Gurbetten gelen ses

Bazı gurbetler vardır; kimseye izah edemeyeceğiniz gerekçelerle; sizi doğduğunuz, sevdiğiniz yerlerden, hatta sevdiklerinizden uzakta bırakırlar. Böyle zamanlarda göremediklerinizi gözlerinizi kapattığınızda gönül gözünüzle görürken, duyamadığınız sesleri

Mustafa Sadık İNCEDEMİR sadiki@internethaber.com

Gurbet; insanın içinde kalbine dokunmak üzere olan bir kaktüs gibidir.

Öylece durur ama en ufak bir dokunuşta; onlarca iğnesini aynı anda yüreğinizde tek bir acı gibi yoğun hissedersiniz.

Bu tarifi olmayan, tarif etmeye kalksanız; yetersiz kalacağınız bir acıdır.

Tıpkı aşk acısı gibi…

Velhasıl “tarifi imkânsızdır” desek; yeridir.

O yüzden gurbette yaşamak zorunda olanlar; yurtlarına, doğdukları topraklara geldiklerinde bir başka hissin içinde yoğrulurlar.

Bize yabancı, bize garip bir histir; bu his.

Bunu onların dışında ancak sevdiklerinden uzak kalanların anlaması mümkündür.

Bazı gurbetler vardır; kimseye izah edemeyeceğiniz gerekçelerle; sizi doğduğunuz, sevdiğiniz yerlerden, hatta sevdiklerinizden uzakta bırakırlar.

Böyle zamanlarda göremediklerinizi gözlerinizi kapattığınızda gönül gözünüzle görürken, duyamadığınız seslerini de yalnız gecelerinizde yüreğinizde duyarsınız.

İçinize batan onlarca kaktüsün iğnesinin içinizi acıtan acısıyla birlikte…

Gurbette yaşayanlar bilirler, hatta hepimizden çok daha iyi bilirler; memleket sevdasının insanı nasıl sarıp sarmaladığını.

Bizler günlük yaşamlarımızın rüzgârı ile oradan oraya savrulurken, onlar memleket sevdasının burunlarını sızlatması ile günlerini, aylarını, yıllarını, en beteri de ömürlerini tüketirler.

Kâh vatan toprağının bir sınır karakolunda biz rahat uyuyalım diye uykusuz kalan yürektedir o rüzgâr, kâh okyanus ötesinde…

Hiç fark etmez.

Gurbet gurbettir…

Yani bir bakıma yalnızlığın uçsuzluğundadır gurbette yaşayan yürekler.

O yüzden de gün olur söylenecekler içte kalırken; iç çekerek sevenler uğurlanır o yalnız yüreklerden…

Ve gün olur istemsiz akan iki damla gözyaşı ile yalnızlığa sessizce isyan edilir.

Uzaklarda, çok uzaklarda…