Hangi profesörden akıl aldı?

Abone ol

İçişleri Bakanı, Kürt açılımı turlarına çıkmadan önce Öcalan analiziyle bilinen bir profesörle bir araya geldi.. İşte Atalay'ın dün geceki önemli randevusu...

İNTERNETHABER

Bugün Kürt açılımı turlarına çıkan İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın, dün gece önemli bir randevusu vardı...

Atalay'ın bu önemli randevusu, ünlü bir Türk profesörleydi: Prof. Vamik Volkan... Vamik Volkan, dünya çapında politik psikoloji dehası olarak tanınıyor. Bakanlıktaki görüşmenin ardından Volkan, "Sayın Bakan'la ilk defa tanıştık. Benim dünyada tecrübelerim var. Onları paylaştık. Genel dünya konularıyla ilgili konuştuk" dedi.

Akıllar karıştı... Acaba tam da Kürt açılımı turları öncesi bu dünya konuları neydi?

Volkan'ın kimliğini anlattığımızda buluşmanın içeriğine dair fikir sahibi olacaksınız...

Lefkoşa doğumlu... 76 yaşında.

Uzmanlık alanı çatışmalar ve uzlaşmalar... 

Çalışmalarını ABD'de sürdüren ve Virginia Üniversitesi'nden emekli olan Volkan, tam üç kez Nobel'e aday gösterildi.

Politik psikolojinin temellerini Freud'a dayandırıyor. "Kişi için büyük lider babadır. Toplum besleyici ise anadır" diyor.

Ulusal temelli düşmanlıkları inceliyor. Filistin-İsrail; Türk-Yunan gibi...

ÖCALAN'IN PSİKANALİTİK BİYOGRAFİSİNİ YAZAN PROFESÖR

Bu kadarı bu kritik buluşmanın perdesini az da olsa aralıyor. Ancak Vamik Volkan'ın bir önemli analizini daha belirtelim ki perde arkası net olsun.

O analiz teröristbaşı Abdullah Öcalan'la ilgili...

"Kan Bağı: Etnik Gururdan Etnik Teröre" başlıklı kitabında Prof. Volkan, sözlerini analiz ederek Öcalan'ın psikanalitik biyografisini yazmış. Analizin adı ise "Mağdurdan Gaddara".

Prof. Vamik Volkan, yukarıda belirttiğimiz 'anne-baba' saptamasını teröristbaşıyla ilgili analizinde şöyle yapıyor: "Apo çocukluğundan beri kuvvetli bir baba arıyordu. Hapse atılınca Türkiye Apo'ya kuvvetli bir baba oldu." 

PROF. VAMİK VOLKAN'IN ÖCALAN ANALİZİNDEN SATIRBAŞLARI DİĞER SAYFADA...

[PAGE]

Prof. Volkan'ın analizinde Öcalan'ın çocukluğu ve cinsel kimliği ile ilgili çarpıcı örnekler de var. Öcalan için şöyle diyor:

"Çocukluk döneminde büyük bir travma yaşanıyor. Öcalan'da da aynı şey olmuştur, Usame Bin Ladin'de de... Fakat terörist liderler arasında, kişisel kimlik sorunları baskın olsa da, çoğu zeki insanlardır. Yaralanmış kişisel kimliklerinden dolayı, etnik kimliklerini kendilerinin birincil kimliği olarak kullanırlar."

BASKIN ANNE, SİLİK BABA

"Ailesi çok fakir. Evdeki baskın figür, bölgesel geleneğin aksine anne. Abdullah Öcalan'ın annesi, çocuklarının önünde kocasını aşağılıyor. Öcalan'ın anlattığına göre babası, köydeki en silik insan. Öcalan, çocukluk anısında, anne ve babasını, ‘Annem olağanüstü kavgacıydı... Her gün komşularla, babayla ve benimle kavga... Babayı akrabaları bile hiç ciddiye almazlar' diyerek anlatır."

"Ben 44 yaşında bir çocuğum, cümlesini dikkatli okumak gerek. Öcalan, çocukluğunu değiştirmek istiyor. Bunu da Kürtlükle uğraşarak yapıyor. Onun derdi Türklükle değil, kendine göre kötü çocukluğunu temsil eden Kürtlükle."

"Köylülerin saygısını kazanmak ve kendisini ‘korkak' babasından ayırmak için, korktuğu halde yılanları öldürdü. Kürt kökenli vatandaşları öldürerek de babayı, anneyi, kendi benliğini öldürmeye çalıştı. Ve bunun yanında Kürtlüğü idealize etmeye çalıştı. Aslında çıkış noktası yeni bir ‘aile' kurmaktı. Bunu ‘yeni bir Kürtlük' oluşturarak yapacaktı."

"Ama saldırganlığının yönü değişmedi. Kürt Kökenli olan kadınları, çocukları, sıradan köylüleri yok etme ve öldürmeye yöneldi. Bu insanlar, onun sevilmeyen çocukluk benliğini temsil ediyorlardı. Neden olduğu dehşet ve insanların ölmesinden suçluluk duymadı. ‘Bizim güzellik kraliçemiz savaştır' dedi. Ama işin tipik tarafı şuydu: Apo'nun ateşli silahlara ve bıçaklar gibi kesici aletlere ilişkin bir fobisi vardı."

DEVLET ONA BABA OLDU, USLU BİR ÇOCUK GİBİ OTURDU

"Abdullah Öcalan, yaşamı boyunca güçlü bir baba arar. Bilinçaltındaki ‘baba', onun saldırganlığından memnun olacaktır. Aradığı baba figürünü sonunda buldu! İçi rahatladı. Ellerini önüne kavuşturdu. (Yakalandığı anın fotoğrafını böyle yorumluyor) Babasının, yani devletin önünde uslu bir çocuk gibi oturdu."

DEVLETLE ÇATIŞMASI BABA OĞUL ÇATIŞMASI GİBİYDİ

"Abdullah Öcalan, görkemli bir benlik duygusunu desteklemek için kendini Hz. Muhammed'e bile benzetmiştir. Bu özdeşleştirme ile çocukluktaki yaralarını ve kusurlarını kapatmak istemektedir. Güçlü baba meselesine gelince, elbette ideolojik nedenlerle de terörü başlattı. Fakat bilinçaltında her zaman o güçlü baba, yani devletle çatıştı.”

DİĞER KİTAPLARI

Volkan'ın ayrıca ''Ölümsüz Atatürk, Yaşamı ve İç Dünyası'', ''Kıbrıs: Savaş ve Uyum'', ''Türkler ve Yunanlılar, Çatışan Komşular'', ''Kimlik Adına Öldürmek, Kanlı Çatışmalar Üzerine Bir inceleme'', ''Kanbağı, Etnik Gururdan Etnik Teröre'' isimli kitapları da var.

Günün Önemli Haberleri