Baykal Muhsin Yazıcıoğlu için demiş ki...

Abone ol

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, helikoter kazasında hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu böyle konuşmuş.

CHP eski Genel Başkanı Deniz  Baykal, 25 Mart 2009’da şüpheli bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu için “Milli bir insandı” ifadelerini kullandı.

Baykal’ın bu ifadeleri, gazeteci-yazar Emre Soncan tarafından kaleme alınan Son Akıncı – Muhsin Yazıcıoğlu’nun Sır Ölümü isimli kitapta yer aldı. İlginç ayrıntıyı Ankarareview.com adlı sitesi paylaştı. Emre Soncan, Son Akıncı’da bu konuyu şöyle anlattı:

"BU TOPRAKLARIN VATAN EVLADIYDI"

“Kendisinden randevu talep ettim ve 2014’ün son ayında Ankara’da bir araya geldik. Baykal, ülkedeki milli unsurların tasfiye edildiği görüşüne katıldığını söyledi. Bunun bir plânın parçası dâhilinde olduğunu düşünüyordu. Fakat kendisine yapılan operasyonla, Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldürülmesi ve Hizmet Hareketi’ni tasfiye operasyonu arasında bağ olup olmadığı noktasında henüz net bir kararı yoktu.

Sohbetimizde, Yazıcıoğlu ile ilgili görüşlerini de dinleme fırsatı buldum. Merhum Muhsin Bey için, “Milli bir insandı. Geçmişinde tartışılır noktalar olabilir. Fakat son tahlilde bu toprakların evladıydı” dedi. Baykal aynı şekilde Hizmet Hareketi’ni ‘milli bir hareket’ olarak tanımladı. Cemaat’e yönelik eleştirisi ise ‘siyasete fazla angaje oldukları’ yönündeydi…”

NASIL ÖLMÜŞTÜ?

Yozgat’ın Yerköy ilçesindeki BBP mitingine gitmek için 25 Mart 2009 tarihinde havalanan Muhsin Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu TC-HEK tescil işaretli Bell 206L-4 LongRanger tipi helikopter, Kahramanmaraş’taki Keş dağına ‘bilinmeyen bir nedenle’ düştü.

Helikopterin enkazıyla birlikte Yazıcıoğlu ve beraberindekiler kazadan 48 saat sonra Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkiinde bulundu.

KAZADA ŞÜPHE ÇEKEN NOKTALAR

Helikopter enkazının, 48 saat boyunca arama-kurtarma çalışmalarının yürütüldüğü bölgenin 115 kilometre uzağında bulunması, arama-kurtarma ekiplerinin ‘bilinçli’ olarak yanlış yönlendirildiği iddialarını gündeme getirdi.

Yazıcıoğlu’yla birlikte helikopterde bulunan isimlerden İhlas Haber Ajansı muhabiri İsmail Güneş‘in 112 Acil servisiyle kaza sonrası yaptığı 20 dakikalık telefon görüşmesi boyunca da helikopterin yeri belirlenemedi.

Telefonda oldukça net konuşan Güneş’in olaydan iki buçuk yıl sonra ortaya çıkan otopsi raporunda çenesinin kırık olması ‘ telefon görüşmelerinden sonra mı çenesi kırıldı’ sorusunu akıllara getirdi. Telefonda helikopter içinden konuştuğunu söyleyen Güneş’in cesedi, bacağında iki kemik, dört kaburga kemiği ve alt çenesi kırık olduğu halde enkazın 600 metre aşağısında bulunmuştu.

Enkaz üzerinde yapılan çalışmalarda ‘helikopterin beyni’ olarak nitelendirilen parçaların söküldüğü anlaşıldı. Helikopterden cihazları sökerken görüntüleri ortaya çıkan iki subayın savcılık ifadesinde, ‘cihazları sökmeleri konusunda herhangi bir emir-talimat almadıklarını’ söyledikleri iddia edildi.

Ailenin avukatı Selami Ekici, Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin düşüş zamanındaki dört dakika 37 saniyelik radar görüntülerinin arşivlerden silindiğini öne sürdü.

Savcılığa ulaştırılan bir ihbar mektubundaysa, helikopterin düştüğü bölgede ‘temel manevra’ uygulamaları yapan iki savaş uçağının helikopterin düşüşüne neden olabileceği savunuldu.

Günün Önemli Haberleri