahası var!...

Şimdilik bunlar...

Her biri ayrı bir skandal!
 
                                                    *
Bitmedi tiyatro!..

İhanet mi dersiniz!..
 
Kılıçdaroğlu ne yapıyor?

15 Temmuz sonrasında KHK ile ihraç edilenleri yeniden kamuya alma sözü verdikten sonra son geldiği nokta “Mahkemelerde süründürülen askerler ve aileleriyle helalleşeceğiz” oldu.

Selahattin Demirtaş ile helalleşecek olmayı unutmamış!..

Diğerinin kahvaltı buluşması için gözü yollarda!

Yani HDPKK ile…

Gördünüz mü helalleşmeyi?

15 Temmuz’a “kontrollü darbe” diyerek, FETÖ’yü sevindiren, şimdi de FETÖ’nün şer yüreğine su serpiyor.

Şehitlerin kemikleri sızlarmış…

Gazilerin yüreği acırmış…

Hiç derdi değil.

Yaraları kapatacağım deyip, yeni yaralar açıyor.

Dikkat edin Diyarbakır annelerini ağızına alamıyor!.

Utanın yahu!

Niye utansın ki aleni HDP yandaşı olmuş!

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’a ne desek!..

Katıldığı  televizyon programında, 'HDP’yi terör örgütü olarak görmüyoruz.HDP’nin, PKK ile ilişkisi olduğunu görmedim.’ ifadesini de kullandı.

Bu ne utanmazlık!..

Bu ne aymazlık!..

Yazıklar olsun size!.

HDP’nin PKK ile ilişkisini görmedim diyen CHP’de hala siyaset yapan Atatürk sevdalıları varsa onlara da pes demek gerek!..

Anlaşıldı ki CHP ad değiştiriyor!..

Tiyatro ittifakı iftiharla sunar!.

CHP öldü yaşasın CHDP!..

                                 *

Hani bir başka utanmaz vardı ya…

Şehit yakınının bacısına alenen küfür eden Lütfü Türkkan..

İş insanı Korkmaz Yiğit, Lütfü Türkkan'ın kendisini 3,7 milyon dolar dolandırdığı iddiasıyla şikâyetçi olmuş…

İçine düştükleri zillet bu…

Ama kimsenin sesi çıkmıyor tiyatro ittifakında!..

Lüffü  Kemal Bey ve Meral hanımın kanatları altında!
 
Öyle ki..

Meral Akşener demiş ki; “Bu ülkede kadını aşağılayan, onu hor gören, ona her türlü hakareti yapan zihniyetten cesaret almıştır.”
 
Allah... Allah...

Ya bu ülkede bir şehit yakınının bacısına kameraların önünde alenen küfür eden  ve korumanız altına alınan kimdi?

Peki hangi zihniyetten cesaret almış bu Lütfü Meral hanım!

                                                *

Kemal Bey kendini öyle aşmış ki tiyatro ittifakında Meral Hanımla  baş rolü kapmak için mücadele ediyor.

Başörtüsünü serbest bırakan yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuran Kemal Bey bugün “başörtüsü pazarlaması” yapıyor!

Pes…

Yalanın da takiyenin de ötesi.

Bugün buna tav olanlar yarın ağır bedel ödeyecek.

Bu da bir FETÖ yöntemi.
 
Başörtüsü konusunda Kemal Bey helalleşme deyince, Halk TV'de  sevdalısı Levent Gültekin bakın ne demiş;

"Başörtülülerden ne kadar özür dilenmesi gerekiyorsa, başörtülülerin de ülkeden özür dilemesi gerekiyor. Onların oylarıyla insanların hayatı mahvoldu." 

Kusura bakma da!..

Çüş yahu çüş!..

Yazıklar olsun!..

Bunların helalleşmesi işte bu!..


Ya Yılmaz Özdil'in utanmazlığı!.

Resmem Atatürk’ün kemiklerini sızlatmış!
 
Demiş ki  “HDP, Atatürk vizyonunun getirdiği kadın erkek eşitliğini uygulayan tek partidir. Demokrasi tarihimiz açısından baktığımızda seçmenine yalan söylemeyen tek parti HDP'dir.”

Bir kere değil bin kere çüş!
 
Onur, haysiyet ve milli şuurun kırıntıları dahi bünyelerinde artık kalmamış!..

Bugün bakıldığı Mustafa Kemal Atatürk'ün CHP'sinin adı MHP olmuştur..

Atatürk'ün CHP'sinden kurtulmayı sonunda başaran Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'sinin adı ise C-HDP olarak değişmiştir..

Yani Tayyip Erdoğan düşmanlığı bunların akıllarını başlarından almış!..

Erdoğan kazanır diye öyle korkuyorlar ki  geceleri kabus görüyorlardır.

                                                 *


Tiyatro ittifakı  dedik ya!.

Rollerini iyi oynuyorlar!..
 
İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz diyor ki  “CHP, HDP ile ittifak isterse İYİ Parti ittifakın içinde olmaz” 

Millet yedi mi?

Tiyatro İttifakın bir kanadı milliyetçi tabanın gazını alırken, diğer kanat tezkereyle “kader mahkumu Selo” muhabbetiyle HDP’yi yakın tutuyor.

İttifaka oy ver ama ortada görünme taktiği!

Hatırladınız mı  TBMM’de “Bizim sayemizde bu koltuklarda oturuyorsunuz” diyeni!.. 

Kimlere söylemişti!..

Bugünkü sessizlik diyet borcu mu!

                                                   *
 
Bakın…

Bu iş artık iç politika değil.

Bu iş “Siyasi terör” silahı ile Türkiye’yi vurmak…

Anadolu’nun kodları ile Batı cephesini çarpıştırmak!

Makas değiştiren, her geçen gün her alanda daha da güçlenen, bağımsız dik duruş gösteren,  terör örgütlerini bitiren, kendi milli savunma sanayini kendi inşa ederek dünyayı şaşırtan,  kendi doğal gazını kendi çıkarmaya başlayan, kendi otomobilin kendi üreten, bir zamanlar hayal denilen bütün projeleri gerçeğe dönüştüren Türkiye’ye savaş ilan eden bir güruh var karşımızda!..

Öyle bir ruh halindeki bunlar ülkenin her başarısı bunların kalbine bir hançerler gibi saplanıyor!
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı açıkça tehdit ediyorlar…

Seçim çağrısı yapıp, seçim dışı imalarla tehdit ediyorlar..

ABD ile Avrupa ile tehdit ediyor.

Ekonomik krizle tehdit ediyor.

Dışarıdan aldıkları gazla tehdit ediyor.
 
Ülkenin sinir uçlarına saldırıyorlar…

Dini, milli duyguları tahrik ediyorlar…

Milletin zaaflarını sömürüyorlar…

Bu artık iç politika değil.

Bu başka bir hesap.

Bambaşka bir ajanda!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve  Türkmen Beyi Bahçeli vatan savunmasındaymış gibi  evelallah geçit vermiyor…
Vermeyecekte!..

Türkiye'nin bu muhalefete teslim edilmesi demek inanın 2002 öncesine dönmek olacaktır. Adeta kafalarında 40 tilki dolaşan ama hiçbirinin kuyruğu birbirine değmeyenlerden bu ülkeye hiç bir fayda gelmez!

Bugünleri mumla ararız!..

                                                       *

Meselenin Tayyip Erdoğan'ın varlık meselesi olmadığı meselenin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin istikbali, aydınlık yarınları meselesine sahip çıkmak olduğunu iyi bilelim..

Unutmayın ki  MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kayıtsız şartsız karşılıksız ve çıkarsız Cumhurbaşkanı Erdoğan'a verdiği destek millet adına kılavuzluktur...

Algı operasyonlarına, felaket tellallığına fırsat vermeyin!..

Bunlar pire!..

Pire için yorgan yakmayın!..

Türkiye’nin Erdoğan’ın liderliğinde 20 yıldaki kazanımlarını yok etmeyin!..

Bu kazanımlar bu milletin alın teri ve hakikatten yana tavır koymasıdır!..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’da her daim hak ve hakikatten yana tavrını koyan güçlü bir lider..

Ya muhalefet!..

Sorgulayın...

Bu muhalefetin ABD’si, AB’si, İngilizi, İsrail’i, Yunanı ile topunun birden Erdoğan’a saldırması, her türlü oyunu oynaması, Babacan’ı, Davutoğlu’nun, Gül’ü de ihanet kadrosuna alması nedendir diye bir sorgulayın!..

Neden?

Abdurrahim Karakoç’un sözlerini hatırlatarak yazımıza nokta koymanında tam yeridir..

"Beden ölür, çürür,
cana bakın siz.
Kim kiminle yürür,
ona bakın siz.
Bırakın dönsün dönme dolaplar.
Haktan hakikatten yana
bakın siz. "