Bu kabine kimlere batıyor!..

Sorunuz kendi içeresinde son derece uyumlu çalışan 'hükümette revizyon olacak' diyenlerin asıl amacı nedir?

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

Bakıyorum birileri algı yaratma adına ısrarla ‘Kabinede revizyon var’ şeklinde kulise başladı...

Neden?

Binali Yıldırım’ın Başbakanlığındaki 65. ve 66.  Hükümet,  15 yıllık AK Parti iktidarının en uyumlu, en sorunsuz kabinesi…

Her birinin arasında yüzde yüz sadakat tesis edilmiş...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile omuz omuza yürüme noktasında Başbakan Binali Yıldırım’ın ortaya koyduğu irade, Cumhuriyet tarihinde tek ve örnek olmuş..

Binali Yıldırım, bakanları ile birlikte Reis’i en iyi şekilde tamamlayan ve güven noktasında arkasını rahatlıkla dönebileceği bir sadakat adamı olarak takdir ediliyor.

Şöyle bir bakın…

Arkalarında en küçük soru işareti bırakmadan devletlerine, milletlerine hizmet etmeye çalışan bir kabine gerçeği…

İşte kendi içerisinde böylesine uyumlu ve sorunsuz bir hükümet anlayışı, neden birilerini rahatsız eder!..

Bu uyumun içerisine  kabine değişikliği gibi söylemlerle neden nifak tohumu atmak ister...

Peki son dönemde Milli Eğitim’de yaşanan ve insanları zorlayan köklü değişimler dışında hangi bakanlık  milletin gözünde başarısız?

Biri söylesin…

İşte son aylarda sıkça ortaya atılan kabine değişikliği söylentilerinin nedeni şudur...

Artık hiçbir bakan dışarıdan kimseye kendini kullandırmıyor…

Artık hiçbir bakan Cumhurbaşkanın çizdiği yoldan sapmıyor…

Artık hiçbir bakan Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan ilişkisinde falso vermiyor!

Her biri fazla konuşmayan, sadece görevlerini yapmakla meşgul, uyum içerisinde bir kabinede buluşup çalışan isimler…

Her biri göründüğü gibi adam!..

Devlet yönetimine Erdoğan ve Yıldırım tarafından önemli genç isimler kazandırılması, 2023 yolculuğuna da yeşil ışık yakıyor…

İşte Berat Albayrak…

Enerji Bakanlığını Cumhuriyet tarihinde görülmemiş şekilde aktif hale getirip  büyük işlerin altına imza atarken ülke ve dünya gündeminde konuşulan ilk bakan olduğu gerçeğini kim inkar edebilir ki?

İşte  40 yıllık Adalet Bakanı gibi çalışan Abdulhamit Gül…

İşte 'İşçinin ablası' Çalışma Bakanı Jülide Sarıeroğlu…

İşte  Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak…

İşte  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan ..

İşte Başbakan yardımcısı Hakan Çavuşoğlu..

Her biri   Reis tarafından devlet yönetimine kazandırılan genç isimler.

Hangisi için başarısız diyebilirsiniz!..

Takip ediyoruz her biri   kendi reklamlarını düşünmeden görevlerine odaklanmış!..

Yeni ağabeyler de var..

Mesela siz hiç yeni Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ı medya önünde gördünüz mü?

Çünkü sadece üstlendiği görevin hakkını vermek için çalışıyor…

Yani güvene layık olmak için çabalıyor

Farklı bir bakanlık profili çizerek çok güzel işlerin altına imza atan Gıda Tarım ve Köy  İşleri Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'yı da,

Çizgisinde en küçük kırılma olmayan 'Sakin güç' Kültür ve Turizm Bakanı  Numan Kurtulmuş'u da unutmamak gerek..

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Bakanı Mehmet Şimşek ise  Maliye Bakanı  Naci Ağbal ile birlikte artık ekonominin lokomotifi..

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın Reise sadakat açısından hakkını teslim etmek gerek.Her seçimde Yozgat'a damgasını vuran, en kritik dönemde Adalet Bakanı olarak  gözünü budaktan esirgemeden görev yapan  ve bunun altından alnının akı ile çıkan Bozdağ şimdide Başbakan yardımcısı olarak çizgisini sürdürüyor.

 Erdoğan'ın en önemli yol arkadaşı olduğunu her defasında gösterirken 15 Temmuz  akşamı TBMM  hainler tarafından bombalanırken  'Bize  düşen burada ölmektir' diye haykırdığı an hala gözümün önünde.. 

Her biri böyle işte…

O nedenle  iyi giden tekere çomak sokmak isteyenlerin olduğunu düşünüyorum..

Kim bunlar diyeceksiniz?

İlginç olan muhalefet değil!

Kendilerini Reis’e feda edebilecek isimleri onun yanından uzaklaştırmak için her yolu deneyen parti içindeki kapalı devre çalışan muhalifler!

Ve onların parti dışındaki uzantısı taşeronlar…

Gelelim önemli bir bakanlığa;

Bunlar terörle mücadelede asayiş noktasında tarih yazarak Reis’i hiçbir konuda mahcup etmeyen İçişleri Bakanı Soylu’yu ellerinden gelse bir avuç suda boğarlar!

Çünkü başarısı zorlarına gidiyor. Partiye sonradan gelip Reis’in böylesine gözüne girmesi daha ilk günden çok zorlarına gitmişti!

Sonra ülkenin en önemli hayati meselesi olan terörle mücadeledeki başarısı tüm psikolojilerini bozdu!

O nedenle son dönemde Reis’in büyük güven duyduğu iki bakan Soylu ile Enerji Bakanı Berat Albayrak isimleri üzerinden algı operasyonu yapmaya çalıştılar!

Çünkü Soylu’yu bertaraf etmek gerekir!

Ama gayretleri boşuna!

Biri Reis’in kardeşi…

Diğeri ise evladı…

Türkiye’nin geleceğine damga vuracak iki kardeş bakan.

Trabzon’da cumartesi günkü kongreye birlikte gittiler, birbirlerine övgü dolu sözlerle yaptıkları konuşmalarla fitnecilere tokadı bastılar...

Bir başka isim…

Milli Savunma Bakanlığının da devrim yapmaya başlayan Reis’in ilk günden bugüne en önemli dava arkadaşı Nurettin Canikli...

Savunma sanayini güçlendirmek için Cumhuriyet tarihinin sessiz ve derinden en önemli projelerinin altına imza atmaya başladı!..

Reis Onu Milli Savuma Bakanı yapınca ‘Nerden çıktı’ diye herkes şaşkınlık duymuştu!..

Ama Onu neden böylesine bir bakanlık görevine getirdiğini  şimdi daha iyi anlıyor. Türkiye şimdi O'nun bakanlığında şimdi  savunma sanayinde öylesine  güzel işlerin altına imza atıyor ki  gurur duymamak mümkün mü?

Davutoğlu  Başbakanlığı döneminde  Canikli'yi  neden bakan yapmak istemediğini hatırlıyorum!

Ah…Ah!

Davutoğlu ne hikmetse o günlerde Soylu’ yu da  istememişti!

Gerçekler bazen çok acıdır!

Yani Reis’e tam sadakat ile bağlı bir Başbakan ve onunla birlikte omuz omuza çalışan hükümet üzerinde oyun oynamak isteyenlerin çabaları nafile..

Tutmaz!

Hele Binali Yıldırım gibi kompleksiz, sadakat, vefa dersi veren bir Başbakan varken asla ve asla tutmaz!

Bugün bütün iç ve dış ihanet odaklarına karşı;

Ekonomide…

Terörle mücadelede…

Dış politikada…

Milli savunmada…

Enerjide…

Adalette…

Eğilmeden, başları dik alınları açık şekilde cesur adımlar atıp doğru bildikleri yoldan yürüyen kadrolar var..

Çalışma hayatında…

Ulaştırmada…

Sağlıkta…

Spor yatırımlarında…

Kültür ve turizmde

Saat gibi işleyen bir kadro var..

Bakın Terör ile mücadele neden başarılı olunuyor neden bitme noktasına geliyor…

Çünkü 15 Temmuz sonrası taşlar yerine oturdu!

Güvenlik kurumları içerisindeki  ajanlar temizlendi..

Başta MİT, Emniyet, Jandarma  kadroları artık müthiş bir uyumlu  çalışmaya başladı..

Uçan kuştan haberleri var!

Doğu ve Güneydoğu terör örgütüne hizmet eden belediye başkanlarından arındırılıp, kayyum olarak atanan belediye başkanları ile devletin sıcak yüzü halka gösterilmeye başlandı…

Yani;

Devletin bütün kadroları Reis’i A demeden Z’yi anlayacak kadar tanıyan, algılayan  en önemlisi kendilerini devletlerine feda edebilecek cesur isimler…

Reis’in yanında 15 Temmuz akşamı da gördüğümüz gibi ‘Görünmeyen kahraman’ olarak çalışan, Özel Kalem Müdürü olmanın çok ötesinde önemli görevler üstlenen Büyükelçi Dr. Hasan Doğan’ının sadakatını unutmamak gerekiyor..,

İşin özü;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  liderliğinde  artık yerli yerine oturan ‘MİLLİ DEVLET’ görev başında…

O nedenle kabine değiştirmek, fitne çıkarmak  isteyenlerin niyeti;

Üzüm yemek değil bağcıyı dövmek!..

İşte bu noktada Türkiye'nin en çok konuştuğu yazarlardan Fatih Tezcan'ın 'Erdoğan eski Erdoğan değil, Ak Parti'ye oy yok' diye sazan avlayan kriptolara verdiği  ders gibi cevabını ile bitirmek istiyorum.

Diyor ki;

"Evet, eski Erdoğan yok.

Sırtındaki 40 hançer yarasına rağmen dimdik ayakta duran, çok daha güçlü, tecrübeli ve kararlı bir Erdoğan var.

Yüreği mücadeleye yetmeyenin ,dili  fitneye dönmesin."

Adreslere posta bir söz!..

Allah Reis'e uzun ömürler versin!

Nokta!..