Diriliş 25. bölüm Obada zafer çoşkusu!

Abone ol

Diriliş Ertuğrul son bölüm yine nefes kesecek. 25. yeni bölümde Dirliş'te zafer çoşkusu yaşanıyor. Süleyman Şah ve oğulları yine zafere imza atıyor oba halkı zaferi kutluyor.

Diriliş Ertuğrul son bölüm yine ekran başındakileri nefessiz bırakacak. 25. yeni bölümde Obada zafer çoşkusu yaşanıyor. Süleyman şah ve oğulları yine büyük bir zafere imza atıyor.

Kayı ve Kınık! Tapınakçıların, keçi kokan çoban sürüsü olarak gördükleri Kayılar, kaleyi bir anda kuşatmışlardır. İslam dünyasına büyük iftiralar atan ve zulümler yapan haçlıların beyin takımı olan Tapınakçılar, kendi kalelerinde fare gibi kapana sıkışırlar.

Deli Demir’in, İsodora’nın getirdiği planlarla kaleye gizlice açtığı dehliz ise kapatılmıştır. Yaşanan bu hayal kırıklığı, Kardinal Tomas ile Konstantiniyye’ye zorla götürülen Yiğit’in, Gündoğdu tarafından kurtarılarak ikinci dehlizi göstermesiyle büyük bir sevince dönüşür.İkinci dehlizi kullanan Ertuğrul’a bağlı kırk kişilik Kürşad takımı kaleye sızar.


Ertuğrul’un, Kayı bayrağını göndere çekmesiyle kale düşmüştür. Ne var ki Titus, karanlıktan istifade ederek kaleden kaçmayı başarır.Artık tek başınadır ve intikamdan başka bir şey düşünmemektedir. Ertuğrul’dan intikam almak için, onun bütün ailesini kadınlar ve çocuklar dahil öldürmeye yemin eder.

Büyük bir coşkuyla karşılanır Süleyman Şah ve oğulları obada. Kayıların, gazası büyük bir fetih ve zaferle nihayetlenmiştir. Artık Ertuğrul ve Halime’nin evlenmesinin önünde hiç bir engel kalmamıştır.

24. BÖLÜMDE NELER OLMUŞTU?

Kurdoğlu’nun ölümünden sonra, Süleyman Şah ve oğulları, Alem i İslam’ın başına bunca fitne, fesat ve bela musallat eden bu iblis güruhunun halline karar verdi. Bu kez toyda itiraz eden, hainlik eden yoktur. Bu kararlılık ve şehit olma hususunda tavizsiz tavır obadaki birlik ve beraberlik ruhunu harekete geçti.




Kadınlar, yaşlılar ve çocuklar dahil obada yaşayan herkes bu büyük karar için el ele verdi ve alplerin savaşmak için destekçisi oldu. Süleyman Şah ve oğulları ile alpler, eşleri, çocukları ve analarıyla vedalaşırlar. Kayılar, hiç yaşamadıkları tehlikeli bir tecrübeye doğru yola çıktı. Bozkırın yiğit savaşçıları ilk kez bir kaleye saldırdı.



 13. Yüzyıl… Dünya yeni kudretini arıyordu. Ve Anadolu, emperyallerin kavgaya tutuştuğu bir diyardı. 1071’de Türklerin girdiği bu topraklara şimdi, Haçlılar ve Moğollar da ortak olmak istiyordu. Akdeniz, Karadeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Mezopotamya yeni sahibini arıyordu. İşte bu yangın yerinde, bizim hikayemizin kahramanı Ertuğrul da, 400 çadırlık obasına bir yurt arıyordu. Yıllardır yersiz ve yurtsuz kalan Kayılar, Ertuğrul’dan acılarına, çilelerine ve yolculuklarına son verecek bir yurt istiyordu. Ertuğrul, göğü çadır, yeri yatak eyleyerek zor bir mücadeleye talip oldu. Tapınak Şövalyeleri ve vahşi Moğollar onun en büyük düşmanlarıydı.

Ertuğrul, ümitlerin tükendiği bir çağda nice zorluğa göğüs gererek, azmi ve sabrı sayesinde düşmanlarını yendi ve Kayı boyuna bir yurt verdi. Bu yurtta üç kıtada altı asır hüküm sürecek olan dünyanın en ihtişamlı devleti Osmanlı İmparatorluğu kuruldu. Bu muhteşem devletin sırrı da kahramanımız Ertuğrul’un hikayesinde gizliydi. Ertuğrul’un, İbn-i Arabi’den aldığı bu sır, onu adım adım hayallerine taşıdı. Ertuğrul, hayallerine giderken aslında dünyaya yeni bir medeniyet armağan etti. Temellerini attığı devlet, dünyanın kaderini değiştirdi. Biz de dünyanın kaderini değiştiren adamın destansı hikayesine, boyun eğmeyen karakterine, büyüleyici aşkına ve tüm insanlığa yetecek adalet duygusuna şahitlik edeceğiz. “Bu mücadelede casuslar, hainler ve şövalyeler; Bu yolculukta entrika, tehlike ve ölüm; Bu hikayede yoldaşlık, fedakarlık, cesaret ve yiğitlik; Bu destanda büyüleyici bir aşk var.

Günün Önemli Haberleri