Hadi gönderin Tayyip Erdoğan'ı!..

Tayyip Erdoğan’ı İslami değerlere bağlılığı üzerinden test etmeye kalkmak kime nasip olmuş ki bunlara nasip olsun!

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

Ne büyük adammış Recep Tayyip Erdoğan!..

Dünya karşısında..

O dünyanın içerideki tüm işbirlikçileri karşısında..

Öyle bir kin, öyle bir düşmanlık, öyle bir aymazlık ki Sultan Abdülhamit’in tahtan indirilişini okuyorum da Tayyip Erdoğan’ a yapılanlar onun yanında küçük kaldığını görüyorum!..

O gün halk duyarsızdı...

Bugün ise tarihten dersini almış...

15 Temmuz gecesi en güzel örnektir!..

Şöyle bakın Tayyip Erdoğanlı yıllara..

Kumpas…

İhanet..

Tezgah…

Tehdit..

Pusu…

İsyan…

Satılmışlık…

Ajanlık…

İçeriden, dışarıdan darbenin, ihanetin her türlüsü…
 
Bir ülkeye düşmanlık adına yapılacak ne varsa yapılmış!..

Denemedikleri yol kalmamış…

Dünyada hiçbir lider bunları ard arda yaşamamıştır..

Herkesin bir hesabı varsa Allah’ında bir hesabı olmuş!

Yoksa bu  mücadele nasıl kazanılsın ki!..
 
 17/25 Aralık yargı kumpasında yenilmişler!..

MİT tırları oyununda yenilmişler!..

Kobani isyanında yenilmişler!..

Çukur olaylarında yenilmişler!..

Suriye’de yenilmişler!..

Kuzey Irak’ta yenilmişler!..

15 Temmuz darbe teşebbüsünde milletin tokadını yemişler!..

Dolar operasyonunda başaramadılar!..

Yenildikçe deli dana misali saldırdılar!..

Bu süreçlerde Tayyip Erdoğan'ı devirmek için  devlete verdikleri  ekonomik zararın bedelini düşünüyor musunuz?

1 Trilyon dolar'a yakın olduğu belirtiliyor!..

Yani;

Denemedikleri oyun kalmadı...

Ne yaptılarsa başaramadılar!

Ama teslim olmadılar!..

Her yolu mubah saymışlar bir kere!..
 
Gayri ahlaki ne varsa saldırıyorlar…

Birileri cami…

Birileri Cumhuriyet…

Birileri Atatürk…

Birileri dolar…

Birileri aşı…

Birileri din…

Birileri Ermeni…

Birileri Kıbrıs…

Birileri kapanma…

Birileri Merkez Bankası…

Üzerinden saldırıyor…
 
Öyle bir  gayri milli algı operasyonu ki HDP imiş, Demirtaş’mış, sözde Ermeni soykırımıymış, Yunanistan’mış, Amerika’ymış umurlarında değil. Türkiye’ye kim düşmansa Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak için onlara dört elle sarılan bir muhalefet gerçeği karşımızda
 
Öyle bir akıl tutulması öyle bir düşmanlık ki bu!..

Düşünün;

HDP’li vekil “İT” diyor!

Duymak istemiyorlar!

Aman HDP ile kötü olmayalım!..

Omurga yerlerde!

Diğer tarafta..

Atatürk’ü soykırımcı ilan eden HDP ile dar alanda kısa paslaşmalar...

Gördük işte CHP milletvekili Orhan Sarıbal’ın Dersim için paylaştıklarını..

"Sen ne yapıyorsun" diyen yok!

Duymak istemiyorlar..

Aman HDP ile kötü olmayalım!..

Öyle bir Tayyip Erdoğan düşmanlığı ki bu Atatürk’ün kurduğu partiden Atatürk’ün kemiklerini sızlatan partiye imza atılıyor!..

Umurlarında değil!..

Söz konusu Tayyip Erdoğan’ın gitmesi ise Atatürk'e,  Vatana, Millete  hakaret teferruat olmuş beyinlerinde
 
Bir düşünün..

Şehirlerde patlayan bombaları, terör saldırılarını, doğu ve güneydoğunun yangın yerine döndüğü yılları!.

Evladı eve geç gelen analar, babalar “Acaba bomba mı patladı?” diye endişe ile bekliyordu…
 
Öyle nankörler ki!
 
Allah aşkına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Jandarmanın, Emniyetin, MİT’in terörle mücadelede elde ettiği büyük başarı ile gelen huzur ortamına karşı takdir edecek tek sözlerini duydunuz mu?

Yok…

Aman HDP darılmasın!

Yeter ki Tayyip Erdoğan gitsin!..

Oyun üstüne oyun!..

Görülüyor ki Tayyip Erdoğan'ın gücünü gayri ahlaki yollardan  kıracak hangi yol varsa 2023'e kadar deneyecekler!..
 
Son olayı gördük…

Gaziantep’te camide Kuytulcuların provokasyonu gösterdi ki Tayyip Erdoğan’ı devirmek için en hassas olduğu yerden vurmak istiyorlar!
Planlanmış, kurgulanmış bir oyunu sahneye koyarak..

Bir düşünün...

CHP’nin HDP sözcüsü Sezgin Tanrıkulu sahip çıkıyor Kuytulculara…

Faik Öztrak da durur mu?

"Vay camiye baskın olur mu?"

İçeride kamera ile görüntüleri çekip servis planı bile yapılmış!

Cami çok dertleri ya!

Anlayın işte.

Alparslan Kuytul'un 14 Temmuz 2016 (yani darbe girişiminden 1 gün önce)  "Kalemi kırılmıştır, yakında işi bitirilecektir." Şeklindeki sözleri kime karşıydı..

Tayyip Erdoğan’a..

Bugün bu zata  itibar ediyorlar!..

Yeter ki Tayyip Erdoğan gitsin!
 
Ne hikmetse, 30 kişi farklı semtlerden gelip, aynı camiye yerleşmiş. Bunun adı ibadet değil provokasyon.
 
“Devletten maaş alan hocanın arkasında namaz olmaz” diyenlerde bunlar..
 
Kurgulanmış senaryolar..
 
Fatih Tezcan noktayı bakın nasıl koymuş bu provokasyona…
 
- Hocaefendi’nin emri var. Fena bir video istiyor.
-Nasıl video abi?
- Polis camiye girip cemaate biber gazıyla saldırıyor.
-Ne? Nasıl yapacağız?
- İtikafa girmiş gibi yapacağız. 100 kez güzel uyarsalar da çıkmayacağız. Mecbur kalacaklar.
- Tamam abi.
- Hadi çağır elemanları.
 
İşte kurguları bu!
 
Mesele Tayyip Erdoğan’ı en hassas yerinden vurmak ya!

Yeter ki Tayyip Erdoğan gitsin!..
 
Ama baltayı yine taşa vurdular!
 
Tayyip Erdoğan’ı İslami değerlere bağlılığı üzerinden test etmeye kalkmak kime nasip olmuş ki bunlara nasip olsun!

O kadar küçük beyinliler ki;
 
Bu ülkede;
İslami değerler üzerinden en son test edilecek kişi  Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dır…
 
Bu ülkede;
2002’den önceki üniversite kapılarında başörtüsü nedeniyle çile çeken kızların bu çilesini ortadan kaldıran adam kim?
 
Bu ülkede;
“Çankaya’ya eşi başörtülü kimse çıkamaz” diyenlere rest çekip tabuları yıkıp Abdullah Gül’ü Çankaya’ya çıkaran kim?
 
Bu ülkede;
Askerdeki evlatlarının yemin törenlerine başları örtülü diye alınmayan anaların çilesini sona erdirene kim?
 
Bu ülkede;
İkinci sınıf öğrenci gibi görülen imam hatipli kardeşlerine bütün yolları açan kim?
 
Bu ülkede;
Bir asra yakın ibadete kapalı Ayasofya’yı dünyayı karşısına alarak ibadete açan kim?
 
Sayalım mı daha…
 
Şimdi “Cami provokasyonu” üzerinden  Tayyip Erdoğan’a karşı islami hassasiyeti kullanarak  algı operasyonu istediler....

Allah sizi islah etsin…

Siz;
Kiliseye giderken,
Erdoğan;
Ayasofya’yı ibadete açıp namazını kılıyordu!
 
Ve…

Bunca saldırıya, bunca yol kesmeye, bunca hain planlara rağmen 18 yılda dünyanın hayranlık duyduğu büyük projelere imza atan,  başı dik alnı açık “Bağımsız” bir Türkiye’yi inşa eden bir lider gerçeğinin arkasındaki güç nedir?
 
Muhalefet hala kavrayamadı...

Milletin adamı olmak...

Milletin duasını arkasına almak...

Ne demişti Sezai Karakoç;
 
“Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır.
Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır…
Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır.”

Hepsi bir araya gelerek Tayyip Erdoğan düşmanlığı yapanlar şunu iyi bilmeli ki "Ne ekerseniz onu biçiyorsunuz!.."