Başkandan hesap sorulacak mı? Selvi yazdı

Abone ol

Abdülkadir Selvi, bugünkü yazısında başkanlık sisteminin denge ve denetleme ayağını anlattı.

Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, "Başkandan hesap sorulabilecek mi?" başlıklı köşesinde AK Parti ve MHP'nin hazırladığı başkanlık sistemi teklifinin merak edilenlerini yazdı.

Başkanlık sistemi teklifinin genel hatlarını geçtiğimiz hafta duyuran Selvi, bugün de ‘denge ve denetleme’ ayağını kaleme aldı. İşte yazarın ulaştığı taslak metindeki o önemli ayrıntılar:

"Bütçeyi yapma yetkisi Meclis’te olacak. Ancak bütçeyi başkan hazırlayıp Meclis’e sunacak. ABD’de Obama’nın bütçesi bir süre onaylanmadığı için sorun yaşanmıştı. Bizde de Meclis bütçeyi onaylamazsa başkan ne yapacak? Bu soruna çözüm aranıyor.

Başkan Meclis’in çıkardığı yasaları veto edebilecek. Veto edilen yasa tekrar çıkarılmak istendiğinde ise, nitelikli çoğunluk aranacak.

CEZAİ SORUMLULUKTAN YARGILANABİLECEK

Bakanlar, başkan tarafından atanacak. Ayrıca Parlamento onayı gerekmeyecek. Bakanlar hakkında gensoru verilemeyecek. Peki başkana nasıl hesap sorulacak? Başkan yargılanabilecek mi? Başkan, siyasi sorumluluktan dolayı değil, cezai sorumluluktan dolayı yargılanabilecek. AK Parti’nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunduğu teklifin bir benzeri getiriliyor.

“Başkan hakkında, kişisel ya da göreviyle ilgili bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tam sayısının en az üçte ikisinin vereceği önerge ile soruşturma açılması istenebilir. Yüce Divan’a sevk kararı ancak üye tam sayısının dörtte üç çoğunluğunun gizli oyuyla alınır.”

Başkan 550 üyeden oluşan bugünkü Parlamento’da 367 milletvekilinin oyuyla suçlanabilecek. Kabul edilirse soruşturma komisyonu kurulacak. Burada bir açıklık var. Kaç oyla kabul edilecek? Salt çoğunlukla mı, nitelikli çoğunlukla mı? 2 ay süreyle görev yapacak olan komisyon, 15 kişiden oluşacak ve her parti gücü oranında üye verecek. Başkanın suç işlediği kanaatine varılırsa, dörtte üç oy oranıyla Yüce Divan’a sevk edilecek. Bu sayı 413 milletvekiline tekabül ediyor. Yüce Divan görevini yine Anayasa Mahkemesi görecek. Yüce Divan suçlu bulduğu takdirde başkanlığı düşecek ve cezaevine girecek.

Bu durumda ne olacak? Seçimlere mi gidilecek? Hayır. Kalan süreyi başkan yardımcısı tamamlayacak.

Karşılıklı seçim ilkesi getirildiği için başkan hapse girdiği takdirde seçimlere gidilse, milletvekili seçimine de gidilmesi gerekeceği için buna gerek duyulmadı.

KARŞILIKLI FESİH YETKİSİ GETİRİLİYOR

Başkanın tek taraflı olarak Meclis’i feshetme yetkisi olmayacak. Karşılıklı fesih yetkisi getiriliyor. Fesih durumunda başkan ve Meclis aynı tarihte seçimlere gidecek.

Başkanın çıkardığı kararnamenin iptali için iktidar ve anamuhalefet müracaat edebilecek.

MECLİS AYNI KONUDA YASA ÇIKARIRSA BAŞKANIN KARARNAMESİ DÜŞECEK

Başkan, temel hak ve özgürlüklerle ilgili kararname çıkaramayacak. Kendi yürütme alanıyla ilgili olarak kararname çıkarabilecek. Meclis aynı konuda yasa çıkarırsa başkanın kararnamesi düşecek.

BAKANLARIN KANUN TASARISI SEVK ETME YETKİSİ OLMAYACAK

Denetim açısından Meclis daha güçlü olacak.

1- Mevcut durumda Meclis, hükümetten gelen kanun tasarılarını yasalaştırıyor. Başkanlık sisteminde bakanların Meclis’e kanun tasarısı sevk etme yetkisi olmayacak.

2- Milletvekilleri, hükümetten gelen tasarıyı değiştirirsem nasıl değerlendirilir kaygısını taşımayacak.

3- Meclis komisyonları daha aktif olacak. TBMM, yasama faaliyetine odaklanacak.

Ancak büyükelçi ve vali atamaları başkan tarafından yapılacak. Amerikan sisteminde Meclis onayı gerekiyor ama bizde düşünülmüyor.

YÜKSEK YARGI SEÇİMİ

Yüksek yargıya gelince, Anayasa Mahkemesi, HSYK ve Danıştay’ın üye seçiminin yarısı başkan yarısı ise Parlamento tarafından yapılacak.

Koalisyonların sona erdiği, istikrarın esas alındığı yeni bir döneme geçilecek. Tabii demokrasinin olmazsa olmaz şartı olan hesap sorabilirlik de önemli.

Günün Önemli Haberleri