Erkekliği bitiren bu ilaca dikkat!

Abone ol

3484 erkek, seksüel gerileme şikayetiyle doktora başvurdu. Hepsinin ortak noktası bir ilaç çıktı.

Florance Üniversite’sinde yapılan bir araştırma... Yaş ortalaması 51 olan 3484 erkek... Hepsi ‘seksüel gerilemeden’ şikâyetçi... Testler ve tetkiklerden çıkan sonuç: Kolesterol ilacı alan hastaların kanındaki testosteron seviyelerinin düşme riski almayanlara göre 2 misli daha yüksek!

Tüm dünyada ilaç firmalarına karşı büyük bir güvensizlik var. Bunun sebebi firmaların ilaçlarının iyi yönlerini öne çıkarırken yan tesirlerinden hiç bahsetmemeleri, doktorları ve hastaları uyarmamaları.
Bu durumu kolesterol ilaçlarında da görüyoruz, statin grubu ilaçların kalp hastalığını engellediğini söylüyor ama yan tesirlerinden hiç bahsetmiyorlar. Örneğin geçen ay basında gündeme gelen statin grubu kolesterol ilaçlarının şeker hastalığına yol açma etkisini hastalarımda görüyordum.

Ben göreceli olarak az sayıda hastamda bu yan tesiri fark ederken ilaç firmalarının bilmemesi imkânsız. (Yan tesirleri gizliyorlar demeye dilim varmıyor.) Firmaların, içinde bulunduğumuz internet çağında hiçbir şeyi uzun süreyle saklayamayacaklarını bilmesi lazım. Geçen hafta internet siteme bir okurumdan özetle şöyle bir mail geldi: “Sayın hocam, 5 yıl önce kalp damarıma stent takıldı. O günden beri kolesterol ilacı kullanıyorum ama bende yorgunluk ve halsizlik yapıyor, spor yapamaz hale geliyorum. İlacı kullanınca kan testosteron (erkeklik hormonu) seviyem düşüyor, ilacı bırakınca tekrar yükseliyor.”  (Keşke her hasta bu kadar dikkatli olsa.) 

Düşünün, benim Büyükçekmece’de yaşayan okurum statinlerin testosteron seviyesini düşürdüğünü fark ediyor, ilaç firması fark etmiyor! Olacak iş mi bu... Neyse ki bu konuları araştıran bağımsız üniversiteler var da geç de olsa doğru bilgiye ulaşıyoruz.

Tam da bu ay bana mail atan okurumun gözlemlerini doğrular mahiyette bir araştırma yayınlandı. Florance Üniversitesi’nden doktorlar yaş ortalaması 51 olan, seksüel gerilemeden şikâyetçi 3484 erkeği takibe alıyorlar ve görüyorlar ki kolesterol ilacı alan hastaların kanındaki serbest ve total testosteron seviyelerinin düşme riski almayanlara göre iki misli daha yüksek. O zaman tekrar edelim; kolesterol ilaçları kolesterolü yüksek olan herkesin leblebi gibi yutacağı ilaçlar değildir.

Öncelikle sıkı (ve doğru) bir diyet uygulamalı, düşmemesi halinde ilacı düşünmeliyiz. 
 
MENOPOZLU KADINLAR DİKKAT!
‘Hormon tedavisi’ erken bunamaya neden oluyor
 
‘Annals of Internal Medicine’ dergisinin Şubat 2010 sayısında yayınlanan çalışma menopoz şikâyetlerini gidermek için kullanılan hormon tedavisinin kalp krizi riskini artırdığını (bir kez daha) gösterdi. 2 yıl süreyle hormon tedavisi alanlarda kalp hastalığı riski 2 misline çıkıyor. Hormon tedavisi sadece kalp hastalığı riskini artırmıyor aynı zamanda meme kanseri, felç ve emboli riskini de artırıyor. WHIMS çalışmasının sonuçlarına göre hormon tedavisi zihinsel fonksiyonları da olumsuz etkiliyor, kombine östrojen ve progesteron tedavisi alanlarda bunama riski de 2 misli artıyor.

Bu etkinin nasıl bir mekanizmayla ortaya çıktığı bilinmiyor. Daha önce yapılan araştırmalar erken yaşta yapılan rahim ameliyatı sırasında yumurtalıkları da alınan kadınlarda zihin problemleri ortaya çıktığını göstermişti. Sonuç olarak sıcak basmaları, çarpıntı, vaginal kuruluk gibi menopoza bağlı şikâyetleri gidermek için çok daha ciddi sorunlara yol açabilecek hormon tedavisi kullanmak pek akla yatkın görülmüyor.   
 
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNE BİR ÖNERİ
Metroya ‘ödünc kitap noktaları’ 
 
Kliniğe gidip gelirken metroda kitap okurum. Saydım, geçen 1 yıl boyunca 48 kitap bitirmişim. Gördüğüm kadarıyla her vagonda en çok 3-4 kişi kitap okuyor. Gazete okuyan sayısı ise yok denecek kadar az. Dünya kültür başkenti olma iddiasında olan bir şehir için hazin bir tablo... Sadece sergi açarak, havai fişek gösterileri yaparak kültür başkenti olamayız. Maalesef, semtlere dağılmış, kolayca ulaşabileceğimiz kütüphanelere sahip değiliz.

Pek çok semtimizde kütüphane bile yok. Toplu taşım istasyonlarında bu amaca yönelik ‘ödünç kitap noktaları’ kurulabilir. Metro girişlerinde sandviç büfeleri, banka otomatları, çiçekçi dükkânları var, kitap noktaları neden olmasın? İnsanlar belirli bir kaparo vererek istedikleri kitabı alır, okuyunca bir başkasıyla değiştirir. Böylece ceplerinden para çıkmadan kitap okumuş olurlar. Uygulama zamanla metro dışı toplu taşım istasyonlarına da kaydırılır.

Böyle bir organizasyona sponsor olmak isteyen firmalar da olacaktır. Kim bilir belki birkaç yıl sonra batı ülkelerinde olduğu gibi bizim ülkemizde de herkes trende, metroda kitap okur. Projenin yürümeyeceği iddiasıyla yüzlerce engel sayılabilir. Gelişmiş ülke olmanın yolu da buradan geçiyor zaten; eğitim için her türlü fedakârlıkta bulunmamız, olmazları olur yapmamız gerekiyor... Yetkililer ilgilenirse yardımcı olmak için benim gibi çok sayıda gönüllü bulacaklarından eminim.
 
Günün Önemli Haberleri