Erdoğan'dan suç duyurusu

Abone ol

MÜSİAD 21. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Başbakan Erdoğan, kürsüden suç duyurusunda bulundu.

Başbakan Erdoğan, post modern darbenin ardından gelen ekonomik krizlerin bir gecede Türkiye'yi yoksullaştırdığına dikkat çekti ve ekonomik rant elde edenler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Erdoğan ayrıca 27 Nisan e-muhtırasının Türkiye verdiği ekonomik zararı rakamlarla anlattı.

28 Şubat soruşturmasına "İntikam ve cadı avı" yakıştırması yapan Kılıçdaroğlu'na Erdoğan'ın cevabı gecikmedi: "Konuyu saptıranlara aldırmadan biz 28 Şubat'ı da, 12 Eylül'ü de, 27 Mayıs'ı da sorgulayacak, tarihin bu karanlık dönemlerini inşallah hep birlikte aydınlatacağız."

Erdoğan, 28 Şubat'ın, MÜSİAD'a, MÜSİAD'ın üyelerine karşı, o üyeler gibi nice başarılı iş adamının kolunu kanadını kırmak için yapılmış bir müdahale olduğunu belirtti. Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 21. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Erdoğan'ın ön çıkan mesajları şöyle:

VURGUN YAPANLARA SUÇ DUYURUSU

-Gecelik faizin bin 500'e çıktığı dönemi, 8 bine çıktığı anı hatırlayın. Buralara çıktı. Acaba kimler burada vurgunu vurdu? İşte o vurgunu vuranların aslında hesaba çekilmesi lazım. Suç duyurusu yapıyorum burada.

3 GÜN İÇİNDE 20 MİLYAR DOLAR AZALIYOR

-Bakın 26 Nisan 2007 Perşembe günü Borsa rekor kırıyor, 48 bin 33 puana ulaşıyor. 27 Nisan Cuma gecesi malum bildiri yayınlanıyor. 1 Mayıs'ta Borsa 43 bin 528 puandan kapanıyor. Toplam kayıp yüzde 9,4. Hisseleri işlem gören şirketlerin piyasa değeri, o üç gün içinde 20 milyar dolar azalıyor. 

MUHTIRANIN SADECE FAİZ FATURASI 2 MİLYAR DOLAR

-Dolar, 1,32 liradan 1,39 liraya yükseliyor. Bono bileşik faizi, üç gün içinde yüzde 18,4'ten yüzde 19,5'e çıkıyor. 1 puanlık faiz artışının Türkiye'ye yıllık faturası ne biliyor musunuz? 2 milyar lira... Bitmedi. Üst üste 4 yıl yüzde 5'in üzerinde büyüyen Türkiye ekonomisi, 2007 yılının üçüncü çeyreğinde fren yapıyor, yüzde 2 büyüme gerçekleşiyor. Yüzde 4 hedeflediğimiz enflasyon, o yıl yüzde 8'e çıkıyor. Halbuki 'iyiyiz, iyi' diyoruz. Ama buna rağmen biz de o darbeyi yedik. Ben bunu ilgili çevrelerin hepsine özel görüşmelerimde de anlattım.

HESAP SORULMAZSA TORUNLARIMIZ YAŞAYACAK

-28 Şubat sürecinde, bizim de sizlerin de neler yaşadığını bir biz biliyoruz, bir de Allah biliyor. Eğer bunu yapanlar, bunun mimarları, bunun mühendisleri, bunun kuklaları, piyonları deşifre olmazsa, eğer bunlardan hesap sorulmazsa, aynı felaketi biliniz ki çocuklarımız da yaşayacaktır, torunlarımız da yaşayacaktır.

RUHLARINI SATANLAR İLK FIRSATTA YENİDEN GELECEĞİ KARARTACAK

-''Eğer 28 Şubat sürecinde emirle, talimatla yazı yazanlar, psikolojik operasyonlara ruhlarını satanlar deşifre olmazsa, biliniz ki ilk fırsatta bunlar bu ülkenin aydınlık geleceğini yeniden karartmak isteyecektir.

CHP MÜDAHALELERE ALKIŞ TUTTU

-27 Mayıs müdahalesi karşısında CHP dik dursaydı, milletin nezdindeki yeri bugün çok farklı olurdu. 28 Şubat karşısında, 27 Nisan bildirisi karşısında CHP dik durabilseydi, bugün millet nezdinde itibarı çok farklı olurdu. Ama hiçbir zaman dik durmadılar; müdahaleler karşısında eğildiler, müdahalelere alkış tuttular ve işte onun için de milletim bunlara tek başına iktidar vermedi ve ben inanıyorum milletime hiçbir zaman da vermeyecek.

KİMLE HANGİ RANTI SAĞLAMIŞTIR?

-Bugüne kadar, müdahalelerden, kimler, hangi rantı sağlamıştır? Müdahaleler, kimlerin ekmeğine yağ sürmüştür? Müdahaleler, kimlerin önünü kesmiş, kimlerin ocağını söndürmüş, kimlerin kepengini kapatmış, kimleri de palazlandırmıştır? Bütün bunların artık Türkiye'de sorgulanması gerekiyor.

HESABINI HUKUK YOLUYLA SORMAMIZ GEREKİYOR

-Gençler bunları tekrar yaşamasın diye, çocuklar böyle bir Türkiye'de yaşamasın diye, bizim bu süreçleri çok güçlü şekilde, cesaretle, kararlılıkla sorgulamamız, hakkımızı aramamız, o günlerin de hesabını, hukuk yoluyla sormamız gerekiyor. 'İntikam' ve 'cadı avı' söylemleriyle konuyu saptıranlara aldırmadan biz 28 Şubat'ı da, 12 Eylül'ü de, 27 Mayıs'ı da sorgulayacak, tarihin bu karanlık dönemlerini inşallah hep birlikte aydınlatacağız.

ŞU SAATTE DARBE SEVER, ŞU ANDA DEMOKRAT

-TV kanallarında ekranın altından ekonomik veriler akar ve onlar saniye saniye güncellenir. Böyle giderse CHP'nin genel başkanının o anını gösteren veri bantları yayınlanmaya başlayacak. CHP lideri şu anda Ergenekon'un avukatı, şimdi Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor, şu saatte darbesever, şu anda demokrat. Zulüm karşısında dik durursanız kaybetmezsiniz, kazanırsınız.

PKK'YA DÜŞEN SİLAH BIRAKMASIDIR

-Bölücü terör örgütüne düşen görev elindeki silahı bırakmaktır. Güvenlik güçlerinden silah bırakmasını isteyenler gaflet içindedir. Asli enstrümanıdır. Onu asla bırakamaz

SÜRECİ TIKAMAK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPTILAR

-Uzantısı BDP Parlamento'da. Önü açık. Katılımcı noktada aktivitesini yapabiliyor. Nerede engelleme var. Terör örgütü ile arasına mesafe koymazsa kaybeden kendilerini koyarlar. Araya mesafe koymayanlar bölücü terör örgürünün eylemlerinde suç ortağıdır. Aklı selim sahibi hiç kimse kanlı bir terör örgütünü silahlı halk hareketi olarak tanımlayamaz. BDP, meselenin çözümü için hiç iyi bir sınav vermedi. Çözüm için adım atıldıkça süreci tıkamak için ellerinden geleni yaptılar. Doğu ve Güneydoğu'da bölgenin CHP'si olmak için BDP'nin bir gayreti var.

TÜM İMKANLARIMIZLA ORADAYIZ

-Demokratik ve kültürel hakları genişleterek oradaki vatandaşlarımızın arasındayız. Bölünmüş yollarlar, okullarla, hastanelerimizle Doğu ve Güneydoğu’dayız. Ambülanslarımızla, paletli ambülanslarımızla, üniversitelerimizle, yeni okullarımızla bölgedeyiz. 9,5 yıl boyunca 35 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Başta GAP ve DAP olmak üzere büyük yatırımlarımıza devam ediyoruz.

ADETA SAVAŞARAK

-Fakat size basit bir örnek; Yüksekova’da havaalanı temeli atılacak, önü kesiliyor. Temel atma törenine gelecek insanlar engelleniyor. Onlarla mücadele ediyoruz, orada havaalanı inşaatı hala devam ediyor, ama adeta savaşarak. Zaman geliyor iş makinelerini yakıyorlar. Ondan sonra utanmadan sıkılmadan ‘siz bölgeye hizmet vermiyorsunuz’ diyorlar. Tüm tehditlere rağmen müteahhitler ‘biz bu mücadeleyi sürdüreceğiz’ diyorlar. Kaçırdıkları doktorlar, hemşireler ve mühendisleri biliyorsunuz. Bunları kaçırıp kendilerine göre belirledikleri haraçları aldıktan sonra bırakıyorlar. Kim bu?

BDP PPKK İLE MÜŞTEREK ÇALIŞIYOR

-Özgürlükten bahseden ve bölücü terör örgütünün uzantısı olan siyasi kanat da diyor ki ‘ biz size bu konuda yardımcı olalım’ Bu ne demek ya? Demek ki siz müşterek çalışıyorsunuz. Burada insani olmayan bir şey var, kaçırılan insanlar var. Bir taraftan ‘mağdurların yanındayım’ diyorsunuz, diğer taraftan mağdurlar üretiyorsunuz. Bu sizin özgürlükçü mücadeleniz?

Günün Önemli Haberleri