Erdoğan, Gülen'e fitneci dedi

Abone ol

Başbakan Erdoğan'ın hedefinde Türkiye'yi karıştırmakla suçladığı Fethullah Gülen vardı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu ülkeyi artık holding patronları yönetmiyor. Bu ülkeyi Pensilvanya'daki çiftliğinde oturup buraları karıştıran fitneciler de yönetmiyor" sözleriyle Gülen'e yüklendi.

Erdoğan, "Buradan tek adam, diktatör diyenlere sesleniyorum. Seçime 22 gün var. 22 gün sonra sandık ortaya gelecek. Buyurun devirin o diktatörü" dedi.

Başbakan Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen "Kadın ve demokrasi buluşması" programında konuştu. İşte öne çıkan sözler:

KADINA ŞİDDETE SIFIR TOLERANS

Her zaman her yerde söylüyorum; gerçekten benim birinci derecede kadınımızın irtifa noktası olarak gördüğüm, anneliktir. Onun için annelere olan sevgim bu noktada çok çok fazla, aşırı ve kadına olan saygım birinci derecede oradan geliyor. Çünkü annenin acısı başka be... O katlanılır gibi değil be... Çünkü o bırakın elini öpmeyi, hep söylüyorum 'onun ayaklarının altı öpülür' diyorum. Niye? Bizde bizim dinimizde cennet annelerin ayakları altında, babaların değil. Cennetin kendisi de orada, kokusu da orada onun için anne çok yüce. Dolayısıyla kadın çok yüce, onun için kadına şiddeti, böyle bir şeyi kabul etmek asla mümkün değil. Onun için yola çıkarken ne dedik; 'sıfır tolerans.' Böyle bir şeyi kabul edemeyiz

ARSLANKÖYLÜ KADINLAR DESTAN YAZDI

Bu 8 Mart’ta Mersin Aslanköy’ün kadınlarına buradan özellikle selamlarımı gönderiyorum.  Yıl 1947. Yerel seçimler yapılmış halk DP'ye oy vermiş. Sandıklar çalınarak demokrasinin değil idare fırkasını kazanması isteniyor. Sandık namusumuzdur diyorlar sandığı teslim etmiyorlar. Adeta kuşatma yapıyorlar. Hamile kadınlara dahi eziyet ediyorlar. Sandığı gaspedip istediği sonucu alıyorlar.

Bazı çocuklu kadınlar 8 ay hapiste kalıyor. Bu CHP zulmüne dikkat edin. Ben tarihi vakayı analtıyor. Sonuçta Aslanköyü destan yazıyor. Sandık namus diyerek demokrasiye giden yolu cesaretle açıyor.

MENDERES'E NE YAPTILARSA BİZE DE AYNISINI YAPTILAR

67 yıl önce olduğu gibi bugün de sandığı kaçırmak, gasp etmek isteyenler var. 67 yıl önce olduğu gibi bugün de sandığı ortadan kaldırmak isteyenler var. Dün olduğu gibi sandıktan umudunu kesip, sandık dışı yollara tevessül edenler var. İşte bunların karşısında hanım kardeşlerimin duracağına inancım var. İşte bunların karşısında hanım kardeşlerimin duracağına benim inancım var. Sandığa, özellikle hanım kardeşlerim, iradesiyle demokrasiye ama en başta kendi geleceğine sahip çıkacaktır. Unutmayın, Merhum Menderes'e ne yaptılarsa bugün de bize aynısını yapmak istiyorlar. Sandıkta yenemedikleri, milletin yüreğinden söküp atamadıkları Menderes'i zorbalıkla kalleşlikle alçaklıkla alt etmek istemişlerdi. Ona çok ağır iftiralar attılar, bugün bize de aynısını yapıyorlar. Merhum Menderes'in ailesine dil uzatacak kadar şereflerini, haysiyetlerini yitirmişlerdi. Bugün bize de aynısını yapıyorlar. Merhum Menderes'i düşürmek için sokakları hareketlendirdiler, ülkede gerilimi tırmandırmak istediler, bugün de aynısını yapıyorlar. Merhum Menderes'in hizmetlerini engellemişlerdi, bugün de aynısını yapıyorlar. O gün hangi manşetleri attılarsa o gün hangi yazıları yazıp, hangi yalanları söyledilerse bugün de tıpa tıp aynısı yapıyorlar.

İHANETİ ASLA VE ASLA CEVAPSIZ BIRAKMAZ

Açık söylüyorum; beyhude çaba içindeler, hiç bir şey elde edemeyecekler. Bugün bu millet Menderes'i kalbine gömdü, Menderes'i başının tacı yaptı, bu millet bir kez daha artık sandığı vermez. Bir kez daha iradesini çaldırmaz. Bir kez daha asla Başbakanı'nı, bakanlarını, belediye başkanlarını sahipsiz bırakmaz. O gün zorbalıkla silahla hapisle sıkıyönetimle milleti sindirdiler. Ama bugün bu millet demokrasiden, milli iradeden, büyük Türkiye hedeflerinden asla taviz vermez. İhaneti asla ve asla cevapsız bırakmaz

MEYDANLARI HİÇ BU KADAR COŞKULU GÖRMEDİM

İnanın, meydanları hiç bu kadar coşkulu görmedim. Meydanları hiç bu kadar heyecanlı, bu kadar kalabalık görmedim. Hele hele Malatya zirve yaptı. Tabii şimdi Gaziantep'in kıskandığını biliyorum. Çünkü Gaziantep'te de biliyorum ki, aynı durum olacak. Anadolu'da, Trakya'da millet hükümetine, partisine, Başbakanı'na sahip çıkıyor. Tüm Türkiye'de aziz millet, iradesine, demokrasiye, istikbaline sahip çıkıyor. Gittiğimiz her şehirde adeta tarih yazılıyor. Gittiğimiz her şehirde halk, gözyaşları içerisinde bizleri sahipleniyor. İşte şu anda bunu gölgelemek için, bunu farklı göstermek için muhalefet partileri ve medya kırk dereden su getiriyorlar. Ne diyorlar meydanlarda bunu görünce; 'montaj', 'dublaj'... CHP'nin Genel Başkanı, 'Taşıma' diyor. Medya çıkıyor, bu sevdaya, bu muhabbete çamur atıyor. Bunlar millet iradesini hiç bir zaman kabullenemediler, hiç bir zaman da kabullenemeyecekler. Milleti hiç bir zaman anlamadılar, millete ve onun tercihlerine hiç bir zaman saygı duymadılar.

KARGALAR BİLE GÜLER

CHP'nin Genel Başkanı dün "Başörtüsü sorununu ben çözdüm" diyor. İnandınız mı? Ama tabii karşısında bulunanlar belki inanır gibi yaptılar. Bakınız, çok enteresandır, tarih 9 Şubat 2008. MHP ile birlikte başörtüsüyle ilgili parlamentoda, kızlarımızın üniversiteye başörtülü gitmesine yönelik bir anayasal değişiklik, bir düzenleme yaptık. Neticesinde 411 kabul, 103 ret ile parlamentodan bu çıktı. Ve bunu Anayasa Mahkemesine kim götürdü biliyor musunuz? CHP götürdü. CHP bunu Anayasa Mahkemesine götürdü.

Ve maalesef Anayasa Mahkemesi o zaman bunu CHP'nin arzusu istikametinde, tabii bunun üzerinde Anayasa Mahkemesinin de çok durması lazım, o arzu istikametinde kararını verdi. Ama ne oldu, ardından biliyorsunuz bizim referandumumuz oldu. Bu referandumla beraber yüzde 58 ile millet ne yaptı, bu işin önünü açtı. Ve tabii kızlarımızın üniversiteye başörtülü gidişi olsun, devlet dairelerinde başörtülü çalışması olsun, bunun önünü açtık. Bu defa da 11 Ekim 2013... CHP'nin İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal başörtüsü düzenlemesinin iptali için Danıştay'a başvurdu. Danıştay bu başvuruyu ret etti. Ya şimdi çıkmış utanmadan, sıkılmadan 'Bu işi ben hallettim' diyor. Kargalar bile güler ya... Yalan olur da bu kadar olmaz. Onun için akşam başka, sabah başka

PENSİLVANYA'DAKİ ÇİFTLİĞİNDE OTURUP BU ÜLKEYİ KARIŞTIRAN FİTNECİLER

Hiç kusura bakmasınlar bu ülkeyi artık manşetler yönetmiyor. Bu ülkeyi artık holding patronları yönetmiyor. Bu ülkeyi Pensilvanya'daki çiftliğinde oturup buraları karıştıran fitneciler de yönetmiyor. Kapılara gelen ablalar olabilir bizim ablalarımız burada. Çünkü bu ülkeyi millet yönetiyor. Siz yönetiyorsunuz ve her zaman da millet yönetecek.

YURTLARDAN ATILAN KIZLAR

Yurtlarda, evlerde kızlarımıza gece beddua seansları yaptırıyorlar. Şahsıma, eşime, kızlarıma beddualar ettiriyorlar. Bazı illerde kızlarımız yanımıza geliyor. 'Bizi bu beddualara katılmadığımız için yurttan atıyorlar' diyorlar. Ben de onlara şunu söyledim, asla mahsun olmayın, asla üzülmeyin. Hanginizi atıyorlarsa hemen bize müracaat edin Kredi Yurtlar Kurumunun yurtlarına sizi yerleştireceğiz. Eğer oralar yetmiyorsa sizi otellere yerleştireceğiz. Oralar yetmiyorsa biz sizi devletin sosyal konutlarına yerleştireceğiz. Çünkü böyle bir zulüm görülmedi. Bu zulmün karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti gücünü ortaya tam manasıyla koyacaktır.

KAÇACAK DELİK ARARSINIZ

İşte çıkmışlar o bildik türkülerini söylüyorlar. 'Tek adam' demeye başladılar. 'Diktatör' demeye başladılar. Ey Kılıçdaroğlu, ey Bahçeli! Ben diktatör olacağım, siz bana bu şekilde hakaret edeceksiniz, mümkün mü? Diktatörün olduğu yerde böyle konuşabilir misiniz? Böyle saldırabilir misiniz? Kaçacak delik ararsınız delik. İstediğin hakareti yapacaksın, bundan daha büyük hürriyet olur mu? Buradan onlara tekrar sesleniyorum. 'Tek adam' diyenlere, 'diktatör' diyenlere sesleniyorum. Seçime 22 gün var. 22 gün sonra sandık ortaya gelecek. Buyurun devirin o diktatörü. Bakın ben ne diyorum? Diyorum ki, eğer bu seçimde AK Parti birinci olarak çıkmazsa ben genel başkanlığı bırakmaya hazırım' diyorum.

SİYASETİ BIRAKMAYA HAZIRIM

MHP'nin Genel Başkanı hesap yapmış, 'Yüzde 51'in altında alırsan bıraksana' diyor. Bu seçim, yerel seçim. Bu yerel seçimin hedefi yüzde 51 çıtası değil ki. Bu seçimde sen ne kadar belediye alacaksın, sen ne kadar oy alacaksın buna bak. Ama bir şey söylüyorum? Birinci parti olmak değil midir her siyasetçinin hedefi? Sen nasıl bir siyasetçisin ki kendin bir defa geride kalmayı kabul ediyorsun, benim kendi çıtamı kendine örnek olarak alıyorsun. Çalış, senin de olsun. Düşünebiliyor musunuz, birisi 11-12-13-14 bunu kabul ediyor, bir diğeri 25-26-27 bunu kabul etmiyor ama hiçbirisi 'Ben 50'yi nasıl alırım?' diye düşünmüyor. Aradaki fark bu.

GÖĞSÜMÜ SİPER EDERİM

Ülkemin ulusal güvenliğine bir saldırı varsa onunla mücadele ederim. Ülkemin istiklaline yönelik saldırı varsa onunla sonuna kadar mücadele ederim. Ülkemin birliğine, bütünlüğüne, istikrarına, huzuruna karşı saldırı varsa ben ona göğsümü siper ederim.

150 milyon kapasiteli havalimanı yapıyoruz. Paralel yargı yaptırmamak için elinden ne geliyorsa yapıyor. Böyle bir vatansever olabilir mi?

MAYISIN İLK HAFTASINDA 3. HAVAALANININ TEMELİ ATILIYOR

Kim ne derse desin temelimizi mayısın ilk haftasında coşkuyla gururla atacağız. Kimse önümüzü kesemez. Biz büyük medeniyet yolunda insan dedik şehir dedik. Bunların böyle bir derdi var mı? Marmaray'ın güneyinde tünel apıyoruz, içinden arabalar geçecek. ikinci tüp geçit 2015'te açılacak. Engelleyemeyecekler, bunlar yapılacak. Kadir bey Boğazın suyunu dağlar delerek Sadabat'ın oraya getirdi. Haliç'in çamuru boşaltmak bize suyunu getirmek Kadir beye nasip oldu..

TAKIM ELBİSE ZANNEDER

Malum zat diyor ki Galata Köprüsü’nün üzerinden yeni yapılan köprüye bakıyor. İstanbul'un siluetini bozuyor diyor. Silüet ne diye sorsanız inanın bir takım elbise zanneder. Eline olta veriyorlar balık tutmaya çalışıyor. Orada balık yoktu. Bizimle geldi.

BU HAİNLER KAYITLARI SİLDİKLERİ İÇİN İZLERİ YOK

Kardeşlerim ne kasetler, ne montajlar, ne iftiralar hiç birisi bu ülkenin birliğini, dirliğini bozamaz, buna asla göz yummayız. Dikkatinizi çekiyorum, son 2 yıl içinde Türkiye'de 509 bin 516 kişinin telefonları dinlenmiş. Düşünebiliyor musunuz? Bunların ne kadarının hukuki dinlendiği, ne kadarının keyfi dinlendiği bilinmiyor. İşte bu paraleller, bu hainler kayıtları sildikleri için izleri yok. İzleri yok ettikleri için de skandalın boyutları şimdilik tam bilinmiyor. Düşünebiliyor musunuz? Belki de sizlerin de telefonları dinlendi. Eşinizle çocuklarınızla annenizle babanızla kardeşlerinizle dostlarınızla yaptığınız görüşmeleriniz de dinlenmiş o olabilir. Fakat peşindeyiz, kovalıyoruz, milletvekillerini, bakanlarını dinleyenler, genel başkanları dinleyenler, partilerin genel merkezlerini dinleyenlerin yapmayacağı hiçbir şey yok.

CASUSLUĞUN HESABI ÇOK AĞIRDIR

Kardeşlerim ne kasetler, ne montajlar, ne iftiralar hiç birisi bu ülkenin birliğini, dirliğini bozamaz, buna asla göz yummayız. Dikkatinizi çekiyorum, son 2 yıl içinde Türkiye'de 509 bin 516 kişinin telefonları dinlenmiş. Düşünebiliyor musunuz? Bunların ne kadarının hukuki dinlendiği, ne kadarının keyfi dinlendiği bilinmiyor. İşte bu paraleller, bu hainler kayıtları sildikleri için izleri yok. İzleri yok ettikleri için de skandalın boyutları şimdilik tam bilinmiyor. Düşünebiliyor musunuz? Belki de sizlerin de telefonları dinlendi. Eşinizle çocuklarınızla annenizle babanızla kardeşlerinizle dostlarınızla yaptığınız görüşmeleriniz de dinlenmiş o olabilir. Fakat peşindeyiz, kovalıyoruz, milletvekillerini, bakanlarını dinleyenler, genel başkanları dinleyenler, partilerin genel merkezlerini dinleyenlerin yapmayacağı hiçbir şey yok.

Günün Önemli Haberleri