FETÖ'cülerin 'uçak modu' tedbiri

Abone ol

FETÖ/PDY üyelerinin bir araya geldikleri hücre evlerinde yerlerinin tespit edilmesini önlemek için cep telefonlarını "uçak modu"na aldıkları belirlendi.

Samsun'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında tutuksuz yargılanan örgütün sözde büyük bölge talebe mesulü S.A, toplandıkları hücre evlerinde polis tarafından sinyal verisiyle yerlerinin belirlenmemesi için cep telefonlarını "uçak modu"na aldıklarını itiraf etti.

FETÖ/PDY davası sanığı S.A, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla itirafçı oldu. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan S.A. hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı.

Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, itirafçı S.A'nın ifadesine yer verildi. S.A, ifadesinde, 2012'de Ondokuz Mayıs Üniversitesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümünü kazandığını belirtti.

Samsun'a geldikten sonra örgüte ait kız yurdunda kaldığını, burada 2 yıl boyunca "çay saati" adı altında dini sohbetler ve programlar düzenlendiğini bildiren S.A, sömestir tatillerinde yurt içinde kamp adı altında kitap okuma programlarının düzenlendiğini, buralarda FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in konuşmalarının izlettirildiğini kaydetti.

Üniversite 2. sınıftayken yurdun 2. katının "ablalığını" yaptığını ifade eden S.A, yurttan ayrıldıktan sonra bir süre "Bora" kod adlı evde kaldığını dile getirdi. S.A, evde kalanların Gülen'in kitaplarını okuduğunu, hatta okunan kitapların sayfa sayıları da tutularak "ev ablaları"na rapor edildiğini anlattı.

Örgüte ait gençlik merkezinin tanıtımı, gelecek öğrencilerin davet edilmesi ve derslerine yardımcı olmak gibi görevin "bölge lise mesulü"ne ait olduğuna dikkati çeken S.A, gençlik merkezine gelen sayısı ve kaç etkinlik yapıldığı konusunda da rapor verildiğini kaydetti.

UÇAK MODU TEDBİRİ

"Polisin yer tespitini önlemek için telefonları uçak moduna alırdık"
"17/25 Aralık süreci"nden sonra gençlik merkezinden eve gelen öğrencilere Fetullah Gülen ve örgütten hiç bahsetmediklerini vurgulayan S.A, şu bilgileri paylaştı:

"Bahsetmememiz konusunda da bize M.B. ve A.G. tarafından talimat verilmişti. Ben de öğrencilerin tekrar eve gelmeyeceğini düşünerek Fetullah Gülen'den hiç bahsetmedim. Üniversite dördüncü sınıfta yani 2015 yılında 'Bora' isimli evden ayrıldım. Kasım 2015'ten itibaren bölge lise mesulü ve ev ablası olarak görevime devam ettim. Diğer bir amaç ise 17/25 Aralık süreci yaşandığından bu evlerde örgütsel anlamda bir faaliyet olmadığı, bu evlerin sadece öğrenci evi olduğu, bu evlerde olumsuz bir şey yapılmadığının bu kişiler aracılığıyla propagandasını yapmaktı."

Örgütün içinde "bölge talebe mesulü" olarak görev yapan kişilerin genelinin ByLock kullanıcısı olduğuna işaret eden S.A, şu ifadeleri kullandı:

"Çünkü isim listeleri, irtibatlar ByLock üzerinde tutulur ve saklanırdı. Bölge talebe mesulleri haftalık olarak hazırladıkları raporları ByLock üzerinden büyük bölge talebe mesullerine atardı. Sonra toplantı esnasında büyük bölge talebe mesulü ve bölge talebe mesulü, atılan bu içerikleri karşılıklı kontrol ederdi. Toplantı yapılan evi büyük bölge talebe mesulü ablası belirler, bize bildirirdi. Bazen de gideceğimiz eve bizi aracıyla alıp götürürdü. Gittiğimiz bu evde telefonlarımızı 'uçak modu'na alırdık. Bunu yapmamızın nedeni toplu halde olduğumuzdan polisin sinyal verisinden yerimizi tespit etmesini önlemekti. Uçak modunda internet kesiliyor ama biz evde bulanan internet Wi-Fi'yi açıp bunun üzerinden ByLock görüşmelerine devam ediyorduk."

S.A, örgüt hakkında tüm bildiklerini etkin pişmanlık hükümleri kapsamında anlattığını ifadelerine ekledi.

Günün Önemli Haberleri