Başbakan Yıldırım'dan Almanya'ya çağrı

Başbakan Yıldırım, 'Alman yetkililere buradan sesleniyorum. Daha sakin, daha teenniyle hareket edelim. Aramızdaki bütün meseleleri biz konuşarak, görüşerek çözebileceğimize inanıyoruz.' dedi.

Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel'in Türkiye hakkındaki açıklamalarını değerlendiren Yıldırım, "Ben Alman yetkililere buradan sesleniyorum. Daha sakin, daha teenniyle hareket edelim." diyen Yıldırım, "Aramızdaki bütün meseleleri biz konuşarak, görüşerek çözebileceğimize inanıyoruz." dedi.

Yıldırım, "Hükümetimiz Almanya'yı stratejik ortak olarak görmeye devam ediyor. Zaman zaman iç siyasetten kaynaklanan mülahazalarla ilişkilerde gerginleşme olabiliyor. Benim buradan çağrım, teenni ile hareket etmektir. İlişkilerin zarar görmesinin Almanya'ya da yararı yok Türkiye'ye de yararı yok." şeklinde konuştu.

"Almanya ne kadar güvenliyse Türkiye de o kadar güvenli"
"Dünkü açıklamalarda, efendim Türkiye'deki 68 Alman menşeli şirkete soruşturma başlatılmış. Bu, külliyen yalandır. Böyle bir şey yok." diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

"O şirketler Alman sahipli olmakla beraber birer Türk şirketidir. Kimisinin yarım asırdan beri geçmişi vardır. Burada isim vermek istemiyorum ama o şirketlerden birinin ismini vatandaş duyduğunda hiç Alman şirketi olarak düşünmez, Türk şirketi olarak düşünür. O bakımdan burada iş yapan yatırımcıları tedirginliğe itecek bu tür açıklamalardan uzak durulması lazım. İşin esası çok net. Herhangi bir araştırma, soruşturma yok. Türkiye güvenli bir ülkedir. Almanya ne kadar güvenliyse Türkiye de o kadar güvenlidir."

"İsrail'in uygulaması yanlış"

Başbakan Yıldırım, Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasına ilişkin de "Camiye gelen bütün cemaati tek tek aramaya kalkarsanız, orada ibadet yapmak zorlaşır. O bakımdan, buna başka türlü tedbirler geliştirmek lazım. Bu konuda, İslam dünyasının hassasiyeti had safhadadır. İsrail'e bizim önerimiz, uygulama yanlıştır, terör tehdidi üzerinden böylesine radikal bir tedbir almak, Mescid-i Aksa'yı Müslümanların erişimine kapatmak veya kısıtlamak hiçbir sorunun çözümüne katkı sağlamaz. Aksine bölgedeki huzursuzluğu... Medeniyetler, dinler arasındaki müsamahaya, hoşgörüye zarar verir. Ümit ederim ki yakın zamanda her şey normale döner." değerlendirmesinde bulundu.

Diğer Videolar