Altındaki düşüşün sebebi belli oldu! İslam Memiş'ten ezber bozan açıklama: Farklı bir hikaye başlıyor
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, altın fiyatlarında yaşanan sert hareketliliği ve yılın son çeyreğinde piyasaları bekleyen gelişmeleri değerlendirdi.
Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan geri çekilmenin nedenlerini değerlendiren Memiş, uluslararası piyasalarda dört gelişmenin altın üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
“Öncelikle altın tarafındaki yaşanan düşüşün dört ana sebebi var. Bunları ilk önce idrak etmek lazım uluslararası piyasalarda. Birincisi, Amerikan tahvil faizleri %5'in üzerine yükselerek tarihi rekorlar yükseliyor. Dolar endeksi %100'ün üzerine yükseldi, burada da dolar uluslararası piyasalarda güçlenmeye devam ediyor. Amerikan Merkez Bankası Fed'in 25 baz puanlık faiz artırımı piyasalardan fiyatlanıyor. Artı petrol fiyatları yükseliyor. İşte bu dört etken altın tarafını olumsuz yönde etkiliyor.”
Söz konusu koşulların devam etmesi halinde altındaki baskının da sürebileceğini belirten Memiş, piyasayı kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere üç ayrı perspektiften değerlendirmek gerektiğine dikkat çekti.

KASIM AYININ ORTASINA KADAR...
Gram altında kısa vadeli beklentisini açıklayan Memiş, Kasım ayının ortasına kadar 6.500-7.000 liralık bant aralığına dikkat çekti:
“Şimdi tekrar ons altın nedenli düşüş olduğunu gözlemliyoruz. Yine gram altın TL fiyatında 6500-7000 lira aralığında kısa vadeli dalgalanmadan bahsedebiliriz. Yani 6500-7000 lira aralığında Kasım ayının ortasına kadar bir anlaşma haberi gelir gelmez falan, ara seçimler var Amerika'da malum. Böyle 6500-7000 lira aralığında dalgalanıyor gram altın TL fiyatı.”
Uzun vadeli yatırımcılar için mevcut geri çekilmelerin alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini söyleyen Memiş, özellikle altın borcu bulunanlara ve düğün hazırlığı yapanlara seslendi:
“Yine eğer yatırımcı bu çok kritik bir uyarı çünkü, uzun vadeli bir strateji belirliyorsa en az bir yıl bekleyecekse ve bir yılı hedef olarak sabırla bekleyebiliyorsa bence alım fırsatı.
Özellikle düğün yapacaklar, altın borcu olanlar, altın yatırımı yapacaklar bence bu düşüşleri bir alım fırsatı olarak değerlendirmeli.
Çünkü altın her zaman güvenli limandır ve uzun vadede yatırımcısını üzmez.”
“ BUNDAN SONRA FARKLI BİR HİKÂYE BEKLİYOR”
Fed'in olası faiz artırımının piyasalarda şimdiden fiyatlandığını savunan Memiş, altında bundan sonraki fiyatlamanın farklı bir gelişmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi.
“Amerikan Merkez Bankası Fed'in faiz kararı zaten önceden fiyatlanmıştı ve burada satışlar gördük. Beraberinde şu andaki koşullarda zaten Fed'in 25 baz puanlık faiz artırımı yine piyasalar tarafından fiyatlanıyor. Yani beklentiler önceden satın alındığı için sürpriz bir şey beklemiyorum. O yüzden altın bundan sonra farklı bir hikaye bekliyor.”
Memiş, altının aradığı yeni hikâyenin “barış” olabileceğini belirterek şöyle devam etti:
“Yani ne dolar endeksini bekliyor ne petrolü bekliyor, çünkü altın bütün her şeyi gördü. Yani altını destekleyen, altının yükselişini destekleyen bütün faktörleri görmesine rağmen altın değer kaybetti. Bundan sonra altın veya altın yatırımcıları yeni bir hikaye arayışında. O da barıştan geçiyor. Barış umudunun gelmesi, ateşkes umudunun gelmesi gibi hikayelerle yoluna devam etmek istiyor.”
Ons altında Haziran ayında görülen 3.950 dolar seviyesini hatırlatan Memiş, “Tekrar ben 4200-4600 dolar aralığındaki dalgalanmaya dikkat çekmek istiyorum. Ama kısa vadede 4070 dolar seviyesi aşağıda destek konumunda” dedi.
“ALTIN FİYATINA BAKILMAZ, ALTININ MİKTARINA BAKILIR”
Mynet'te yer alan habere göre Memiş, yatırımcıların altının fiyatından ziyade sahip oldukları altın miktarına odaklanması gerektiğini savunarak dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu:
“Ben hiçbir zaman altında fiyata bakan bir yatırımcı değilim. Altın miktarına bakarım ben. Elimdeki 10 gram 20 gram oldu mu yıllık bazda. Elimdeki 100 gramın 200 gram oldu mu? Ben böyle değerlendiriyorum. Altın fiyatına bakılmaz, altının miktarına bakılır.”
Finansal piyasalarda ezberlerin değiştiğini belirten Memiş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Neden? Geçmiş yıllara baktığınız zaman fiyat mı miktar mı bu sorunun cevabını zaten fiyat bize göstermiş oluyor. Ezberlerin bozulduğu bir dönem başladı. Ben bunu Ocak ayı itibariyle zaten söylüyorum. Bakın 2026 yılı manipülasyon yılı ve finansal piyasalarda 2027 yılı değişim yılı. Artık bir şeyin fiyatına bakmanın manası yok, miktara bakacaksın. Elindeki varlığı koruyabiliyor musun, elindeki varlıkları güzel bir şekilde değerlendirebiliyor musun? Önemli olan bu.”
Kısa vadeli al-sat beklentisi olan yatırımcılara da uyarıda bulunan Memiş, “Ama kısa vadede al-sat hayali olanlara ben üzgünüm yani, bundan sonra finansal piyasalarda sistemin verdiği kadar kazanırsınız” ifadelerini kullandı.