Bakanlıkta 'rüşvet havuzu' iddiası

Abone ol

Özel Kuvvetler Komutanlığı inşaatındaki yolsuzluk davasında tanık olarak dinlenilen müteahhit Nihat Sürgüt, bakanlığın bazı ihalelerinde rüşvet alınıp verildiğini ileri sürdü.

Özel Kuvvetler Komutanlığı inşaatındaki yolsuzluk davasında tanık olarak dinlenilen müteahhit Nihat Sürgüt, Milli Savunma Bakanlığı'ndaki (MSB) bazı ihalelerde rüşvet alınıp verildiğini ileri sürdü. Genelkurmay Askeri Mahkemesi'ndeki davanın bugünkü duruşmasına 3 sanık ile bazı sanıkların avukatları katıldılar.

Duruşmada, müteahhit Ali Osman Özmen'in 2 kardeşiyle, MSB'nin geçmiş dönemde bazı ihalelerini kazanan, ancak daha sonra yasaklanan müteahhit Nihat Sürgüt ve sanık albay Recep Yılmaz'ın eşi tanık olarak ifade verdiler.

Özmen'in kardeşleri Faik ve Dursun Özmen, Ali Osman Özmen A.Ş'nin hissedarı olduklarını, ancak Özel Kuvvetler Komutanlığı inşaatıyla ilgilenmediklerini söylediler. Firmanın usulsüz işlere karışmadığını ve ''kaliteli iş'' ilkesiyle çalıştığını anlatan Faik ve Dursun Özmen, bazı MSB personeline verildiği iddia edilen rüşvet miktarlarının yazılı olduğu ajanda hakkında bilgi sahibi olmadıklarını ifade ettiler.

RÜŞVET HAVUZU  İDDİASI

Daha sonra, bir dönem MSB'nin ihalelerini kazanan, ancak yasaklanan müteahhit Nihat Sürgüt, "Özmen'i gıyaben tanırım. Saygın bir insandır. İşleri kaliteli ve pahalı yaptığı bilinir. O yüzden fazla kırım yapmaz" dedi.

Özel Kuvvetler Komutanlığı inşaatıyla ilgili usulsüzlük iddiaları hakkında görgü ve bilgi sahibi olmadığını anlatan Sürgüt, ancak idarenin diğer bazı ihalelerinde subayların rüşvet aldığını öne sürdü. "İdarede rüşvet çarkı olduğunu herkes biliyor" diyen Sürgüt, eski MSB İnşaat Emlak Dairesi Başkanı emekli Tuğgeneral Yaşar Öney'in bacanağının, rüşvet havuzu oluşturarak, bu suça aracılık ettiğini ileri sürdü.

Duruşma hakimi Yarbay Aykanat Kaçmaz'ın, "dava konusu olmayan konulara girmeyin. Bu olaylar davamızla ilgili değil" uyarısı üzerine Sürgüt, "Keşke onlara da dava açsaydınız" diye konuştu.

Sürgüt, askeri savcıya soruşturma aşamasında verdiği ve duruşmada okunan ifadesine göre, "Geçmişte bizim de usulsüzlüklerimiz oldu, ama devleti zarara uğratmadık" dedi.

SANIK TEKEL'DEN TEPKİ

Daha sonra söz alan sanık emekli albay Hüseyin Tekel, tanığın sanıklarla düşmanlık ya da akrabalık ilişkisi olmadığını söylediğini, ancak kendisine husumet beslediğini iddia etti. Tekel, "Sürgüt, iflasının gerekçesini bana dayandırmaktadır. Bana ne rüşvet vermiş? Burada yargılanmaktan gocunmuyorum. Hesabımı veriyorum. TSK'nın gördüğü ve göreceği en idealist kişiyim. İnşaat Emlak Dairesi, benim ve sayın Öney'in döneminde en temiz ve başarılı dönemini yaşamıştır" diye konuştu.

TANIK EŞ, BOŞANMA DAVASINI ANLATTI

Sanıklardan emekli Albay Recep Yılmaz'ın eşi Aysel Yılmaz, eşine yönelik "haksız mal edinme" ve "rüşvet" iddialarıyla ilgili tanıklık yaptı.

Aysel Yılmaz, eşinin 1999 yılından bu yana MSB'de görevli sivil memur S.A.  ile gayri meşru ilişki içinde olduğunu ve boşanma davası açtığını söyledi. Yılmaz, eşinin İstanbul Beylerbeyi'nde satın aldığı villadan soruşturma aşamasında haberi olduğunu, Recep Yılmaz'ın bu evde S.A. ile yaşadığını ifade etti. Recep Yılmaz'ın özel firmalara danışmanlık hizmeti yapıp yapmadığını da bilmediğini dile getiren Yılmaz, "Eşim geleceğin paşasıydı. Süper zekaydı. O kadın, kocamın geleceğini mahvetti" dedi.

Tanık anlatımlarının ardından söz alan Recep Yılmaz'ın avukatı Ali Fahir Kayacan, askeri mahkemeye boşanma davasıyla ilgili sunulan belgelerin aile mahkemesi dosyasına henüz girmediğini belirterek, aile mahkemesinin etki altında kalmaması ve özel hayatın gizliliği ilkeleri gereği Aysel Yılmaz'ın anlatımlarına yayın yasağı konulmasını talep etti.

Askeri Savcı da yayın yasağı talebi yönünde görüş bildirdi, ancak mahkeme heyeti, tanık anlatımlarının doğrudan kişi şeref ve haysiyetine yönelik olmadığı gerekçesiyle, bu yöndeki talepleri reddetti.

Heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 24 Şubat Cuma gününe erteledi.

Günün Önemli Haberleri