CHP'yi sarsan istifayı Kılıçdaroğlu bilmiyor!

Abone ol

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, CHP'yi sarsan Yüksel Çavuşoğlu istifası için açıklamalarda bulundu...

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'ın hazırlayıp sunduğu Ankara'nın Gündemi programına konuk oldu. Bakan Şahin, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Yüksel Çavuşoğlu'nun övgüsünün ardından istifaya zorlandığı iddiasıyla ilgili olarak, Bakan Şahin çarpıcı bir açıklama yaptı.

İşte Fatma Şahin'in açıklamalarından satır başları;

CHP'DEN ŞAHİN'E ÖVGÜ

CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Yüksel Çavuşoğlu'nun övgüsünün ardından istifaya zorlandığı iddiasıyla ilgili olarak, Bakan Şahin şunları kaydetti:

"Bu duruma hakikaten hem üzüldüm hem de ülkem adına içim yandı, ciğerim yandı. Çünkü biz sevgiyi, partililer üstü bir dili büyütmek durumundayız. Dünya görüşümüz ne olursa olsun insan olarak birbirimizi sevebilmeliyiz. Birbirimizi sevdiğimizi, beğendiğimizi söyleyebilmeliyiz. Bu çok insani bir şey. 10 Kasım törenlerinde Anıtkabir'de Kılıçdaroğlu'na 'Sayın Başkan ne yaptınız? Kadın bir şey yapmadı' dedim. Çok üzüldüğümü ifade ettim. Sayın Kılıçdaroğlu da bu olaydan haberinin olmadığını kadınların bunu kendi içinde karar verdiğini söyledi. Ama Genel Başkan olarak da buna müsaade etmemesi gerektiğine inanıyorum. Bu kadar kolay adam harcanmamalı. Halbuki bizim ihtiyacımız olan şey sevgi ve barış toplumu olmak. Bu değerleri yok ettiğimiz için zaten birçok sorunla karşılaşıyoruz."

ATAMASI YAPILAMAYAN ÖĞRETMENLERİN DURUMU

Bakan Şahin, eğitimdeki bölgesel dağıtımı azaltmak, eğitimdeki temel ihtiyaç olan öğretmen açığını gidermek hem de ailelerin dağılmadan, parçalanmadan kalacak modelleri çok önemsediğini belirterek, "Benim birinci derecede görevim ailelerin parçalanmaması sağlamak. Aile, bir arada kalabilmektir. Milli Eğitim Bakanımızın ve Başbakanımızın da bu konudaki hassasiyeti benimkinden farklı değil. O yüzden 4-B'de düzenlemeler yapıldı. 4-B aslında çakılı kadroydu. En baştan kabul edersiniz. Ama buna rağmen ailelerdeki parçalanmadan dolayı ciddi manada birleştirmeler yapıldı" diye konuştu.

Bir denge içerisinde sürecin götürülmeye çalışıldığını söyleyen Şahin, "Bakanlığımız mümkün olduğu kadar aileleri birleştirmeye çalışıyor. Sürekli bu bakış açısıyla da yönetmelikleri, mevzuatları değiştiriyoruz. Biraz sabır. Alileri bölmeden eğitim problemini çözeceğiz. Çocukların eğitilmesi ve ailelerin birleştirilmesi noktasında Milli Eğitim Bakanlığı çalışıyor, biz de her türlü desteği veriyoruz. Biz de alilerin yanındayız. Bu konuda kimse tereddüt etmesin" dedi.

YAŞ MAĞDURU KADINLAR

Kademeli Yaş Yasası ile 1999 yılında işe başlayan kadınların mağdur olmasıyla ilgili Şahin, "Bu önemli bir konu. Çalışma Bakanlığı ile birlikte buradaki sayı ne? Toplam maliyeti ne? Birlikte ne yapabiliriz? Bu konuyla ilgili çalışmamız var. İnşallah onlara da olumlu bir cevap vereceğiz" dedi.

DOĞUM İZNİNİN SÜRESİ

Doğum izninin artırılmasıyla ilgili kararın Bakanlar Kurulu'ndan çıktığını kaydeden Bakan Şahin, "Biz hem kariyer hem çocuk diyoruz. Kadını, istihdamın, kalkınmanın bir parçası yapalım diyoruz. Aynı zamanda Başbakanımızın 'en az 3 çocuk' dediği devlet politikası var. Bizim en büyük gücümüz beşeri sermayedir. Bizim petrolümüz de doğalgazımız da yetişmiş genç nüfustur. Bunu yaparken hem kadının statüsünü yükseltmek hem de evde annelik görevini yerine getirebilmesi için desteklememiz gerekiyor. Bu konuyla ilgili değişik ülkelerin modellerini inceledik. Doğum öncesi 8 hafta kalsın ama doğum sonrası 8 haftayı 16 haftaya çıkaralım dedik. Ama konuyla ilgili, 'Siz kadına dair izinleri arttırdığınız zaman kadının istihdamdan çekilmesini sağlarsınız. Çünkü bu sefer işveren kadın almayı tercih etmez' şeklinde görüş var. Bunun üzerine konuyu raporlamaya çalışıyoruz, etki analizini çıkarıyoruz. Hakikaten böyleyse iyi bir şey yapmak isterken kötü bir şey yapmayalım" şeklinde konuştu.

KADINA ŞİDDET

Bakan Şahin, kadına şiddet konusunda kurumsal altyapıyı, hukuki altyapıyı güçlendirmek; bu olayların önce olmasını önleyecek tedbirleri almak, destek mekanizmalarını güçlendirmek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın en büyük görev alanı olduğunu kaydetti. Şiddetle mücadelenin tek başına bir bakanlığın yapacağı bir şey olmadığına dikkat çeken Şahin, "İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve herkesin ciddi bir koordinasyonuyla önlenmesi gereken mekanizma gerektiriyor. O yüzden biz ilk önce hukuki temeli güçlendirdik. Ondan sonra yasanın koyduğu her bir maddeyi yapmak için de bugün aynı koordinasyonu yürüterek süreci takip ediyoruz" dedi.

ÖLÜM SAYILARI AZALDI

Bakan Şahin, 2011 yılında toplam öldürülen kadın sayısının 118 iken bugün bu sayının 56'ya düştüğünü; bununla beraber hem kadın konuk evine alınan kadın sayısında hem de şiddet uygulayan erkeğin evden uzaklaştırma kararında önemli artış olduğunu söyledi. Kadına şiddet ile ilgili HSYK'nın kendi içinde eğitime başladığını, polislere eğitim verildiğini anlatan Bakan Şahin, "Polise mahkeme kararına gerek kalmadan koruma yetkisi verdik. Yani yetkisi güçlendirildi. Şiddet gören kadını alıp hemen bir konuk evine götürebiliyor. Altyapı güçlenince ölüm sayılarının azalmasını sağladı" dedi.

BEN ERKEKLERİN DE BAKANIYIM

Şiddetle Mücadele Yasası'nı aile bireyleri için çıkardıklarını vurgulayan Şahin, "Erkek ben mağdurum diyorsa onu korumak da bizim görevimiz. Şu anda 30'a yakın erkek 'ben mağdurum' demiş hemen onun korunması için de kurumsal altyapıyı yaptık. Aile kadın, erkek ve çocuktan oluşur. Ben erkeklerin de bakanıyım. Ama kadının mağduriyeti çok olunca önceliği ona vermemiz çok doğal bir şey" diye konuştu.

GÜVENLİK BUTONU

Programa getirdiği 'güvenlik butonu' sistemini anlatan Şahin, "Mahkeme kararıyla şiddet olduğu ispatlanırsa ve erkeğe evden uzaklaştırma kararı çıkıyorsa buna rağmen eve yaklaşıyorsa güvenlik butonunu devreye giriyor. Bu sistemle, güvenlik butonuna basarak en yakındaki kolluk kuvvetinin hızlı bir şekilde adrese gelmesini sağlıyor. Mahkeme kararıyla evden uzaklaştırılan erkeği caydıran, kadını da kendini daha güvende tutan bir sistem. Şu anda bu sistem üzerindeki çalışmalar devam ediyor. Ama hiç kimsenin buna ihtiyacı olmamasını istiyoruz. Biz sevgi ve merhamet toplumu olmaya devam etmeliyiz. Ama basılmak zorunda kalıyorsa da bunu yok sayamayız. Üç maymunu oynayamayız" ifadelerini kullandı.

ŞİDDET İZLEME MERKEZİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ı desteğiyle 14 ilde Şiddet İzleme Merkezi'nin kurulduğunu bildiren Şahin, "Kadının gitmesi gereken yerlerdeki muhataplarının hepsi orada mevcut olacak. Yani polis, hemşire, hukukçu, akademisyen, psikolog hepsi orada olacak. Bakanlığın şiddetle mücadele ile ilgili birimleri tek çatı altında toplanacak. 25 Kasım Kadına Karşı Şiddete Mücadele Günü bunun açılışını yapacağız" şeklinde konuştu.

SOSYAL YARDIMLAR

Sosyal yardımlarla ilgili de çalışmaların devam ettiğini ve 2013 yılında 'puanlama' sisteminin hayata geçeceğini açıklayan Bakan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kime yoksul diyeceğiz? Aileye giren toplam parayı nasıl hesaplayacağız? Buna göre kır-kent ayrımını nasıl yapacağız? Aileye giren toplam paraya göre nasıl kategorize edeceğiz? Bunun için işte TÜİK ve TÜBİTAK ile beraber dünya örneklerini inceleyerek sürekli kendimizi geliştiriyoruz. Şu anda e-devlet sisteminde en iyi çalışan modeldir. Çünkü 20 milyon kişi bu sistemin içerisindedir. 20 milyon kişi tek tek analiz edilmiş durumdadır. Buna göre 'puanlama' dediğimiz sistemi hayata geçiriyoruz. Bu yılın sonunda sistem tamamen tamamlanıyor. Kır-kent ayrımına göre her ilin gelişmişlik, ekonomik ve sosyal kriterlerine göre her ailenin durumuna göre de bir kategorize vereceğiz. Bireye bağlı yardım tamamen ortadan kalkıyor. Bu çok önemli bir çalışma olacak çok da başarılı gidiyor."

BEDELLİDE ASKERLİK YAŞININ DÜŞÜRÜLMESİ

Twitter üzerinden gelen soruları da yönelten TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, bir izleyicinin "Bedellide askerlik yaşının 27'ye düşürülmesiyle ilgili Bakan Şahin bizim için Meclis'te mücadele etsin" şeklindeki tweeti üzerine Bakan Şahin, "Gündemimizde yok. Sayın Başbakanımız 'Ne aldanan ne aldatan olacaksın' diyor bize. Hakikaten öyle. Bedelli ile ilgili karar zaten çıktı. Başvurular yapıldı. Onunla ilgili süreci yeniden başlatmak doğru olmaz" dedi.

Günün Önemli Haberleri