Ankara’dan şikayetim var arkadaş!

Ben adamım, en valiyim, ben hükümetim diyen her kim varsa bu konuda harekete geçmesi lazım.

Eyüphan Kaya eyuphank@internethaber.com

Müsaadenizle hükümetin dikkatini Diyarbakır’a çekmek istiyorum. Daha düne kadar mülki idare iyi gitmiyordu fakat şu anda valimiz bir umut uyandırdı diyebilirim elhamdülillah.

Bir önceki müftü diyanet camiasını karıştırmıştı ki, Burhan İşleyen hocamız imdadımıza yetişti, Aile Sosyal Politikalar sahaya sıkıntı veriyordu Halit Açar gibi azimli bir beyefendi il müdürlüğüne geldi her geçen gün çalışmaları dikkat çekiyor, eski müdür çarpık çalışmalarından ötürü ödüllendirilerek bakanlığa terfi etti. Emniyet hala o hırsız arsızın ÇTR’sini çıkarmadı, çıkardıysa da takip etmiyor galiba, sokak hakimiyeti yetersizdir. İl Kültür Müdürlüğü’nün kültürümüze katkısı rutin düzeydedir,
Gençlik Spor Müdürlüğü de eski usule göre çalışıyor,

Bunların tamamı kadar önemli bir kurum olan Milli Eğitim Müdürlüğü ise şu anda dengesi sarsılmış kurumların başında geliyor. İdarecilerin atamalarından çok çok şikayet var, en kısa zamanda bu konuda bir araştırmamı paylaşacağım inşallah.

Eğitim öğretimden çok öğretmenler odasını ucuz politikayla kirleten bir kısım öğretmenler hala öğrencilerimizi zehirlemeye devam ediyor. Güya bunlar sürgün edilecekti.

Başarı beceri açısından bir inovasyon yok, okulları öğrenciye veliye sevdiremedik, nasıl biliyorsunuz derseniz etüt adı altında yüzlerce sözüm ona etüt merkezlerinin varlığı buna delildir.

Bir resmi özel öğretim kurumunun dört bir yanında merdiven altı sözüm ona öğretim kurumları var, çoğunun da resmi izni yok, bari resmi ölçülere göre faaliyet gösteren kurumları kapatın da niyetiniz halk tarafından bilinsin derim.

Duyumlara göre idarecilik koltukları para ile satılıyor.

Mülakata girilmeden kime kaç puan verileceği belidir,

Kantin ihaleleri birkaç dişli müdürler dışında mafyanın elinde,

Servisler dahi birçok okulda birilerinin selamlarıyla veriliyor,

Şu yasadışı etüt odaklarında çalışanların çoğu milli eğitiminin öğretmenleridir,

Eğitim öğretimin gidişatı kimsenin umurunda değildir. Orta ve lise düzeyinde açılan İmam Hatiplere kolaylık sağlanmıyor, kalite adına bir çaba sarf edilmiyor.

Şu imam hatip meselesini yanlış anlatanlar var, diğer okullarda bulunan tüm derslerin yanı sıra başta Kur’anı Kerim ve Siyeri Nebi olmak üzere İslami dersler veriliyor.

Bunun üç tane müsebbibi var milli eğitim, malum sendika ve nereden gücünü aldığını bilemediğimiz siyaset bir siyasi cenah.

Ben adamım, en valiyim, ben hükümetim diyen her kim varsa bu konuda harekete geçmesi lazım.

Şimdi soruyorum eğer okullara sahip çıkılsaydı,

Zümre çalışmaları olsaydı, okullar iyi idare edilseydi, Sendika Diyarbakır’ın eğitim öğretimi dert edinseydi, öğrenci veli okula güvenseydi bu etüt diye yutturulan yerlere bu kadar ilgi duyulur muydu?

Bu şehirde;

Suç şebekeleri var,

Mafya bozuntuları var,

Menfaat çeteleri var,

Bunların varlığını devlet erkanı da dahil bilmeyen yok bence.

Bu mukaddes şehri sahipsiz bırakan Ankara’dan şikayetçiyim arkadaş. Anadolu insanı bunu bilsin, bilsin ki ikide bir Diyarbakır insanını suçlamasın sıkıntı Ankara kaynaklı çünkü bu insanlık müsveddesi herifler Ankara destekli bu sıkıntıları oluşturuyor.

Umarım bu sıkıntılardan kurtulma imkânımız vardır.

16 Nisan’da Hükümet sistemimiz değişmişse bunların da değişmesi mümkündür diye düşünüyorum.

Bir Diyarbakır’lı olarak içim yanıyor arkadaş.