Erdoğan daha hangi gazeteciliğin batmasını istiyor?

Mehmet Ali Birand ile Ertuğrul Özkök'ün Suriye lideri Esad'la yapacağı röportaj yakın geçmişte "siz bilirsiniz"e takılmıştı çünkü!

Hadi ÖZIŞIK hadi.ozisik@internethaber.com

"Kürt kimliği" ile Namık Durukan'ı "bertaraf" etmeye kalkışan kimi şarlatanlar, bozuk olan sicillerine bakmaksızın, arkadaşımızı hedef gösteren yayınlar yapıyor. Namık Durukan'ın yaptığı başarılı bir gazeteciliktir, Kürt olması, Türk olması, çerkez olması başarısının önünde engel değil.

O kiralık değil!

Üç kuruş uğruna, kişiliğini satan biri hiç değil.

O gerçek bir gazetecidir!

"İmralı tutanakları" gibi birçok haberin altına ancak gerçek gazeteciler imza atar!

                       ***

Yiğidin hakkı yiğide...

Derya Sazak da, önüne konulan haberi, hiç tereddüt etmeden yayına alarak, gerçek bir gazeteci olduğunu ortaya koydu. O haberi yayımladı diye, Derya Sazak'ın "İmralı süreci"ne darbe vurduğunu söylemek, en hafif ifadeyle insafsızlıktır! Derya Bey'in geçmişte yaptıkları, bugün ve yarın yapacaklarının teminatıdır. 

O ezelden beri "barış"tan yana olan gerçek bir gazetecidir!

                      ***

Vaziyeti idare etsin diye, işbaşına getirilen gazetecilere "İmralı tutanakları" sızdırılmadı mı zannediyorsunuz? Açık konuşalım, o tutanaklar bir tek Namık Durukan'a verilmedi. "İmralı tutanakları" patronlarıyla iktidar arasında mekik dokuyan gazetecilere  de verildi! Yürekleri yetmedi ama, yılın haberini gazeteci kimlikleriyle birlikte çöpe atmak zorunda kaldılar!

Başbakan Erdoğan'ın ertesi gün, "gazeteciliğiniz batsın" diyeceğini biliyorlardı çünkü... 

"Eroğan'a yakın" etkili ve yetkili kişilere sordular belki de!

"Yayımlayalım mı?"

Kimseye haksızlık etmiyorum!

Mehmet Ali Birand ile Ertuğrul Özkök'ün, Suriye lideri Esad'la yapacağı röportaj  yakın geçmişte "siz bilirsiniz"e takılmıştı çünkü! 

"Siz bilirsiniz!"den, "sakın ha" anlamı çıkaran Enis Berberoğlu, "yılın röportajı"na engel olmuş, Esad'ın davet ettiği dört gazeteciden biri olan Cumhuriyet Ankara Temsilcisi tek başına Suriye'ye gitmek zorunda kalmıştı.

"Röportaj hakkı" elinden alınan rahmetli Birand, tıpkı Erdoğan gibi isyan etmişti:

"Böyle gazetecilik yerin dibine batsın!"

                  ***

Yukarıda da belirttiğim gibi, vaziyeti idare etsin diye işbaşına getirilen gazetecilerin gazeteciliği her gün batıyor zaten. Başbakan Erdoğan daha hangi gazeteciliğin batmasını istiyor, gerçekten anlamış değilim! İktidara azıcık muhalefet etti diye, Türkiye'nin kaderini değiştiren Taraf'ın yaptığı gazetecilik, yerin dibine çoktan batırıldı. 

Şimdi sırada hangi gazete var? 

Ne istiyor Başbakan?

Milliyet'in de, Sabah veya Hürriyet olmasını mı arzu ediyor?