Efkan Ala'dan 14 Aralık ve tahşiyeciler açıklaması

Abone ol

İçişleri Bakanı Ala, 14 Aralık operasyonu, "paralel yapı" soruşturması ve tahşiyeciler grubuna yönelik açıklamalarda bulundu.

İçişleri Bakanı Efkan Ala, İstanbul merkezli "paralel yapı" soruşturmasına ilişkin "Olup biteni başsavcılığın açıklaması var, o çerçevede değerlendirmek gerekir. Bundan sonrası yargının işi, yargılama devam ediyor" dedi.

İçişleri Bakanı Ala, bir özel televizyon kanalında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ala, İstanbul merkezli "paralel yapı" soruşturmasıyla ilgili iddiaların dava sonucunda netleşeceğini belirterek, "Olup biteni başsavcılığın açıklaması var, o çerçevede değerlendirmek gerekir. Bundan sonrası yargının işi, devam ediyor. Bir sahtecilik, iftira ve bunları gerçekleştirmek için örgütlü mekanizma içerisinde işlenmesi gibi bir çerçeve çizilmiş, tahşiyecilere karşı. Onlar aslında risalei nur talebelerinden başka bir cemaat" diye konuştu.

TAHŞİYECİLER CEMAATİ

Tahşiyeciler grubunun İslami hassasiyeti olan bir cemaat olduğunu anlatan Ala, şöyle devam etti:

"Anlaşılıyor ki, bunlara karşı bir kumpas kurulmuş. Anlaşılan iddia edilen şey bu. Bu insanlar suçlu hale getirilmişler devletin içindeki bir kaç emniyet mensubunun bu kişileri suçlu hale getirmek için bunlara yönelik bazı suç aletlerini bunların dersanelerine koyarak, el bombası silah gibi, bunlar bu işle uğraşıyormuş gibi kumpas iddiasıyla alınıyorlar. Tabi bu vahim bir durum, bu berraklaşacak yargılamalar sonunda suç varsa, iddialar doğruysa. İddialar dava sonucunda netleşecek, berraklaşacak. Bu işin adli yönü, yargının iddiaların, savunmaların mahkemede görüleceği, delillerin değerlendirileceği bir durum."

Ala, "Sonuçta 120'ye yakın insan içeriye alınmış, 30 küsur kişi 17 ay içeride yatıyor. Bu kişiler risaleleri değerlendiriyorlar, cemaat faaliyeti içerisinde şerh ediyorlar. Türkiye bunları aşacak, ama kötü bir durum, toplumda böyle başka şeyler de olmuş" değerlendirmesinde bulundu.

DEVLET RÖVANŞİST OLMAZ

"Başka bir devlet olursa o bir şey yaptığında siz de ona bir şey yaparsınız ve rövanşı alırsınız, ama başka bir devlet yok" diyen Ala, "Burada meseleyi o şekilde ele almamak lazım, bir suç işlenmişse ihbar varsa onlar değerlendirilir. Bir takım iddialar var diyoruz, yargıda değerlendirilecek diyoruz ve baştan hüküm vermiyoruz. Devlet mekanizması tanımı gereği böyledir, tanımı gereği de rövanşist bir tavır içerisinde olmaz, karşısında devlet yok ki, rövanş alınsın" ifadesini kullandı.

GÖZALTI SÜRECİNDE YAŞANANLAR

Ala, suç işlemeyenlerin hakkını, hukukunu koruyacak, kamu hizmeti sunacak, suç işlediği iddia edilenler varsa onları da alacak, soruşturacak götürecek ve yargılayacak, ya beraat, ya ceza verecek, normal prosedürel bir durumla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

Ekrem Dumanlı'nın gözaltına alınması ve adliye çıkışı sırasında yapılan propagandaya ilişkin soru üzerine Bakan Ala, şunları ifade etti:

"Onlar kendi bilecekleri şey. Biz, bizim ne yapacağımıza karar veririz, değerlendirmelerimizi yaparız, kararlarımızı alırız. Yani devletin yapacağı, kamu görevlilerinin yapacağı şeyler başka, savcılığın yürüttüğü bir soruşturma başka, hükümetin kendine karşı yapılan darbe girişimlerine karşı aldığı tedbirler ve ona ilişkin başlattığı soruşturmalar başka. Bunlar birlikte yürüyorlar. Onlar hakkında böyle bir propaganda, zaten eğer yönetme iddiası varsa, bunun yeri siyasettir."

DEVLET YÖNETME İDDİASININ YERİ SİYASET

Bakan Ala, devleti yönetme iddiası olan varsa bunun yerinin siyaset olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Türkiye'yi, ülkeyi yöneteceksiniz, çıkarsınız milletin karşısına, kurarsınız partinizi ya da girersiniz bir partiye. Millete anlatırsınız projeleriniz nedir. Projelerinize oy verirse gelirsiniz, siyasetinize oy verirse gelirsiniz memleketi yönetirsiniz. Öyle yandan yöreden, memur üzerinden, kamu görevlileri üzerinden planlar, programlar yapıp, iktidara gelme diye bir şey olamaz, bu çok gerilerde kaldı. Buna tevessül etmek doğru değil. Doğru olan propagandanı yaparsın, konuşmanı yaparsın, gelirsin partini kurarsın, siyaset alanına gelirsin, orada söyleyeceğin sözün varsa söylersin, alacağın oy varsa da alırsın, yöneteceksen de milleti belli bir süre yönetirsin. Millet sağduyuyla kime o yönetme yetkisini ve iradesini vereceğini çok defalar, çok güzel bir şekilde ortaya koymuştur."

Bir medya organına polis baskını diye bir algı oluşturulmaya çalışıldığının belirtilmesine karşılık Ala, medyada ilk önce kim ne söylediyse diğerlerinin de bunu söylediğini, ancak millette böyle bir algı olmadığını bildirdi.

Ala, "Davetiye gönderiliyor, gel deniyor, gelinmiyor. O manzarayı millet yazar. Onlar ne yapıyorsa kendi alanıyla ilgili onu değerlendirecekte milletimizdir. Biz milletten irade alıp, Ankara'da diz çökenlerden değiliz. Milletimizin hakkını sonuna kadar savunacağız, hakkını hukukunu da kimseye yedirmeyiz. Milletin verdiği iradeyi elimizden çalmaya kalkmasın kimse" diye konuştu.

Günün Önemli Haberleri